İçeriğe atla

Abbas Çayhorski

Abbas Çayhorski
DoğumAbbas Abbas Ali oğlu Çayhorski
17 Ocak 1917(1917-01-17)
Çahırlı, Erivan Guberniyası
Ölüm30 Kasım 2008 (91 yaşında)
Reno, Nevada, ABD
MilliyetAzerbaycanlı
Vatandaşlık Sovyetler Birliği
 ABD
EğitimBakü Devlet Üniversitesi
Leningrad Üniversitesi
Kariyeri
Dalıkimya

Abbas Abbas Ali oğlu Çayhorski (AzericeAbbas Çayxorski, 21 Ocak 1917 Hacıbuyur - 30 Kasım 2008 Reno), Azerbaycanlı profesör, kimya bilimleri doktoru ve neptunyum elementinin kimyasında araştırmacıydı. Çayhorski, SSCB'nin nükleer reaktörlerinin kabulüyle ilgili Devlet Komisyonu başkanı (1969-1991) olmuş,[1] Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisinin fahri doktoru adını almış,[2] SSCB Devlet Ödülü sahibi olmuştur.[3]

İlk yılları

Ailesi ve eğitimi

Abbas Abbas Ali oğlu Çayhorski, 21 Ocak 1917'de bugünkü Ermenistan topraklarında bulunan Erivan Guberniyası'nın Yeni Bayezid Kazası'nın Çahırlı köyünde etnik Azerbaycanlı olan Abbasali Bey'in ailesinde doğmuştur.[4] I. Dünya Savaşı'ında, 1918'de Ermenistan'da Azerbaycanlıların etnik temizliğe uğraması sonuçunda ailesi farklı zamanlarda Ağdam, Göyçay ve Ağdaş bölgelerine yerleşmişti.[4] Çocukluğu ve gençlik yılları Ağdaş'ta geçmiştir. Burada liseyi bitirmiş ve ardından Bakü'de teknik okula girmiştir. Çayhorski'nin babası Abbasali 1920'lerin ortasında tutuklanmış ve bildirildiğine göre 1930'larda sürgünde ölmüştür. Abbas Çayhorski, yüksek öğrenimini 1939'dan itibaren Bakü Devlet Üniversitesi Kimya Fakültesi'nde almıştır.[1][5]

Çarlık Rusyası döneminde soylular doğdukları yere uygun bir soyadı almışlardır. Abbas Çayhorski'nin Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan oğlu Alexander röportajlarından birinde şöyle demişti:

Bizim büyük büyükbabamız çok dindar bir adamdı. Bu nedenle "Çahırlinski" soyadını almamıştı. Bu nedenle Çayhorlu soyadını seçiyor. Büyükbabam I. Dünya Savaşı sırasında Polonya'ya sürülmüştü. Polonyalılar ona Çayhoyski soyadını vermiştiler.

II. Dünya Savaşı

II. Dünya Savaşı'nın Sovyetler Birliği'nde başlaması nedeniyle Abbas Çayhorski üniversitedeki eğitimini bırakıp cepheye gitmişti.[4] Bakü Topçu Okulu'nda 2 ay okumuş ve Ağustos 1941'den itibaren Güney, Kafkasya, Kırım ve Kuzey Kafkasya cephelerinde savaşmıştır. Çayhorski, Ağustos 1942'de yaralanmış ve hastaneye kaldırılmıştır. İyileşmesinin ardından çavuş rütbesiyle cepheye dönen Çayhorski, 48. Piyade Alayı'nın telefon muhabere bölümüne önderlik etmiş ve Ocak 1945'te Kaliningrad yönündeki savaşlarda ikinci kez yaralanmıştır. Aynı yılın Şubat ayında kendisine 3. derece Şeref Nişanı verilmiştir. 21 Nisan 1945'te Abbas Çayhorski, Pillau şehri (şimdiki Baltiysk, Kaliningrad Oblastı) uğruna yapılan savaşlarda bir kez daha öne çıkmış ve Haziran ayında Altın Yıldız Madalyasıyla ödüllendirilmiştir.[1]

Bilimsel faaliyeti

Savaştan sonra Bakü'ye dönen Çayhorski, üniversitede eğitimine devam etmeye başlamış ve kısa süre sonra SSCB Halk Komiserleri Konseyi'nın kararıyla Leningrad Üniversitesi Kimya Fakültesi'nin 4. yılına, yeni açılan radyokimya bölümüne öğretmen olarak transfer edilmiştir.[1] Çayhorski 2004'te Bakü'de yaptığı bir röportajda bu konuda şunları söylemişti:

Ülkedeki radyokimya bölümü, Hiroşima'dan birkaç ay sonra, 1945'in sonunda LDU'da açılmıştı. Kendi atom bombasını yaratmak için sadece Sovyet biliminin tüm gücü kullanılmamıştı. Tüm ülke demek daha doğru olurdu. Yeni bölüm için SSCB'nin önde gelen tüm üniversitelerinden en iyi öğrenciler seçilmişti.

