İçeriğe atla

Adnan Menderes'in idamı

Adnan Menderes'in idamı
Tarih17 Eylül 1961 (63 yıl önce) (1961-09-17)
Konumİmralı, Bursa, Türkiye
Can kaybıAdnan Menderes
HükümlüAdnan Menderes
Mahkeme kararıAdnan Menderes'in idam edilmesine karar verildi.

Adnan Menderes, 27 Mayıs Darbesi sonrası Başbakanlık görevinden alındı ve Yüce Divanda yargılandı. Mahkemede suçlu bulunan 62 yaşındaki Menderes, İmralı Cezaevi'ne nakledilerek 17 Eylül 1961, Pazar günü asılarak idam edildi.

Yassıada Yargılamaları

Mahkeme salonunda çekilmiş bir fotoğraf

Adnan Menderes, 27 Mayıs 1960 tarihli askerî darbe sırasında Eskişehir'de tutuklanarak önce Ankara'daki Kara Harp Okuluna, sonrasında 1 Haziran 1960 tarihinde ise Yassıada'ya getirildi. Daha sonra geçen sürede ise çok sayıda Demokrat Parti üyesi adaya getirildi. Adada kurulan Yüksek Soruşturma Kurulu kimlerin yargılanacağına yapılan sorgulamalar ve alınan ifadeler sonucunda 5 ay sonra karar verdi ve Ekim 1960'ta yargılanmasına karar verilen DP üyeleri Millî Birlik Komitesi tarafından oluşturulan Yüksek Mahkemede yargılanmaya başlandı. Mahkemenin kararlarına itiraz yolu kapalı olup, mahkemede idam kararı verilmesi halinde cezanın infazı için Milli Birlik Komitesinin onayı şart koşulmuştu.

Adada geçen süre içinde tutuklulara kötü muamele yapıldığına dair söylentiler çıkması üzerine sinema salonlarında gösterilmek üzere kısa bir film çekildi ve filmde DP üyelerine hakaret içeren seslendirme yapıldı. Filme tepki olarak 25 Eylül 1960 tarihinde Celâl Bayar başarısız bir intihar girişiminde bulundu.

Ülke sıkıyönetim ile yönetildiği için dönemin basın-yayın organlarında kötü muamele yapıldığına dair haber bulmak mümkün değildir. O dönem adada bulunan gazeteci Tekin Erer'in yıllar sonra aktardığına göre, Menderes'in odası başında 24 saat bir asker nöbet tutuyor, odasındaki ışık sürekli açık oluyordu. Adada tutuklu bulunan Samet Ağaoğlu'na göre oda penceresi hiç açılmıyor, yaz aylarında artan sivrisinek, pire ve tahtakuruları ile mücadele için herhangi bir ilaçlama yapılmıyordu.[1]

Menderes'in avukatı Talat Asal'ın 2003 yılında yayımlanan hatıratına göre, Menderes küçük bir odada tutulmakta, odada 2 sandalye bulunmakta, diğer sandalyede sürekli nöbetçi asker oturmakta, somyasız demirden bir karyola ve 1 masa haricinde odada başka bir eşya bulunmamaktadır.[1]

Adadaki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Topçu ve Harekât Okulu'na ait kapalı spor salonu mahkeme alanına çevrildi ve ilk duruşma 14 Ekim 1960 Cuma sabahı saat 9.30'da başladı. Yaklaşık 1 yıl süren mahkemede toplamda 592 DP üyesi yargılandı. Mahkeme heyeti Salim Başol başkanlığında 15 hakim ve 9 savcıdan oluşmaktaydı. İlk duruşmada Adnan Menderes'in mahkeme heyetine karşı tutumu, mahkeme heyetini tanımadığına dair bir tavır alıp almayacağı merak uyandırmaktaydı. Ancak Menderes nazik bir üslupla mahkeme heyetinden tutukluluk şartlarının iyileştirilmesi talebinde bulundu.

