İçeriğe atla

Adam Neuser

Adam Neuser
Neuser'in bir ortağı olan Johann Sylvan'ın infazı.
Doğum1530
Gunzenhausen
Ölüm12 Ekim 1576
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu
Tanınma nedeniHristiyan papazlıktan İslam'a geçiş
Kariyeri
DalıTeoloji
EtkilendikleriMartin Luther, John Calvin, Muhammed

Adam Neuser (yaklaşık 1530  – 12 Ekim 1576), Teslis Karşıtı görüşlere sahip olduğu için[1][2] tutuklanarak işkence görmüş bir Protestan Alman papazdı. Osmanlı padişahından yardım istedi ve daha sonra İstanbul'a kaçtı. İsa'nın tanrı olduğunu reddederek[3] Müslüman oldu.[4][5] Daha sonra Osmanlı sarayında çalıştı ve Teoloji araştırmalarına devam ederek Hristiyan din adamları ile tartışıp onları İslam'a geçirmeye çalıştı.[4]

Biyografi

İlk yılları

Neuser, Gunzenhausen'de doğdu. 1560'larda Heidelberg'de kiliselerde çalıştı[6] ve popüler bir papaz ve din adamı oldu. 1560'ların sonlarında gelişen kilise disiplini konusundaki tartışma sırasında Neuser, Thomas Erastus liderliğindeki Disiplin Karşıtı ve dolayısıyla Kalvinist karşıtı grubun önde gelen bir üyesi oldu.[7] Kilise rejimine olan hoşnutsuzluğu, ortodoks Hristiyan dogmasına ilişkin şüphelerinde rol oynadı.[8]

Teslis eleştirisi ve Osmanlı'ya sığınması

Heidelberg

Daha sonra Tanrı'nın üç kişiliği olduğunu savunan Teslis doktrinine sert bir şekilde saldıran mektuplar yazdı. Neuser, başka bir Teslis Karşıtı Johann Sylvan ile birlikte Türklerle diyalog kurmaya çalıştı.[9] 1570'te İstanbul'daki Padişah II. Selim'e bir mektup yazarak, Hristiyanlığın yozlaştığını, İslam'ın daha iyi olduğunu ve bu nedenle padişahın ordusunu alıp Avrupa'yı fethetmesi gerektiğini ileri sürdü.[10] Bu mektubu asla göndermedi, ancak mektup elinde bulundu ve arkadaşlarıyla beraber İsa Mesih'ın tanrılığını inkâr etme suçundan hapsedildi[11] ve ölüme mahkûm edildi.[4][11] Ortağı Johann Sylvan işkence gördü ve başı kesildi. Neuser suçuna itiraf etti ama hapisten kaçmayı başardı.[12] Daha sonra Müslüman oldu[13] ve Osmanlı Padişahına hizmet etmek üzere İstanbul'a gitti.[14] Teslis karşıtı ziyaretçiler İstanbul'a geldiğinde, "onları İslam inancına dönüştürmek için elinden gelenin en iyisini yaptı".[4] Neuser aynı zamanda Teslis'i yalanlayacak Hristiyan kaynakları araştırmaya devam etti.[4] Hristiyanlıktan İslam'a geçmiş bir Macar olan Muhammed bin Abdullah'ın Hristiyanlık eleştirilerini okudu ve arkadaşlarına tavsiye etti.[4]

Mektup metni

Osmanlı padişahına yazdığı mektup, şu anda Heidelberg'deki Arşivlerde bulunan Antiquities Palatine'e dahil edilmiştir:

Almanya'da bir Hristiyan olarak doğan ve bugün Almanya'nın en bilgili insanlarının yaşadığı Heidelberg'de vaizlik ünvanına erişen ben Adam Neuser, siz majestelerine, tebaanızın ve Tanrı'ya inanan insanlarınızın arasına kabulüm için Tanrı ve Peygamber [Muhammed] aşkına, ki ona selam olsun, bütün samimiyetimle yalvarıyorum.

Çünkü her şeye gücü yeten Tanrı'nın lütfuyla, Öğretilerinizin ve Dininizin saf, açık ve Tanrı katında makbul olduğunu görüyor, biliyor ve bütün benliğimle inanıyorum.