1947'de Çelyabinsk'teki Atom Merkezine çalışmaya gönderilmiş ve burada İgor Kurçatov ile birlikte çalışmaya başlamıştı.[6] Abbas Çayhorski, öğrenci arkadaşı Yevgeniya Romanova (Çayhorskaya) ile evlenmiş ve oğlu Alexander, 1953'te Çelyabinsk'te doğmuştur.[1]

"Çelyabinsk–40" (şimdiki Ozersk şehri) adlı bölgede çalışan Kurçatov, bir uranyum reaktörü üzerinde çalışmıştır.[6] SSCB'nin her yerinden en eğitimli genç kimyagerler buraya gönderilmiş ve Çayhorski de onlardan biriydi.[6] Kurçatov'un araştırması sırasında yeni bir ihtiyaç ortaya çıkmış ve özel bir vakum cihazının yaratılması konusunda doğrudan Moskova'ya rapor vermişti. Moskova'dan gelen bilgiye göre bu tesis en az bir yıl içinde oluşturula bilirdi. Kurçatov araştırmayı bırakmak istememişti ve alternatif yollar aramaya başlamış, bu konuyu yanında çalışan genç kimyagerlerle konuşmuştur. Toplantıda kimyagerkeru bir araya toplayan Kurçatov, onlara bu cihazın kısa sürede hazırlanmasının önemli olduğunu anlatmıştı. Abbas Çayhorski Kurçatov'a bu işi yapabileceğini bildirmişti, Kurçatov bunu onaylamıştı. Çayhorski bir ay içinde vakum cihazının projesini Kurçatov'a sunmuştu.[7] Çayhorski'nin adı Sovyet kimyasındaki kimyagerler arasında bu olaydan sonra tanınmıştır.[1]

1969'da Abbas Çayhorski, atom enerjisinin barışçıl kullanımı için SSCB Devlet Komisyonu başkanlığına atanmış ve SSCB'nin çöküşüne kadar 22 yıl boyunca bu görevde kalmıştı.[1] Teorik bilimsel araştırmaları SSCB'de büyük takdir görmüştü. Abbas Çayhorski, neptünyum elementinin kimyası alanında dünyaca ünlü bir araştırmacıydı.[8] Periyodik tablonun bir modifikasyonu olan, 1970'de hazırladığı periyodik element tablosu, iki yıl sonra SSCB'de radyokimya alanında öğretmenler için ileri eğitim kursları müfredatına dahil edilmişti. 1978'de Çayhorski, dünyadaki neptunyum kimyası üzerine tek çalışma olan "Neptün Kimyası" monografisini yayınlamıştı.[9]

Bilimsel çalışmaları

Abbas Çayhorski'nin atom endüstrisi başkanı akademisyen İgor Kurçatov liderliğinde atom endüstrisindeki uranyum-grafit nükleer reaktörünün endüstriyel güvenliği üzerine çalışmaları:[10]

  1. Uranyum reaktöründe sıcaklığa, üflenen gazdaki oksijen miktarına ve üflenen gazın hızına bağlı olarak grafit oluşumu;
  2. Zamanın ve nükleer reaktif radyasyonun bir fonksiyonu olarak güç ışınlama sürecinde endüstriyel nükleer grafitin çözünme hızını incelemek.
  3. SSCB'de güvenli bir endüstriyel uranyum-grafit reaktörü yaratma sorununa ilişkin Devlet projesinin baş yöneticisi olarak faaliyeti.
  4. Plütonyum üreten bir nükleer reaktörde grafit yanması ve fiziksel parçalanmanın analitik olarak belirlenmesi için yöntemler geliştirmiştir: a) ışınlama süresine bağlı olarak; b) radyasyon enerjisinin gücüne ve kuvvetine bağlı olarak.
  5. Neptunyum-237 ve plütonyum-238'in plütonyum üretiminin radyoaktif atıklarından ve ışınlanmış neptunyum-237'den ayrılması ve saflaştırılması için teknolojik süreçlerin geliştirilmesi, "Neptunyum-237'nin ayrılmasına yönelik teknolojik süreçlerin ve üretimde neptunyum ve plütonyum analiz yöntemlerinin iyileştirilmesi.

