İçeriğe atla

Abdullah Papur

Abdullah Papur
Doğum2 Nisan 1945(1945-04-02)[1]
Divriği, Sivas, Türkiye
Ölüm9 Eylül 1988 (43 yaşında)[1]
Sivas, Türkiye[2]
Ölüm sebebiTrafik kazası
MeslekHalk ozanı

Abdullah Papur (2 Nisan 1945; Divriği, Sivas - 9 Eylül 1988, Sivas), Türk halk ozanlarındandır. Birçok Kürtçe türkünün yanı sıra Türkçe eserlere de imza atmıştır. Uzun havaları ile bilinmektedir. 9 Eylül 1988 tarihinde bir trafik kazasında ölmüştür.

Hayatı

Kürt Alevisi bir ailenin çocuğu olarak Sivas'ın Divriği ilçesinde doğup Kangal'a bağlı İğdeli köyünde yetişmiştir. Küçük yaşlarda ozanlık geleneği ile büyümüştür.[3] Şiirlerinde sevgi, ayrılık, gurbetlik ve sosyal konulara değinmiştir. Çoğunlukla türkü, deyiş ve uzun hava söylemiştir. Çift Camlardan Ses Gelmiyor adlı türküsü halk arasında en çok bilinenlerdendir. Gardiyan Türküsü ise siyasi sebep gösterilmiş ve Papur'un iki yıl hapis yatmasına sebebiyet vermiştir ve bu süreç içerisinde yeni eserlere imza atmıştır. Abdullah Papur, pek çok albüm çıkarmıştır. Halk arasında "Papur" olarak bilinmektedir. Abdullah Papur'un oğlu Ercan Papur bir halk sanatçısı olarak babasının geleneğini yaşatmaya çalışmaktadır.

Kaynakça

  1. ^ a b "Abdullah Papur'un mezarı İğdeli köyü". 31 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Aralık 2020. 
  2. ^ "Abdullah Papur anılıyor". Cumhuriyet. 10 Eylül 1990. 
  3. ^ "Ozanlar - Abdullah Papur". 16 Temmuz 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Kasım 2009. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Sivas (il)</span> Türkiyenin İç Anadolu Bölgesinde bir il

Sivas, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir ilidir. Sivas ili, ticaret yolları üzerinde olduğu için, Selçuklu Hanedanı döneminde tüccarların ziyaret ettiği bir merkez haline gelmiştir. Türkiye'de Konya'dan sonra en çok Selçuklu eserinin bulunduğu il Sivas'tır. 13. yüzyıla ait Gök Medrese, Çifte Minareli Medrese ve Mavi Medreseleri çini sanatı açısından mutlaka görülmeye değer yerlerdir. Ulu Camii ise 1100 yılında inşa edilmiştir. Ayrıca Sivas, Türkiye'nin yüzölçümü açısından en büyük ikinci ilidir.

<span class="mw-page-title-main">Türk müziği</span> Türklerin müziği

Türk müziği, Türklerin Orta Asya'dan beri geliştirdikleri, bugünkü özellikleri Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar döneminde belirginleşen müzik tarzı. Musiki, Osmanlı döneminde halk ve üst kültür çevrelerinde birbiriyle ilişkili, fakat karakterleri farklı iki ana dal olarak gelişmiştir. Osmanlı'nın son dönemindeki modernleşme hareketleriyle Batı etkisi görülmeye başlanmış, bu etki Cumhuriyet döneminde daha da artmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Koşma (edebiyat)</span>

Koşma, coşturucu duyguların dile getirildiği, İslamiyet öncesinde yazılan koşuk türünün bir devamı olan ladinî (dinî olmayan) Türk halk edebiyatı nazım biçimi. Koşmalar genellikle 11'li hece ölçüsü ile söylenir, en az 3 en çok 12 dörtlükten oluşur. Türk halk edebiyatının en çok kullanılan nazım şekli olan koşma, halk ozanları tarafından geliştirilmiş bir nazım şeklidir. Bu nazım biçimi Türk Dil Kurumu tarafından:

Âşık halk edebiyatı, halk diliyle ve hece vezniyle meydana getirilen, saz eşliğinde söylenen şiirlerden oluşan geleneksel Türk edebiyatı dalıdır. âşıkların oluşturduğu eserlerin bütününe verilen isimdir.Halk edebiyatı içerisinde yer alır. Anonim ürünlerin dışında kalan şiirlerin oluşturduğu edebi ürünler toplamıdır. Kimi âşıkların başından geçen ve yaygınlaşıp ünlenen hikâyeler de âşık edebiyatı içinde incelenir.