Bendeniz beş aydır tamamen tecrit edilmiş bir vaziyette bulunuyorum. Bir tek odanın içinde ve günün yirmi dört saatinde, her saat değişen bir nöbetçi subay beyin nezareti altında, hiçbir kelime konuşmak imkanı olmamak şartıyla yaşıyorum. Bu itibarla konuşma takatim, akli melekelerim, zaafa uğramış bulunuyor. Arzım şudur: Bana imkân verecek, asabımı düzeltecek bir uygulamanın tatbiki. Nöbetçi subay beyle bir kelime dahi konuşmaya mezun değilim. Beş aylık mecmu konuşmalarım on-on beş saati geçmez… Bendeniz huzurunuzda kumandan beyefendiye şükranlarımı arz ederim ve yine huzurunuzda subay beylerin nazik muamelelerine teşekkür ederim. Ancak hiçbir kelime konuşmadan günün 24 saatinde karşı karşıya bulunmaktayım

— Menderes'in ilk duruşmada tutukluluk şartları ile ilgili beyanı [Şevket Süreyya Aydemir, 1969 yılında yayımlanan Menderes'in Dramı isimli kitaptan. Sayfa 471][2]

Mahkeme sonuçlanmadan önce kamuoyunda idam cezaları verileceğine dair bir beklenti oluşmuştu. CHP genel başkanı İsmet İnönü, Milli Birlik Komitesi Başkanı Cemal Gürsel'e ithafen 13 Eylül 1961 tarihli bir mektup yazarak idamların gerçekleşmesi halinde "halk ile ordu arasında geri dönülmez bir kırgınlık" oluşacağı mesajını verdi, ayrıca 25. Türkiye Hükûmeti bakanlarından oluşan 14 kişi ortak bir bildiri yayınlayarak idam olmasın açıklamasında bulundu. Öte yandan, mahkeme kararı açıklanmadan iki gün önce Milli Birlik Komitesi üyeleri ve kuvvet komutanlarının katıldığı bir toplantı yapıldı ve komutanlar arasında idamın yapılması kanaati oluştu.

Mahkeme kararının açıklanacağı gün sabah saat dörtte Menderes, çok sayıda uyku hapı içerek intihar girişiminde bulundu ve odasında koma halinde bulundu. Midesi yıkanarak tedavi altında alınan Menderes bu nedenle karar duruşmasına katılamadı.

Yargılama süreci 15 Eylül 1961 tarihinde saat 9.30'da açıklanan kararlar ile sona erdi, aralarında Menderes'in de olduğu 15 kişinin idamına, 31 kişinin müebbet hapsine karar verildi.

İdam kararının onaylanması

İdam kararının uygulanabilmesi Millî Birlik Komitesinin onayına bağlıydı. Milli Birlik Komitesi, mahkeme kararının açıklandığı 15 Eylül günü Ankara'da toplandı ve üç saat süren bir toplantı gerçekleşti. 16 Eylül 1961 tarihli Resmî gazete'de yayımlanan[3] Milli Birlik Komitesi'nin 75 numaralı kararı ile Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idam kararı onaylandı, Celal Bayar'ın 65 yaş üstü olması nedeniyle idam kararı müebbet hapis cezasına çevrildi.

İdam kararının onaylanmasının ardından Menderes'in eşi Berin Menderes, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, CKMP Genel Başkanı Osman Bölükbaşı ve AP Genel Başkanı Ragıp Gümüşpala'dan cezanın müebbet hapis cezasına çevrilmesi talebinde bulundu.[4]

Uluslararası tepkiler

İnfazı ve defni

16 Eylül 1961'de Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun idamı infaz edilmişti. Menderes'in tedavisi 17 Eylül 1961'de sona erdi ve aynı gün sağlıklı olduğuna dair rapor düzenlendi. Aynı gün saat 12 sularında askeri bir gemi ile Yassıada'dan alınarak İmralı adasındaki İmralı Cezaevi'ne nakledildi. İmralı adasına nakledilirken "İdama mı götürülüyorum" diyen Menderes'e, hakkındaki idam kararı ilk kez İmralı Cezaevi Savcısı Altay Ömer Egesel tarafından okundu. Tutulduğu hücrede şu sözleri söyledi:

...Kimseye dargın değilim. Kırgınlığım yok. Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletim ve milletime ebedi saadetler dilerim. Bu anda karımı ve çocuklarımı şefkatle anıyorum.