Kaynakça

Notlar
  1. ^ a b c d e f g "Abbas Çayxorski - Qəribə soyadlı azərbaycanlı "Atom kralı"". oxu.az. 26 Nisan 2019. 13 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Temmuz 2022. 
  2. ^ Abbasov et al. 2019, s. 25.
  3. ^ "Аббас Чайхорский – "закрытый" Председатель Госкомиссии по приемке ядерных реакторов СССР". trend.az (Rusça). 15 Şubat 2008. 11 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Temmuz 2022. 
  4. ^ a b c Abbasov et al. 2019, s. 10.
  5. ^ "Sovet atom bombasının yaradıcılarından biri, külü Bakıda dəfn edilən gizli azərbaycanlı alim". modern.az. 26 Ağustos 2014. 10 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Temmuz 2022. 
  6. ^ a b c Abbasov et al. 2019, s. 11.
  7. ^ Abbasov et al. 2019, s. 12.
  8. ^ Abbasov et al. 2019, s. 15.
  9. ^ Abbasov et al. 2019, s. 13.
  10. ^ Abbasov et al. 2019, s. 26.
Genel

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Radyoaktivite</span> Atom çekirdeğinin kendiliğinden parçalanması

Radyoaktivite, radyoaktiflik, ışınetkinlik veya nükleer bozunma; atom çekirdeğinin, daha küçük çekirdekler veya elektromanyetik ışımalar yayarak kendiliğinden parçalanmasıdır. Çekirdek tepkimesi sırasında veya çekirdeğin bozunması ile ortaya çıkar. En yaygın ışımalar alfa(α), beta(β) ve gamma(γ) ışımalarıdır. Bir maddenin radyoaktivitesi bekerel veya curie ile ölçülür.

<span class="mw-page-title-main">Arthur Compton</span> Amerikalı fizikçi (1892 – 1962)

Arthur Holly Compton, 1927'de elektromanyetik radyasyonun parçacık doğasını gösteren Compton etkisinin keşfi ile Nobel Fizik Ödülü kazanmış Amerikalı fizikçidir. Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur. Işığın dalga doğası o zamanlarda iyi anlaşılmış olsa da ışığın hem dalga hem parçacık olabileceği fikri kolay kabul görmemiştir. Kendisi ayrıca Manhattan Projesindeki Metallurji Laboratuvarının başı ve 1945 ile 1953 seneleri arasında St. Louis Washington Üniversitesi Rektörüdür.

<span class="mw-page-title-main">İran'ın nükleer programı</span>

İran'ın nükleer enerji elde etmek için başlattığını söylediği, ancak başta ABD olmak üzere bazı ülkelerin nükleer silah üretmek için başladığını iddia ettiği proje.

<span class="mw-page-title-main">Nükleer enerji santrali</span> Nükleer reaktör yardımıyla elde edilen enerjiyi dağıtan merkez

Nükleer santral (NPP) veya atom santrali (APS), ısı kaynağının nükleer reaktör olduğu termik santraldir. Termik santrallerde tipik olduğu gibi, ısı, elektrik üreten jeneratöre bağlı buhar türbinini çalıştıran buhar üretmek için kullanılır. Eylül 2023 itibarıyla Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, dünya çapında 32 ülkede faaliyette olan 410 nükleer santral ve inşa halinde olan 57 nükleer santral olduğunu bildirdi.

<span class="mw-page-title-main">Manhattan Projesi</span> ilk atom bombasının üretilmesini içeren bir araştırma ve geliştirme projesi

Manhattan Projesi, II. Dünya Savaşı sırasında ilk nükleer silahların üretimini gerçekleştirmek için yürütülmüş bir araştırma ve geliştirme projesiydi. Proje, Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere Birleşik Krallık ve Kanada ile iş birliği içinde gerçekleştirildi. 1942'den 1946'ya kadar ABD Ordusu Mühendisler Birliği'nden Tümgeneral Leslie Groves'un projenin yöneticiliğini yaptı. Nükleer fizikçi Robert Oppenheimer da bombaları tasarlayan Los Alamos Laboratuvarı'nın yöneticisiydi. Projenin ismi, ilk karargah Manhattan'da olduğu için Manhattan Bölgesi olarak belirlendi; bu ad yavaş yavaş projenin resmi kod adı olan "Development of Substitute Materials"ın yerini aldı. Proje daha sonra İngilizlerin nükleer silah geliştirme projesi olan Tube Alloys'u da bünyesine kattı ve programı Office of Scientific Research and Development'den devraldı. Manhattan Projesi, en yoğun döneminde yaklaşık 130.000 kişiye istihdam sağladı ve yaklaşık 2 milyar ABD dolarına mal oldu. Bunun yüzde 80'inden fazlası fisil malzemeyi üreten tesisleri inşa etmek ve işletmek içindi. Araştırmalar ve bombanın üretimi, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Kanada'daki otuzdan fazla tesiste gerçekleştirildi.