<span class="mw-page-title-main">Muhlis Akarsu</span> Türk halk müziği sanatçısı

Muhlis Akarsu, Türk halk ozanı. 1965 yılında İdareli Kullan / Çıkarım Dağlara Ederim Seyran adını verdiği ilk 45'liğini yayınladı. 1970'li yılların başında İstanbul'a yerleşti. İstanbul'a yerleşene kadar on beşe yakın 45'lik çıkardı. 1974 yılında Muhlis Akarsu adını verdiği ilk albümünü yayınladı. Daha sonra aynı yıl içinde Muhlis Akarsu 1, Muhlis Akarsu 2 ve Muhlis Akarsu 3 adındaki albümleri yayınladı. Bir seri haline getirdiği bu albümlerin sonuncusu Muhlis Akarsu 8 (1978) adlı albümdü. Bu seri albümleri yayınlarken bir yandan 45'lik ve farklı albümler yayınlamaya devam ediyordu. 1974-1978 yılları arasında yirmi beşe yakın 45'lik yayınladı. 1970'li yıllarda yayınladığı albümlerin yanı sıra katıldığı radyo ve televizyon programlarıyla tanınmaya başlandı. Dönemin hızlı siyasi gündeminde protest yanı şekillenmeye başladı.

<span class="mw-page-title-main">Divriği</span> Sivasın ilçesi

Divriği, Sivas'ın bir ilçesidir. Divriği, coğrafik olarak İç Anadolu Bölgesi'nde yer alır. İlçe, Fırat Nehri'nin bir kolu olan Çaltı Çayı Vadisi kenarında kurulmuştur. Denizden yüksekliği 1225 metredir. İlçenin yüzölçümü 2781,56 km² bir alanı kaplar. Doğusunda Erzincan iline bağlı İliç ve Kemaliye ilçeleri, batısında Sivas iline bağlı Kangal, kuzeyinde İmranlı ve Zara ilçeleri, güneyinde ise Malatya iline bağlı Arguvan, Arapgir, Hekimhan ilçeleri vardır. Nüfusu 2023 verilerine göre 16.893'tür.

Mihrali Bey (1844-1905), hayat öyküsü Borçalı edebi geleneklerinin önemli ürünlerinden biri olan Mihrali Bey Destanı 'na konu olmuş Karapapak kökenli bir halk kahramanı.

<span class="mw-page-title-main">Murat Çobanoğlu</span> Halk ozanı

Murat Çobanoğlu, Türk halk ozanı.

Erzurumlu Emrah, Türk halk şairi. Anadolu'da üzerinde geçici olarak Sivas ve Kastamonu'da uzun süre kaldığı, Dertli'yi koruyan Alişan Bey'e sığındığı, bir ara Sinop ve İstanbul'a gittiği söylenir. Medrese öğrenimi gördüğü için klasik şiire yönelmiş, Fuzûlî, Baki, Nedim gibi usta bildiklerini örnek almış, Nakşibendilik'in Halidi koluna bağlı olduğu için tasavvuf öğelerini şiirine katmış, koşmalarında Karacaoğlan'ı, kimi zaman da Aşık Ömer ve Gevheri'yi izlemiştir. Aşık geleneğine bağlı kaldığı koşmalarında ustaca bir söyleyişe ulaştığı, yerli zevki dile getirdiği görülür.

<span class="mw-page-title-main">Âşık Veysel</span> Türk halk ozanı (1894-1973)

Âşık Veysel, gerçek adıyla Veysel Şatıroğlu, Türk halk ozanı ve şair. Afşar boyunun Şatırlı obasına mensup olan Veysel Şatıroğlu, Gülizar ve Ahmet Şatıroğlu çiftinin çocuklarından biri olarak 25 Ekim 1894'te Sivas Vilayeti'nin Tenos kazasında doğdu. Çocukken görme yetisini kaybetmesine rağmen şiirlerinde hoşgörü, sevgi, birlik ve beraberlik, vatanseverlik ve tabiat konularını işleyen Âşık Veysel; "Uzun İnce Bir Yoldayım", "Dostlar Beni Hatırlasın", "Kara Toprak" ve "Güzelliğin On Para Etmez" gibi birçok eser bıraktı. Türkiye'de âşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden birisi olarak kabul gören Veysel, Türkçeyi en yalın ve güçlü şekilde kullanan isimlerden birisi olarak kabul edilmektedir.

Kayıkçı Kul Mustafa, Türk halk edebiyatının Bektaşî koluna bağlı halk ozanı. Şairin doğum ve ölümüyle ilgili net bilgiler bulunmamakla beraber; 17. yüzyıl ozanı olduğu belirlenebilmiştir. Kimi kaynaklarca 1658'de öldüğü rivayet edilmektedir. Ancak bu iddianın tersi olarak 1659'dan sonra öldüğünü savunan araştırmalar da vardır. Edebiyatçı Ahmet Kabaklı ise Kayıkçı Kul Mustafa'nın ölümünün 1646'dan sonra gerçekleştiğini söylemektedir.