Menderes, beyaz infaz gömleği giydirilerek darağacına çıkarıldı. Saat 14.20'de asılarak idam cezası infaz edildi. İdam, ilk olarak aynı gün saat 19.00'da Ankara Radyosu'nda kamuoyuna duyuruldu.[7] Aynı gün Milli Birlik Komitesi tarafından da açıklama yapıldı:

1. Ord. Prof. Dr. Sedat Tavat, Amiral Bristol Hastanesi Dâhiliye Servisi Şefi Dr. Nevzat Yeğinsu ve Yassıada Garnizon Hastanesi tabiplerinden Dr. Galip Bozalioğlu, Dr. Ahmet Karahaliloğlu, Dr. Zeki Kebapçıoğlu ve Dr. Sedat Yürütgen'den müteşekkil heyet tarafından düşük Başvekil Adnan Menderes'in sıhhi muayenesi yapılmış ve sıhhi durumunun tamamen normale döndüğü raporla tespit edilmiştir.
2. Yüksek Adalet Divanınca verilen ve Milli Birlik Komitesi'nce tasdik edilen idam cezası hükmü, infaz edilmiştir.
(Millî Birlik Komitesinin 61 numaralı tebliği)[8]

Hasan Polatkan, Fatin Rüştü Zorlu ve Adnan Menderes, İmralı Adası'nın doğu yönünde bulunan ve günümüzde "Menderes Burnu" olarak bilinen yere defnedildi. Mezar yerine ziyaretçi alınması mümkün değildi. Mezar yeri yalnızca beton ile çevrilmişti. 1990'da naaşların nakledilmesine kadar mezar yeri için bir bakım çalışması yapılmadı.[9]

İdam sonrası siyasi durum

İdam kararı açıklanmadan önce Milli Birlik Komitesi, siyasi partiler ile Millî Antlaşma, basın kuruluşları ile Türk Basın Antlaşması imzalayarak mahkeme kararlarının siyasi tartışma ve seçim propagandası yapılmasının önüne geçti. Böylece ülke kamuoyunda idam kararlarının eleştirilmesi ve tartışılması engellendi.[10]

Adnan Menderes'in idamından üç hafta sonra yapılan 1961 Türkiye genel seçimlerinde, Demokrat Parti oy tabanının "mirasçıları" olarak görülen Adalet Partisi, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi ve Yeni Türkiye Partisi oyların yüzde 62'sini alarak 277 milletvekili çıkardı. Buna karşın Cumhuriyet Halk Partisi 173 milletvekili çıkarabildi. Bu seçim "Menderes'in zaferi" olarak nitelendirildi ve bir grup ordu mensubu bu durumdan rahatsız oldu.[11][12] 21 Ekim Protokolü olarak bilinen, yüksek rütbeli bir grup askerin yeni bir darbe teşebbüsü Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay'ın girişimi ile engellendi ve parti liderleri imzaladıkları protokol ile bir takım sözler vererek uzlaşı sağlandı. Bu protokol ile DP üyelerine af getirilmeyeceği güvence altına alınmıştır.

25 Ekim 1961'de ise 12. dönem TBMM toplandı ve cunta dönemi sona erdi. 20 Kasım 1961'de CHP-AP koalisyonu ile 26. Türkiye Hükûmeti kuruldu.

1965 genel seçimlerinde Adalet Partisi tek başına iktidar oldu ve 30. Türkiye Hükûmeti döneminde 3 Ağustos 1966'da çıkarılan bir kanun ile cezaevinde hükümlü tüm Demokrat Partililere af getirilerek serbest bırakıldı.[10]

Naaşının nakledilmesi

Adnan Menderes Anıt Mezarı

İdamın gerçekleşmesi sonrasında Menderes ailesi cenazenin teslim edilmesini talep etti, Hıfzısıhha Kanunu'na göre cenazenin nakli için beş yıllık süre zorunlu olduğundan bu talep reddedildi.[10] 25 Eylül 1967'de Sağlık Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığından cenazelerin taşınmasına yönelik engel olmadığına dair izin çıktı ve buna istinaden Menderes ailesi cenazenin Eyüp Mezarlığı'na nakledilmesi için yer ayarladı. Ancak bazı senato üyeleri cenazenin nakli sırasında dini tören yapılmasının Türk Ceza Kanunu'na aykırı olduğunu, dönemin İBB büyükşehir belediye başkanı Haşim İşcan Eyüp mezarlığında defnetmenin kanuna aykırı olduğunu ifade etti. Bu gelişmeler üzerine kamuoyunda oluşan gerginlik nedeniyle Menderes, Zorlu ve Polatkan aileleri ortak bir bildiri yayınlayarak cenazelerin nakli talebinden vazgeçti. Ayrıca Cumhuriyet Senatosu yayınladığı bildiride cenazelerin taşınmasının anayasal düzene tehdit olduğunu ifade etti.[10]