<span class="mw-page-title-main">Frédéric Joliot-Curie</span> Fransız bilim insanı (1900 – 1958)

Jean Frédéric Joliot-Curie, Irene Joliot-Curie'nin eşi ve Nobel Kimya Ödülü sahibi Fransız fizikçidir.

<span class="mw-page-title-main">İgor Kurçatov</span>

İgor Vasileviç Kurçatov Sovyet fizikçi. Sovyet atom bombası projesinin lideridir.

<span class="mw-page-title-main">Eugene Wigner</span>

Eugene Paul "E. P." Wigner, Macar-Amerikalı teorik fizikçi ve matematikçiydi.

<span class="mw-page-title-main">Atom Çağı</span> Atom enerjisinin insanlığın hizmetine girdiği çağ

Atom Çağı ya da Atom Devri genellikle 16 Temmuz 1945 II. Dünya Savaşı'nda ilk nükleer (atom) patlamasından sonraki tarihi dönemi tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. 1933 yılında nükleer zincir reaksiyonları hipotez olmasına rağmen ve ilk yapay kendi kendini imha edebilen nükleer zincir reaksiyonu Aralık 1942 yılında yer almıştı. Trinity testi ve onu takip eden Japonya'daki II. Dünya Savaşı'nı bitiren Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası saldırısı nükleer teknolojinin ilk büyük ölçekli kullanımını temsil eder ve derin sosyo-politik düşünce değişikliklerini ve teknolojinin gelişimini başlatmıştır. Atom gücü ilerlemenin ve modernliğin bir özeti olarak görüldü. Ancak, nükleer rüya vadedildiğinden kısa sürdü çünkü nükleer teknoloji silahlanma yarışından Çernobil reaktör kazası ve Three Mile adası kazası, bomba tesisi temizleme ve bitki atık imhası gibi çözülmemiş bir dizi sosyal sorunlara neden oldu.

<span class="mw-page-title-main">Thin Man (nükleer bomba)</span>

Thin Man atom bombası, Amerika Birleşik Devletleri’nin Manhattan Projesi sırasında geliştirdiği, plütonyum top tipi silah olması önerilen atom bombası. Plütonyumun doğal bozunma hızı silah tipi bir tasarımda kullanmak için çok yüksek olduğundan gelişimi durduruldu.

Nükleer dönüşüm, bir kimyasal element ya da bir izotopun birbirine dönüşmesidir. Her element atomlarındaki proton sayılarıyla tanımlanırlar. Başka bir deyişle, atom çekirdeği içindeki proton ya da nötron sayısında değişim gerçekleştiğinde nükleer dönüşüm meydana gelir.

<span class="mw-page-title-main">Herbert L. Anderson</span> Amerikalı fizikçi (1914 – 1988)

Herbert Lawrence Anderson, Manhattan Projesi’ne katkı sağlayan Amerikalı nükleer fizikçidir. Ayrıca Amerika’da Kolumbiya Üniversitesi’nin Pupin binasının bodrumunda nükleer fizyonun ilk gösterimini yapan takımın da üyesiydi. Trinity kod adlı ilk atom bombası testinde yer aldı. İkinci dünya savaşı bittikten sonra 1982’ye kadar Chicago Üniversitesi’nde fizik profesörlüğü yaptı. Burada, Fermi’ye Enrico Fermi Enstitü’sünü kurmaya yardım etti ve 1958’den 1962’ye kadar yöneticiliğini yaptı. Kariyerinin ikincisi parçasında ise Los Alomos Ulusal Laboratuvar’ında kıdemli olarak çalıştı. Enrico Fermi Ödülü’nü de aldı. Anderson’ın soyundan Haham Meir Katzenellenbogen The Unbroken Chain’de detaylandırılmıştır.

IV. Nesil III. Nesil reaktörlerin halefi olarak tasarlanan nükleer reaktör tasarımlarıdır. Birinci nesil sistemlerin çoğu kullanımdan kaldırıldığı için dünya çapında faaliyette olan reaktörlerin çoğu ikinci ve 3 nesil sistemlerdir. Generation IV International Forum, IV. nesil reaktörlerin gelişimini koordine eden uluslararası bir organizasyondur. V. Nesil reaktörler tamamen teoriktir ve henüz uygulanabilir olarak görülmemektedir.