Putperest Hristiyanların arasından çıkmamın, cemaatimin içinden pek çok düşünceli insanın sizin inancınıza ve dininize sarılmasına yol açacağına eminim: çünkü daha sonra size bizzat anlatacağım gibi, aralarında en bilgili ve akıl sahibi olanlardan benimle aynı duyguları paylaşanlar var ve ben Maide Suresi'nde bahsi geçen kişilerden olduğumu kesinlikle biliyorum.

Ey büyük Sultan, bilin ki; Kur'ân'ı zevk duyarak okuyorum ve Peygamberimizin getirdiği dinin hak olduğuna Tanrı'nın huzurunda şahitlik ediyorum. Bu sebeple beni dinlemeniz ve Tanrı'nın inayetiyle hakka nasıl ulaştığımı anlamanız için Tanrı ve O'nun peygamberi aşkına, ki ona selam olsun, size yalvarıyorum.

Ancak her şeyden önce zina, hırsızlık ve cinayet gibi işledikleri suçlar yüzünden kendi memleketlerinde emniyetleri olmayan ve korunma isteyen Hristiyanlardan olmadığımı ve daha bir yıl öncesinde sizden iltica talebinde bulunmaya karar verdiğimi bilmenizi isterim. Bu amaçla yollara düştüm ve Presburg'a ulaştım; ancak Macar dilini konuşamadığımdan daha ileri gidemedim ve eğer bir suçtan ötürü kaçmış olsaydım geri dönemeyeceğim memleketime dönmek zorunda kaldım. Dininizi seçerken kimsenin baskısına uğramadım; hem Müslümanlardan bu kadar uzakta ve hiçbirini tanımazken bu dediğim nasıl mümkün olabilir ki?

Bu yüzden majesteleri, beni esir düşüp kendi rızaları olmadan dininize giren ve fırsatını bulup kaçtıklarında eski inançlarına dönen Hristiyanlardan saymasınlar. Majestelerinin söyleyeceklerime kulak verip gerçek hikayemi öğrenmesi için bir kez daha yalvarıyorum.

İmparator'dan sonra Almanya'da en güçlü prens olan Eyalet Reisi tarafından Heidelburg Üniversitesi kürsüsüne vâiz olarak atandıktan sonra, dinimiz Hristiyanlık'taki uyuşmazlıkları ve kopuklukları uzun uzun düşündüm:

Bizim dinimize mensup insan adedince farklı kanaatler vardır. Peygamber İsa Mesih'ten itibaren Kutsal Metinleri yorumlayan müfessirlerin dediklerini bir yana bırakarak yalnız Musa'nın emirleri ve İncil üzerinde yoğunlaştım. Daha sonra, kendimi ve cemaatimi yanlış yola sürüklemekten korkarak bana doğruyu göstermesi için Tanrı'ya bütün samimiyetimle yalvardım.

Tanrı "Tek Tanrı'ya Niyaz" metinlerini bana göstermeyi murad etti ve ben bu metinler hakkında Hristiyanların yanlış yere iddia ettikleri gibi İsa Mesih'in getirdiği dinde kendisinin Tanrı olduğunu söylemediğini ve aslında her şeyin dizgininin tek bir Tanrı'nın elinde olduğunu ispatladığım bir kitap yazdım. Bu kitabı majestelerine ithaf ettim ve en alim Hristiyanların bile yazdıklarımı yalanlayamayacağından eminim.

Tanrı'ya ortak koşmam mümkün mü? Musa insanları bundan men etmişti ve İsa asla böyle bir şey söylemedi. Tanrı'nın lütfuyla imanımı kuvvetlendirdikten ve daha önce Yahudilerin yaptığı gibi Hristiyanların da İsa Mesih'i sömürdüklerini anladıktan sonra Hristiyanlıkta ifsat edilmemiş tek şey bulunmadığına, bütün inançlarının çarpıtıldığına karar kıldım. Çünkü kendi elimle yazdığım ve siz Yüce Efendimiz'e sunmak istediğim kitabımda dediğim gibi Musa'ya ait bütün metinleri ve İncil'i sapkın yorumlarıyla çarpıttıklarını gördüm. Hristiyanların Musa'nın emirlerini ve İncil'i çarpıttıklarını söylerken kelimeleri ve manayı kastediyorum. Çünkü Musa'nın, İsa'nın ve Muhammed'in tebliğ ettiği aynıydı ve hiçbir zaman çelişmiyordu.