Turgut Özal'ın cumhurbaşkanlığı döneminde 22 Mayıs 1987'de TBMM'de kabul edilen ve 6 Haziran 1987 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kanun kapsamında Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun naaşlarının devlet töreni ile nakledilmesine karar verildi ve 1 Haziran 1990 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile İstanbul'da Topkapı Mezarlığı içinde inşa edilen Adnan Menderes Anıt Mezarı'na 17 Eylül 1990'da nakli gerçekleşti. Menderes ve arkadaşlarının naaşının nakli öncesinde Aksaray semtindeki Murat Paşa Camii'nde cenaze namazı kılındı ve Anıt Mezar'da dönemin Cumhurbaşkanı ve çok sayıda siyasetçinin katıldığı devlet töreni düzenlendi.

Eleştiriler

Menderes'in idam edilmesi Türkiye siyasi tarihinde birçok kişi tarafından kara bir leke olarak adlandırılır.[13] Öte yandan seçimle iktidara gelen Menderes'in askerî darbe sonucu görevden alınarak idam edilmesi sebebiyle bazı kaynaklarda Menderes'e "Demokrasi Şehidi" denilmektedir.[14][15]

İdam kararının hükümsüz hale gelmesi

Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren kanun teklifi TBMM'de 24 Haziran 2020 günü kabul edildi ve kanuna göre Yüksek Adalet Divanı'nın kullandığı yetkilerin hukuki dayanağını oluşturan ve yürürlükte bulunan kanun hükümleri geçmişe dönük yürürlükten kaldırıldı.[16] Böylece idam kararının hukuki dayanağı ortadan kaldırıldı ve idam kararı hükümsüz kaldı.

Kültür ve sanatta yeri

Menderes'in idam edilmesi çok sayıda kültür ve sanat ürününde konu edildi:

  • Şair Necip Fazıl Kısakürek'in, Adnan Menderes'e ithafen Zeybeğin Ölümü adıyla yazdığı şiir 1964 yılında Büyük Doğu dergisinde yayımlandı.
  • 2014 yılında ATV'de yayınlanan Ben Onu Çok Sevdim isimli televizyon dizisinin son bölümünde Adnan Menderes'in idam sahnesi canlandırıldı.[17]
  • 2017 yapımı Reis isimli sinema filmi Menderes'in idam sahnesi ile başlamaktadır.