<span class="mw-page-title-main">Sıvı florür toryum reaktörü</span>

Sıvı florür toryum reaktörü, bir tür erimiş tuz reaktörüdür. LFTR, yakıt için florür esaslı, erimiş, sıvı tuzlu toryum yakıt çevrimini kullanır.

<span class="mw-page-title-main">Valeri Legasov</span> Sovyet Nükleer Kimyageri, Çernobil Faciası Araştırma Komisyonunun Şefi

Valeri Alekseyeviç Legasov, Sovyet inorganik kimyager ve SSCB Bilimler Akademisi üyesi. Günümüzde Çernobil faciasını inceleyen komisyonun başkanı olarak yaptığı çalışmalarla hatırlanır.

<span class="mw-page-title-main">Myrtle Bachelder</span> Amerikalı kimyager (1908 – 1997)

Myrtle Bachelder tam adıyla Myrtle Claire Bachelder, Amerikalı kimyager, akademisyen, bilim insanı ve asker. Manhattan atom bombası projesi'ndeki gizli çalışmaları ve metal kimyasındaki tekniklerin geliştirilmesi ile tanınmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Aktinit kimyası</span>

Aktinit kimyası, aktinitlerin süreçlerini ve moleküler sistemlerini araştıran nükleer kimyanın ana dallarından biridir. Aktinitler, isimlerini grup 3 elementi olan aktinyumdan alır. Resmi olmayan kimyasal sembol An, aktinit kimyasının genel tartışmalarında herhangi bir aktinide atıfta bulunmak için kullanılır. Aktinidlerin biri hariç tümü, 5f elektron kabuğunun doldurulmasına karşılık gelen f blok elementleridir. Bir d-blok elementi olan lavrensiyum da genellikle bir aktinit olarak kabul edilir. Lantanitlerle karşılaştırıldığında, yine çoğunlukla f-blok elementleri, aktinitler çok daha değişken değerlik gösterirler. Aktinid serisi, aktiniyumdan lavrensiyuma kadar atom numaraları 89 ile 103 arasında değişen 15 metalik kimyasal elementi kapsar.

Çevrede aktinitler, dünya ortamındaki aktinitlerin kaynakları, çevresel davranışları ve etkileri ile ilgilidir. Çevresel radyoaktivite yalnızca aktinitlerle sınırlı değildir; radon ve radyum gibi aktinit olmayanlar da dikkat çekicidir. Tüm aktinitler radyoaktif olsa da, yer kabuğunda uranyum ve toryum gibi birçok aktinit vardır. Bu mineraller, karbon tarihleme ve çoğu dedektör için, X-ışınları ve daha fazlası gibi birçok yönden faydalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Toryum bazlı nükleer enerji</span>

Toryum bazlı nükleer enerji üretimi, verimli öncül element toryumdan üretilen izotop uranyum-233'ün nükleer bölünmesiyle beslenir. Bir toryum yakıt çevrimi, toryum bolluğu, üstün fiziksel ve nükleer yakıt özellikleri ve azaltılmış nükleer atık üretimi dahiluranyum yakıt çevrimine göre çeşitli potansiyel avantajlar sunabilir. Toryum yakıtının bir avantajı, düşük silahlanma potansiyelidir; büyük ölçüde toryum reaktörlerinde tüketilen uranyum-233/ 232 ve plütonyum-238 izotoplarını silah haline getirmek zordur.

<span class="mw-page-title-main">II. Dünya Savaşı sırasında teknoloji</span>

Teknoloji, İkinci Dünya Savaşı'nda önemli bir rol oynadı. Savaş sırasında kullanılan teknolojilerin bazıları 1920'ler ve 1930'ların iki savaş arası yıllarında geliştirildi, çoğu savaş sırasında ihtiyaçlara ve öğrenilen derslere göre geliştirildi, diğerleri ise savaş sona erdiğinde geliştirilmeye başlandı. Pek çok savaşın günlük yaşamımızda kullandığımız teknolojiler üzerinde büyük etkileri oldu ancak İkinci Dünya Savaşı, günümüzde kullanılan teknoloji ve cihazlar üzerinde en büyük etkiyi yarattı. Teknoloji aynı zamanda II. Dünya Savaşı'nın yürütülmesinde tarihteki diğer savaşlardan daha büyük bir rol oynadı ve sonuçlarında kritik bir rol oynadı.