Kur'ân, Musa ve İsa'ya aşikare şahitlik ediyor; ancak bilhassa Musa'nın emirlerini ve İncil'i sapkın yorumlarıyla çarpıtmalarının üstünde duruyor. Tanrı'nın kelamı, hakiki manada yorumlanabilseydi Yahudiler, Hristiyanlar ve Türkler arasında farklılık olmazdı. İşte bu yüzden Kur'ân'ın sıklıkla tekrar ettiği bu durum ve Muhammed'in getirdiği din, bütün yanlış yorumlamaları ortadan kaldırıp Tanrı Kelamı'nın hakiki manasını tebliğ ediyor.

Tanrı'nın inayetiyle tek bir Tanrı olduğunu anladıktan sonra İsa Mesih'in tebliğ ettiği hakikatlerin olması gerektiği gibi öğretilmediğini ve Hristiyanların bütün ibadetlerinin asıl şekillerinden uzaklaştırıldığını gördüm ve koca dünyada bu fikirleri taşıyan tek kişi olduğumu düşünmeye başladım. Kur'anla tanışmamıştım ve biz Hristiyanlar arasında Muhammed'in getirdiği dinle ilgili öyle çirkin, öyle rezil laflar edilir ki, Kur'ân'ın adı geçtiğinde insanlar korkuyla ürperip kendilerinden geçerler. Yine de binlerce kez şükürler ettiğim bir vesileyle Yüce Kitap elime geçti.

Siz Yüce Efendimiz ve saltanatınız için dualarımda Tanrı'ya yalvarıyorum. Bu hakikatleri cemaatime tebliğ etmek için her yolu denedim ve söylediklerime aldırmamaları durumunda görevimden istifa edip size sığınmaya karar verdim. Bütün kilise ve okullarda münakaşa çıkarıp inancımızı savundum ve sonunda istediğimi elde ettim: Çünkü meseleyi öyle bir noktaya getirdim ki imparatorluğun bütün eyaletlerinde duyuldu ve bazı alim kişileri de kendi tarafıma çekmeyi bildim. Eyalet Reisi (İmparator Maximillian'ın saldırısından çekindiğinden) beni görevimden aldı!

[15][16]

Kaynakça

  1. ^ Christopher J. Burchill, The Heidelberg Antitrinitarians: Johann Sylvan. Adam Neuser. Matthias Vehe. Jacob Suter. Johann Hasler (Baden-Baden/Bouxwiller: Koerner, 1989)
  2. ^ Georg Veesenmeyer, “Noch etwas von Adam Neuser,” Theologische Studien und Kritiken 2 (1829)
  3. ^ Volker Press: Calvinismus und Territorialstaat. Regierung und Zentralbehörden der Kurpfalz (= Kieler Historische Studien; 7). Klett, Stuttgart 1970, S. 251.
  4. ^ a b c d e f Mulsow, Martin (2017). "Antitrinitarians and conversion to Islam. Adam Neuser reads Murad b. Abdullah in Ottoman Istanbul". Conversion and Islam in the Early Modern Mediterranean (Routledge bas.). 
  5. ^ Gotthold Ephraim Lessing, “Von Adam Neusern, einige authentische Nachrichten,” in Lessing, Werke und Briefe, vol. 8, ed. Arno Schilson (Frankfurt: Deutscher Klassiker Verlag, 1989) 57–114; and commentary 789–841
  6. ^ Mulsow, Martin, “Adam Neuser”, in: Christian-Muslim Relations 1500 - 1900, General Editor David Thomas. Consulted online on 21 August 2023 <http://dx.doi.org/10.1163/2451-9537_cmrii_COM_26149>
  7. ^ Gunnoe, Thomas Erastus and the Palatinate, p. 200
  8. ^ Burchill, The Heidelberg Antitrinitarians, 87-88.
  9. ^ The medieval heritage in early modern metaphysics and modal theory, 1400-1700 By Russell L. Friedman, Lauge Olaf Nielsen, pg.152
  10. ^ A history of Unitarianism, Volume 1, by Earl Morse Wilbur, pg. 259
  11. ^ a b Lessing's theological writings: selections in translation By Gotthold Ephraim Lessing, Henry Chadwick, pg.12
  12. ^ The medieval heritage in early modern metaphysics and modal theory, 1400-1700 By Russell L. Friedman, Lauge Olaf Nielsen, pg. 152
  13. ^ Gotthold Ephraim Lessing: his life and his works By Helen Zimmern, pg. 312
  14. ^ The suffering servant: Isaiah 53 in Jewish and Christian sources By Bernd Janowski, Peter Stuhlmacher, pg. 425
  15. ^ Treatises Concerning the Mohametons, A. Reland, pp.215-223
  16. ^ ur-Rahim, Muhammad ʻAta (1981). Jesus, a Prophet of Islam (İngilizce). Begum Aisha Bawany Waqf. ISBN 978-603-501-019-1. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">İsa</span> Yahudi vaiz ve dinî lider, Hristiyanlığın merkezî figürü