Demokrasi ve Özgürlükler Adası

Yargılamaların gerçekleştiği Yassıada'nın ismi 2013 yılında Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak değiştirildi. 2015 yılında adada başlayan inşaat çalışmaları tamamlanarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin katıldığı bir devlet töreni ile darbenin 60 yıl dönümü olan 27 Mayıs 2020 tarihinde ada yeniden kullanıma açıldı.[18]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b Sabit Okuyan; Büşra Yüksel. "Adnan Menderes'i İdama Götüren Süreç ve İdamı". s. 25. 7 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Kasım 2020. 
  2. ^ İlyas Topçu; Sema Akılmak Topçu (Mayıs-Haziran 2017). "Adnan Menderes'in Yargılanması ve İdamı". Akademik Bakış Dergisi, 61. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı - Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler E-Dergisi. s. 68. Erişim tarihi: 19 Kasım 2020. 
  3. ^ "17 Eylül 1961 Cumartesi tarihli Resmi Gazete" (PDF). 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 11 Kasım 2020. 
  4. ^ "Menderes'in Eşi Parti Liderlerine Başvurdu". Milliyet. 17 Eylül 1961. 
  5. ^ a b "27 Mayıs Darbesi Kronolojisi ve Yassıada Duruşmaları". Bianet - Bagimsiz Iletisim Ağı. 30 Mayıs 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Kasım 2020. 
  6. ^ "Adnan Menderes". www.haberturk.com. Erişim tarihi: 15 Kasım 2020. 
  7. ^ "Menderes İdam Edildi". Milliyet Gazetesi. 18 Eylül 1961. 
  8. ^ Donat, Yavuz (17 Eylül 2020). "Yavuz Donat - 17 Eylül 1961". Sabah. Sabah Gazetesi. 17 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Kasım 2020. 
  9. ^ Günver, Güneş; Anaç, Hilmi (1 Ocak 2011). Bir ihtilâl bir devrim: 27 Mayıs'ın Aydın'daki yankıları. Adnan Menderes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü. s. 246. 30 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Kasım 2020. 
  10. ^ a b c d Kıyanç, Sinan. "Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'a İadeiitibar Süreci" (PDF). Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. Erişim tarihi: 14 Kasım 2020. []
  11. ^ Yaşar, Abdullah. "Yeter Söz Milletin". 9 Eylül 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2010. 
  12. ^ Özkan, Ayçin. "Eski Seçimlere Bak 22 Temmuz'u Tahmin Et!". Yeni Aktüel. Cilt 104. 29 Eylül 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Haziran 2008. 
  13. ^ Turan, Rahmi. "Menderes'in dramı!". www.sozcu.com.tr. 5 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Kasım 2020. 
  14. ^ "Demokrasi şehidi adnan menderes memleketi koçarlı'da anıldı - Aydın Haberleri". www.haberturk.com. Habertürk. 27 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Kasım 2020. 
  15. ^ "Demokrasi şehidi Menderes ve arkadaşları dualarla anıldı". Sabah. Sabah. 3 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Kasım 2020. 
  16. ^ "Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağını kaldıran kanun teklifi yasalaştı". 23 Haziran 2020. 25 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2020. 
  17. ^ "Ben Onu Çok Sevdim, Adnan Menderes'in idam sahnesi ile bitti". turkiyegazetesi.com.tr. Türkiye Gazetesi. 25 Ocak 2014. 28 Ocak 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Kasım 2020. 
  18. ^ Aslan, Cihat (9 Haziran 2020). "Her yol Menderes'e çıkıyor! Darbenin değil onların izi var". İstanbul: Milliyet. 28 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Kasım 2020. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

1961 (MCMLXI) 20. yüzyılın 89. ve 2. binyılın 989. yılıdır.

<span class="mw-page-title-main">Adnan Menderes</span> 9. Türkiye başbakanı

Ali Adnan Menderes, Türk siyasetçi. 1950-60 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı görevinde bulundu. Ayrıca, aynı tarihler arasında kurucuları arasında yer aldığı Demokrat Parti (DP) Genel Başkanlığını yürüttü. Menderes, Türkiye siyasi tarihinde idam edilen ilk ve tek Türkiye Cumhuriyeti başbakanı olarak tarihe geçti. 1990'da Türkiye Büyük Millet Meclisi çıkardığı yasayla, Menderes ve onunla beraber idam edilen Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'ya itibarlarını iade etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Fatin Rüştü Zorlu</span> Türk diplomat ve siyasetçi

Ahmet Fatin Zorlu, Türk siyasetçi ve diplomattır. 1957-1960 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı olarak görev aldı. Bundan önce ise 1954-55 yılları arasında Başbakan Yardımcılığı yaptı. 27 Mayıs Darbesi sonrası başlatılan Yassıada Yargılamaları sonrası Başbakan Adnan Menderes ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan ile birlikte İmralı adasında idam edildi.

<span class="mw-page-title-main">Demokrat Parti (1946)</span> Türkiyede bir siyasi parti (1946–1960)

Demokrat Parti, 7 Ocak 1946'da kurulan, kurulduğu yıl yapılan seçimlerde azınlıkta kalıp 4 yıl sonra yapılan seçimlerde 27 yıllık tek parti dönemini sona erdiren Türk siyasi partisi olarak bilinir. Sırasıyla 1950, 1954 ve 1957 seçimlerini kazanmış ve 10 yıl boyunca iktidar olmuştur. Demokrat Parti, 27 Mayıs 1960 askeri darbesi ile iktidardan düşürülmüş ve 29 Eylül 1960'ta kapatılmıştır. Demokrat Parti'nin kısaltması DP olarak yazılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Demokrasi ve Özgürlükler Adası</span> Marmara Denizinde İstanbula yakın küçük bir ada