Âşık, Anadolu, Güney Kafkasya ve İran'da sürdürülen, genellikle bağlama veya başka bir telli müzik aleti eşliğinde söylenen sözlü halk müziği geleneğini icra eden kişidir. Aşıklık geleneği, Türk kökenli ve Türkler arasında yaygın olan Anadolu, Ortadoğu ve Orta Asya'ya özgü bir halk şairliği türüdür. Türkçe "Ozan" kavramı ile de ifade edilir.

Yedi Ulu Ozan, Alevîlik'te söyledikleri deyişler ile Alevi inancını halka anlatan ve yaşadıkları dönemden bugüne Zakirler ve sözlü edebiyat ile mesajlar ulaştıran, biri hükümdar diğerleri halktan olan, birçoğunun Ehl-i Beyt soyundan geldiğine inanılan şair ve ozanlara denir. Alevi-Bektaşi çevrelerince Yedi Ulu Ozan olarak kabul edilen şairler genellikle 15. ile 17. yüzyıllar arasında yaşamıştır. Bu şairlerin arasında Seyyid Nesîmî, Hatâî, Fuzûlî, Yemînî, Pîr Sultan Abdal, Virânî ve Kul Himmet bulunmaktadır. Bu şairlerin eserleri ve şiirleri, Alevi-Bektaşi geleneğinin önemli bir parçası olarak kabul edilmiş ve geniş bir hayran kitlesi tarafından değer görmüştür. Alevi-Bektaşi geleneğine yön veren bu ozanlar, farklı dönemlerde yaşamalarına rağmen benzer üsluplar kullanmışlar ve dikkat çektikleri konu ve içeriklerde benzerlikler göstermişlerdir. Eserlerinin temelinde Alevilik öğretisinin bulunması, hem kendi dönemlerinde hem de sonraki nesillerde büyük etkiler yaratmalarına ve Alevi-Bektaşi geleneğine önemli katkılarda bulunmalarına neden olmuştur. Bu nedenle, bu ozanlar genellikle "Yedi Ulu Ozan" olarak nitelendirilmişlerdir. Bu ozanların ulu olarak nitelendirilmesinin başlıca nedenleri, yaşam felsefeleri, eserlerindeki konu birliği, Ali ve On İki İmam sevgileridir. Dolayısıyla, bu ozanlar sadece kendi dönemlerinde değil, aynı zamanda Alevi-Bektaşi inancının devamlılığını gösteren kanaat önderleri olarak da kabul edilmişlerdir. Yedi Ulu Ozan'dan üç isim, Nesîmî, Fuzûlî ve Hatâî, hem Türkiye'de hem de Azerbaycan'da büyük şairler olarak önemli bir yere sahiptirler.

Âşık Veli,, halk ozanı.

Genç Osman Destanı, 17. yüzyılda Kayıkçı Kul Mustafa tarafından yazılan ve Türk halk edebiyatının en önemli epik eserlerinden biri sayılan duygusal koçaklamadır. Yapıtta Osman adındaki genç bir yeniçerinin savaş sırasındaki yiğitliği ve ölümü anlatılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Ali Kızıltuğ</span> Halk ozanı

Ali Kızıltuğ, Türk halk ozanı.

Mahmut Erdal, Türk halk ozanı.

Yaşar Yılmaz, aşık olarak Aşık Reyhani, Türk Halk ozanı.

<i>Güler Duman 94</i>

Güler Duman '94, Türk halk müziği sanatçısı Güler Duman'ın 22 Şubat 1994 tarihinde çıkardığı on birinci albümüdür. Albüm, Duygu Müzik tarafından satışa sunulmuştur. 1990'lı yılların klasik albümlerinden biri olarak değerlendirilen albüm, aynı zamanda yüz binlerce satarak Türkiye'nin en çok satan Türk halk müziği albümlerden biri olmuştur. Albümün kayıtları 1993 yılının Ağustos ayında başlamıştır. Dört ay süren kayıtlar yılın son ayında tamamlanmıştır. Albümde bir parçanın söz ve müziği Güler Duman'a aittir. Duman, bunun dışında albümde Hasret Gültekin, Pir Sultan Abdal, Mahzuni Şerif ve Musa Eroğlu gibi sanatçıların eserlerini seslendirmiştir. Albümle birlikte "Türkülerle Gömün Beni" adlı parçanın video klibi de yayınlanmış ve albümün satışlarını olumlu derecede etkilemiştir. 1 Mayıs 1994 tarihinde söz ve müziği Hasret Gültekin'e ait olan "Güle Yel Değdi" adlı ikinci video klibini yayınlamıştır.

<i>Türküler Dile Geldi</i>

Türküler Dile Geldi, Türk halk müziği sanatçısı Güler Duman'ın 9 Temmuz 2009 tarihinde çıkardığı on beşinci albümüdür. Albüm, Özdemir Müzik etiketiyle piyasaya çıkmıştır.