İsa, 1. yüzyılda yaşamış olan bir Yahudi vaiz ve dinî lider. Günümüzde en çok mensuba sahip din olan Hristiyanlığın merkezî figürüdür. Hristiyanlar, Yeşua'nın Eski Ahit'te kehanet edilen ve beklenen Mesih, Tanrı'nın Oğlu ve Tanrı'nın enkarnasyonu olduğuna inanırlar. Yeşua'nın, Yeni Ahit'e göre Yosef (Yusuf) adında dünyevi bir babası olduğu için Yeşua, mensubu olduğu Yahudi toplumunda "Yosef'in oğlu Yeşua" olarak anılırdı.

<span class="mw-page-title-main">İlahiyat</span> din ile ilgilenen bilim dalı

İlahiyat, teoloji veya tanrıbilim, "tanrı" kavramı ve din olgusunun sistematik olarak ele alan disiplindir. Temel konusu doğaüstü güçlerdir ancak dini epistemoloji ve vahiy ile ilgilenir. Vahiy üzerinden tanrı ya da tanrıların varlığının kabulüne ulaşır. Bunların sadece, doğa ötesi varlıklar olması ile değil, dünya ile ilişki kurmak ve insanlara varlığını göstermeye istekli olduklarını ispat etmeye çalışır.

Peygamber veya yalvaç, Tanrı aracılığıyla bir dini veya dinî öğretiyi yaymakla görevlendirildiğine inanılan kişidir. Peygamberler ayrıca dinî terminolojide âyet, işaret veya mûcize denilen doğaüstü güç veya olayların kendilerine atfedildiği mitolojik veya yarı mitolojik insanlardır. İbrahimî dinlerin inananları, peygamberlerin Tanrı'dan aldıkları “vahiy” adlı mesajları diğer insanlara ulaştırdıklarına inanırlar.

<span class="mw-page-title-main">Hristiyanlık</span> tek tanrılı İbrahimî bir din

Hristiyanlık, Nasıralı İsa'nın yaşamına, öğretilerine ve vaazlarına dayanan, tek Tanrılı İbrahimî bir dindir. Günümüzde Hristiyanlık, dünya nüfusunun yaklaşık %30,1'ini oluşturmaktadır ve 2,4 milyarı aşkın takipçisi ile dünyanın en kalabalık dinidir. Takipçilerine, "Mesihçi" anlamına gelen Hristiyan veya Nasıralı İsa'ya ithafen İsevi veya Nasrani denir. Kitâb-ı Mukaddes'e inanan takipçileri, Yahudi metni olan Tanah'ta kehanet edilen İsa'nın Mesih olarak gelişinin bir Yeni Ahit olduğuna inanırlar.

<span class="mw-page-title-main">Teslis</span> Baba, Oğul ve Kutsal Ruh üçlüsün­den oluşan Tanrı inancını ifâde eden kavram

Teslis, Kutsal Üçleme ya da Üçlü Birlik, tek olan Tanrı'nın Kutsal Kitap'ta kendisini bildirdiği her biri eşit yücelikte, özünde tek, ezeli ve ebedi olan üç benliğini konu edinen ve Hristiyan kiliselerinin çoğunluğu tarafından inanılan ana akım Hristiyan dininin merkezindeki inanç esasıdır. Baba Tanrı, Oğul Tanrı ve Kutsal Ruh üç farklı benlik (hipostaz) olarak aynı özü paylaşmaktadırlar (Homoousia). Tek öz Tanrı'nın birliğini üç benlik ise Tanrı'nın kimliğini anlatmaktadır ve benliklerin hem birbirinden farklılıklarını hem de özde çözülmez birliklerini ifade eder. Böylece tüm yaratım ve lütuf süreci Tanrı'nın üç ilahi benliğinin ortak eylemi olarak görülür. Her benlik, Üçlü Birlik'te kendilerine özgü nitelikleri tezahür ettirir ve böylece her şeyin "Baba'dan çıkıp gelmiş" "Oğul aracılığıyla" ve "Kutsal Ruh'un gücüyle" gerçekleştiğini kanıtlar.