Demokrasi ve Özgürlükler Adası ya da önceki adıyla Yassıada veya Plati, Marmara Denizi'nde İstanbul'a yakın küçük bir adadır. Biri sivri, diğeri yassı görünümlü olan, birbirine yakın iki metruk adadan yassı olanıdır. Eni 185, boyu 740 metre, yüzölçümü 18.3 hektar olan adanın arazisi düzdür, ancak sahilleri genellikle denize dik olarak iner. Sivriada'ya 0,9 deniz mili (1,66 km), Burgazada'ya 2,67 deniz mili (4,94 km) ve Kadıköy kıyısındaki Fenerbahçe Adası'na 6,27 deniz mili (11,6 km) uzaklıktadır. 27 Mayıs Darbesi döneminde burada gerçekleştirilen ve Demokrat Partililerin (DP) yargılandığı Yassıada Yargılamaları ile de tanınır. Darbenin izlerini silmek için adanın adı; 2013 yılında Kadir Topbaş'ın ikinci döneminde İBB Meclisi kararıyla Demokrasi ve Özgürlükler Adası olmuştur.

Osman Deniz, Türk asker.

<span class="mw-page-title-main">İmralı</span> Marmara Denizinde bir ada

İmralı adası, Marmara Denizi'nde ada. Tümüyle askerî alandır ve uçuşa yasak olmakla birlikte sivil girişe kapalıdır.

<i>İskilipli Atıf Hoca / Kelebekler Sonsuza Uçar</i>

İskilipli Âtıf Hoca / Kelebekler Sonsuza Uçar, 1993 yapımı Türk filmidir. Yönetmenliğini Mesut Uçakan'ın yaptiğı filmin senaryosu Mesut Uçakan, müzikleri ise Özhan Eren'e aittir.

<span class="mw-page-title-main">İstiklâl mahkemesi</span> Türk Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin ilk yıllarında faaliyet gösteren özel mahkemeler

İstiklâl mahkemesi, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında ayaklanma çıkaran ve yağmaya girişenleri, bozguncuları, orduya ait silah ve mühimmatı çalanları, casusları, asker kaçaklarını ve bağımsızlık hareketini engelleme amacıyla propaganda yapanları yargılamak için, çıkarılan özel bir kanunla ilk olarak 18 Eylül 1920 tarihinde kurulan mahkemelerdir. İlk dönem İstiklâl Mahkemeleri, Ankara'daki hariç olmak üzere 17 Şubat 1921 tarihinde kapatıldı. İkinci dönem İstiklâl Mahkemeleri, çalışmalarına 30 Temmuz 1921'de başladı ve 1923'ün Ekim ayına dek faaliyetlerini sürdürdü. Üçüncü ve son dönem İstiklâl Mahkemeleri ise 1923 ile 1927 yılları arasında etkin oldu.

<span class="mw-page-title-main">Hasan Polatkan</span> Türk siyasetçi ve maliyeci

Hasan Polatkan, Kırım Tatarı kökenli Türk siyasetçi ve maliyeci. Mayıs ile Aralık 1950 arasında kısa bir dönem Çalışma Bakanlığı görevine getirildi. 1950-60 yılları arasında ise Maliye Bakanlığı görevinde bulundu. 27 Mayıs Darbesi sonrası başlatılan Yassıada Yargılamaları sonrası Başbakan Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile birlikte İmralı adasında idam edildi.

<span class="mw-page-title-main">27 Mayıs Darbesi</span> Demokrat Parti hükûmetinin artan otoriterleşmesine karşı yapılan askerî darbe

27 Mayıs Darbesi, 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askerî darbe. Ayrıca 27 Mayıs Askerî Müdahalesi, 27 Mayıs İhtilali veya 27 Mayıs Devrimi olarak da anılır. Darbe emir komuta zinciri içinde yapılmamıştır, 37 düşük rütbeli subayın planları ile Tümgeneral Cemal Madanoğlu'nun komutanlığında icra edilmiştir. Kritik mevziler bu subayların ellerindeki asker ve silahlarla önce ordudaki Komuta Kademesinin etkisiz hâle getirilmesi ile ele geçirilmiştir. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes ve bazı hükûmet üyeleri tutuklanmıştır. 235 general ve 3.500 civarında subay emekliye sevk edilmiş, üniversitede bulunan 147 öğretim görevlisi görevden alınmış ve bazı üniversiteler kapatılmıştır. Bununla beraber 520 savcı ve yargıç görevden alınmıştır.