<span class="mw-page-title-main">Hristiyanlıkta İsa</span> Hristiyanlık inancında Mesih ve Tanrının Oğlu

Hristiyanlıkta İsa, birçok ana akım Hristiyan mezhebinde Üçlü Birlik'teki ikinci figür olan Oğul Tanrı'dır. Bununla birlikte, İsa'nın Tanrı'dan farklı bir kişilik olduğuna ve Tanrı'ya bağımlı olduğuna inanan mezhepler de vardır. Hristiyanlığın her biçiminde, İsa'nın "Eski Ahit" olarak adlandırılan Tanah'ta kehanet edilen Yahudi mesih olduğuna inanılmaktadır. Çarmıha gerilişi ve ardından dirilişi sayesinde Tanrı'nın insanlara kurtuluş ve sonsuz yaşam sunduğuna, ve İsa'nın, insanlığı Tanrı ile barışın günahını telafi etmek için öldüğüne inanılmaktadır.

Mesih'te Kardeşler veya Kristadelfiyanlar, Üniteryen Hristiyanlık görüşünü benimseyen bir topluluktur. Restorasyoncu ve binyılcıdır. Hareket, İngiliz asıllı Amerikalı ilahiyatçı John Thomas'ın (1805-1871) tebliğ faaliyetleri ile 19. yüzyılda Birleşik Krallık ve Kuzey Amerika'da gelişmiştir. Amerikan İç Savaşı (1863) zamanında vicdani ve dinî inançlarına aykırı olduğunu ileri sürerek askerlik hizmetini ifa etmeyi reddeden kimse statüsünü alabilmek için bir gruba bağlılığın beyan edilmesi gerekmiştir. O dönem itibarıyla Christadelphian ismi kullanılmıştır. Bu isim John Thomas tarafından Grekçe Mesih (Kristos) ve kardeşler (adelfoi) kelimelerinin birleştirilmesiyle türetilmiş olup "Mesih inancında kardeşler" ya da "Mesih'te kardeşler" anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Tertullianus</span> Yazar, filozof ve teolog

Tertullianus, MS 160-225 yılları arasında yaşamış olan Kilise Babası.

<span class="mw-page-title-main">Kutsal Ruh</span>

Kutsal Ruh, Yahudilikte Tanrı'nın evren veya yaratıkları üzerindeki ilahi gücü, kalitesi ve etkisine atıfta bulunur. İznik Hristiyanlığı'nda Kutsal Ruh, Üçlü Birliğin üçüncü kişisidir. İslam'da Kutsal Ruh, ilahi eylemin veya iletişimin bir aracısı olarak hareket eder.

<span class="mw-page-title-main">Vaftiz</span> Katolik ve Ortodoks kiliselerinde vazgeçilmez 7 Sakramentten biri

Vaftiz, kişinin alnını ıslatmak veya tüm vücudunu suya batırmak şeklinde icra edilen bir dini "arınma" ve "yeniden doğma" törenidir.

<span class="mw-page-title-main">Hristiyan mezhepleri</span> Hristiyan dinine bağlı mezhepler listesi

Hristiyan mezhepleri, üçe ayrılmaktadır. Bunlar; Katoliklik, Ortodoksluk, Protestanlık olarak bilinirler.

<span class="mw-page-title-main">Ariusçuluk</span> Ariusun geliştirdiği kuramsal öğreti

Ariusçuluk ya da Arianizm, ilk olarak İskenderiye, Mısır'dan bir Hristiyan papaz olan Arius, atfedilen kristolojik bir doktrindir. Arian teolojisi, İsa Mesih'in Tanrı'nın Oğlu olduğunu, Tanrı'nın Oğlu'nun her zaman var olmayıp içinde doğmuş olması farkıyla Baba Tanrı tarafından doğurulduğunu savunur. Baba Tanrı tarafından zaman, dolayısıyla İsa, Baba Tanrı ile birlikte ebedi değildi.

<span class="mw-page-title-main">Bogomilizm</span> Teslis karşıtı Hristiyan mezhebi

Bogomilizm, Orta Çağ'da Bulgaristan'da ortaya çıkıp Avrupa'nın doğu ve batısında pek çok ülkede insan kitlelerini etkilemiş bir dinî akımdır.