<i>Hatırla Sevgili</i> Türk televizyon dizisi (2006–2008)

Hatırla Sevgili, Sis Yapım imzalı, 2006-2008 yılları arasında atv'de yayımlanan dram, romantik ve tarihî türdeki Türk televizyon dizisidir. 2 sezondan oluşan dizi, 68. bölümü ile final yaparak sona erdi.

<span class="mw-page-title-main">Yassıada Yargılamaları</span> 1960 darbesinden sonraki mahkeme süreci

Yassıada Yargılamaları, 27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra iktidardan uzaklaştırılan Demokrat Parti yönetiminin, darbeyi gerçekleştiren cunta tarafından kurulan özel bir mahkemede yargılandığı davalar dizisi. Yargılamalar Demokrasi ve Özgürlük Adası 'nda yapıldığı için bu isimle anılırlar. İki eski bakan ve bir başbakanın idam edilmesiyle sonuçlanan yargılamalar, Türk siyasi hayatında çok önemli bir yere sahiptir ve bu konudaki tartışmalar günümüzde de sürmektedir.

Mehmet Fikret Kuytak, Türk asker ve siyasetçi.

Salim Başol Türk hukukçu.

Türkiye Cumhuriyeti'nde ölüm cezası, 1984'ten bu yana uygulanmamaktadır ve 2004'te kaldırılmıştır. Ölüm cezası önce 2001'de savaş tehdidi ve terör suçları hâlleri dışındaki suçlar için kaldırılmış, 3 Ağustos 2002'de "savaş ve çok yakın savaş tehdidi hâllerinde işlenmiş suçlar hariç" şartı ile kaldırılmıştır. 7 Mayıs 2004 tarihli 5170 sayılı Kanun ile Anayasa'dan ölüm cezaları ile ilgili maddeler çıkarılmış, 14 Temmuz 2004 tarihli 5218 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu'ndan ölüm cezaları ile ilgili maddeler çıkarılmış, böylece ölüm cezası Türk Hukuku'ndan tamamen kaldırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">İmralı Cezaevi</span> Bursanın İmralı adasında bulunan yüksek güvenlikli cezaevi

İmralı Cezaevi ya da resmi adıyla İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı C.İ.K , Türkiye'nin Marmara Denizi'ndeki İmralı Adası'nda bulunan yüksek güvenlikli bir cezaevidir. Burada Kürdistan İşçi Partisi'nden (PKK) tutuklular ve Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist'ten (TKP/ML) bir tutuklu bulunuyor. Cezaevi tesisi ordu tarafından korunuyor ve aynı zamanda uzaydan alınan uydu görüntüleri üzerinden de izleniyor.

Bebek Davası, 27 Mayıs Darbesinin ardından, cunta yönetimi tarafından görevinden alınan Türkiye Cumhuriyeti 23. Hükümeti başbakanı Adnan Menderes ve Zeynep Kamil Hastanesi Başhekimi Dr. Fahri Atabey'e, "yeni doğmuş gayri meşru çocuğu öldürmek ve bu suça azmettirmek" gerekçesiyle açılmış ve Yassıada'da görülmüş dava. Adnan Menderes'in sevgilisi olan opera sanatçısı Ayhan Aydan'dan olan çocuğunu, doğuma giren Dr. Fahri Atabey'e öldürttüğü iddia edildi. Ayhan Aydan'ın sanık olarak dinlendiği davadan, Menderes ve Atabey beraat ettiler.

<span class="mw-page-title-main">Adnan Menderes Anıt Mezarı</span>

Adnan Menderes Anıt Mezarı, İstanbul'un Topkapı semtinde Vatan Caddesi üzerindeki Türkiye'nin eski başbakanlarından Adnan Menderes'in mozolesinin bulunduğu Topkapı Mezarlığı içinde yer alan anıt mezar.

Bu sayfada 1961 yılında Türkiye'de görevdeki siyasi kurumlar ve kişiler, yaşanan olaylar, doğan ve ölen kişiler yer alır.