Karşılaştırmalı din alanında Hristiyanlık ve İslam arasındaki tarihsel etkileşim, Hristiyanlık ile İslam'ın benzer yönlerini ve temel fikirleri bağlar. İslam ve Hristiyanlık, Yahudilik gibi, semavi gelenekten aldıkları kökenlerini paylaşırlar. Bu kökene rağmen söz konusu iki din arasında derin farklar vardır. Örneğin, İsa’nın kim olduğu konusu bunlardan biridir.

<span class="mw-page-title-main">Dinler tarihi</span> Dinlerin tarihsel gelişimleri

Dinler tarihi, dinleri benzer ve farklı yönleri ile karşılaştırmalı olarak inceleyen bir bilim dalıdır. Bu bilim dalının temelinde karşılaştırma, tarih ve din olmak üzere üç olgu bulunmaktadır. Bunlardan karşılaştırma kelimesi bu bilim dalının genel metodunu belirtir. Tarih kelimesi bu bilimin bir tarih bilimi olduğunu, din ise bu bilimin konusunun din olduğunu ifade eder. İnsan hayatında özel bir yere sahip olan dinleri konu edinen tarih branşına da ''karşılaştırmalı dinler tarihi'' veya sadece ''dinler tarihi'' denir.

<span class="mw-page-title-main">İsa'nın ikinci gelişi</span> İsanın yükselişinden sonra dönüşüne ilişkin Hristiyan inancı

İsa'nın ikinci gelişi, İsa'nın yaklaşık iki bin yıl önce çarmıha gerilip üç gün sonra dirilmesinin ardından göğe yükselmesinden sonra dünyaya dönmesine ilişkin Hristiyan inancıdır. Bu inanç ayrıca, diğer bazı dinlerde farklı yorumlarla yer alır. Mesih kehanetlerine dayanmaktadır ve çoğu Hristiyan eskatolojisinin bir parçasıdır. İsa'nın ikinci gelişinin mahiyeti hakkındaki görüşler, Hristiyanlık mezhepleri arasında ve Hristiyan bireyler arasında olduğu kadar diğer bazı inançlar ve mensupları arasında da farklılık göstermektedir.

Geleneksel Yahudilikte İsa, sahte mesihlerin en zarar verici olanı ve en başarılısı olarak görülmektedir. Bununla birlikte geleneksel Yahudi inancına göre henüz mesih gelmediği ve Mesih Çağı henüz başlamadığı için İsa'nın mesihliğinin ya da tanrılığının reddi Yahudilikte merkezî önem arzeden bir konu olmamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Dallar Bayramı</span>

Dallar Bayramı veya Mesih İsa'nın Yeruşalim'e Giriş Bayramı, Paskalya'dan önceki Pazar gününe denk düşen bir Hristiyan bayramıdır. Bayram, dört kanonik İncil'in her birinde bahsedilen bir olay olan İsa'nın Yeruşalim'e zaferle girişini anar. Mesih İsa'nın Yeruşalim'e Giriş Bayramı da Kutsal Hafta’nın ilk gününü işaret ediyor.

Hristiyanlığa Geçiş, daha önce Hristiyan olmayan bir kişinin Hristiyanlık dinini benimsemesidir. Bir kişi Hristiyanlık inancına geçmek istiyorsa, Romalılar 10:9 ayetini örnek alarak İsa'nın Rab ve Kurtarıcı olduğunu söyleyip tövbe ederek geçebilmektedir.

Teslis'in reddi, ana akım Hristiyan öğretisi olan Tanrı'nın ebedi, eşit ve bölünmez bir şekilde tek bir varlık veya özde birleşmiş üç farklı hipostaz veya kişi olduğu inancını reddeden bir Hristiyanlık biçimidir. Öbür yandan bu görüşe sahip olan kesimlerin çoğu, İsa'nın Tanrı'nın Oğlu olduğu fikrinde ise diğer Hristiyanlar gibi hemfikirdiler. Aslında bu durum, Birinci İznik Konsili'nden beri süregelen bir tartışmanın devamı niteliği olarak görülmektedir. Hristiyanlığın ilk yüzyılları sayılmazsa, günümüzde, bu görüşü benimseyenlerin bir diğer ortak yönüyse, yeni dini hareketler olarak kabul edilmesidir. Teslisi reddedenler arasında tarihsel ve modern akımlar veya gruplar vardır. Tarihsel akımlar ve gruplar: