Genetik mühendisliği, canlıların kalıtsal özelliklerini değiştirerek, onlara yeni işlevler kazandırılmasına yönelik araştırmalar yapan bilim alanıdır. Bu uygulamalarla uğraşan bilim insanlarına "genetik mühendisi" denir. Genetik mühendisleri, genlerin yalıtılması, çoğaltılması, farklı canlıların genlerinin birleştirilmesi ya da genlerin bir canlıdan başka bir canlıya aktarılması gibi çalışmalarla uğraşırlar. Genetik mühendisliği için, rekombinant DNA teknolojisi, gen klonlaması, DNA klonlaması, genetik maniplasyon/modifikasyon veya gen ekleme (splays) birçok bilim insanınca eş anlamlı olarak kullanılabilmektedir.

Aspartam, kimyasal formülü aspartil-fenilalanin-1-metil ester olan bir tatlandırıcıdır. Kimyasal olarak aspartat ve fenil alanin aminoasitlerinden oluşmuş bir dipeptidin metil esteridir. Çay şekerinden yaklaşık 200 kat daha tatlıdır. İlk kez James M. Schlatter tarafından 1965 yılında keşfedilmiş, ABD'de 1974'te kullanımının onaylanmasından sonra uzun süre güvenilirliği tartışma konusu olmuştur. Aspartam kullanım güvenliği açısından ciddi tartışmalara neden olmuş, yapılan araştırmalarda bir zararı olduğuna dair bir kanıt bulunamamıştır. Avrupa Birliği'nde gıda katkı maddesi olarak E951 kod adını almıştır.

Genetiği değiştirilmiş organizma (GDO), genetik mühendisliğinin çeşitli teknikler kullanarak yaptığı müdahalelerle kalıtımsal değişikliğe uğrattığı bir organizma. Bu teknikler rekombinant DNA ya da "rekombinant DNA teknolojisi" olarak da bilinirler. Rekombinant DNA teknolojisi sayesinde DNA molekülleri tüpte, yani canlı organizmanın ya da hücrenin dışında, yeni bir tür yaratmak üzere bir molekül içinde bir araya getirilebilmektedir. Bu DNA da bir organizmaya aktarıldığında değiştirilmiş özellikleri ya da kendine özgü özellikleri olan bir canlının ortaya çıkmasını sağlamaktadır.

Anemi, yani halk arasında bilinen adıyla "kansızlık", toplam kırmızı kan hücresi/alyuvar/Eritrosit sayısının azalması veya eritrositlerin içindeki hemoglobin miktarının azalması veya her ikisinin birlikte olması sonucu oluşan bir hastalıktır. Anemi ismi Grekçe: ἀναιμία Grekçe: anaimia, ἀν- an-, "-sız" + αἷμα haima, "kan" kelimelerinden türetilmiştir. Eritrositlerin içinde bulunan hemoglobinin, oksijeni akciğerlerden kapiller arterlere taşıması nedeniyle anemi hücre, doku ve organlarda hipoksiye neden olabilir. Oksijenin hücre canlılığı için elzem olması nedeniyle eksikliği pek çok klinik sonuca neden olur.

Sabah, Türkiye'de 22 Nisan 1985'te yayımlanmaya başlanan günlük gazete. Sloganı "Türkiye'nin en iyi gazetesi"dir. Gazete, 1997 yılının Ocak ayından itibaren internet üzerinden de yayımlanmaya başlamıştır. 2007 yılında TMSF'ye devredilen ve ardından Turkuvaz Medya Grubu'na katılan gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak'tır.
Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş. veya kısaca Doğan Holding, iş dünyasına ilk adımını Aydın Doğan’ın 1959 yılında Mecidiyeköy Vergi Dairesi’ne kaydolması ve 1961’de otomotiv alanında ilk şirketini kurması ile atan şirkettir. 1980 yılında holdinge dönüşmüştür. Enerji, demir-çelik sanayisi, otomotiv, finans, gayrimenkul ve eğlence sektörlerinde faaliyet gösteren İstanbul merkezli bir holdingtir.

Nimesulid (4-nitro-2-fenoksi-metanosulfonanilid), 1996'da Pfizer ilac firmasi tarafından Türkiye'de piyasaya Mesulid adı altında çıkarılan bir non-steroid antiinflamatuar ilaçtır (NSAİİ).
Huntington hastalığı (HH), genetik, nörodejeneratif bir beyin hastalığıdır. Hastalarda bazı hareket bozukluklarının yanı sıra mental gerilik görülür. Adını 1872 yılında hastalığın kalıtsal olduğunu ilk olarak gözlemleyen Dr. George Huntington'dan alır. Otozomal dominant olarak kalıtılan bir hastalık olup beyin ve sinir sistemini etkiler. Hasta kişiler genellikle heterozigotlardır. Hastalığın ilk belirtileri 30-50 yaş arasında gözlenir. Hasta bu dönem zarfında çocuk yapmış ise çocuklarına bu hastalığı aktarma riski %50 oranındadır. Hastalık ölümcül olmasa da bu durum hastalığın gelişimine bağlıdır. Hastalığın nedeni Huntington proteinin üretim bozukluğundan dolayı ortaya çıkmaktadır.

İlaçlar ve terapötik cihazlar olarak tanımlanan terapötik ürünlerin düzenlenmesi yargı yetkisine göre değişir. Amerika Birleşik Devletleri gibi bazı ülkelerde bu ürünler ulusal düzeyde tek bir kurum tarafından düzenlenmektedir. Diğer ülkelerde ise eyalet düzeyinde veya Avustralya'da olduğu gibi çeşitli kurumlar tarafından hem eyalet hem de ulusal düzeyde düzenlenmektedir.
Konjenital bozukluk olarak da bilinen doğum kusuru, nedeni ne olursa olsun doğumda mevcut olan anormal bir durumdur. Doğum kusurları fiziksel, zihinsel veya gelişimsel engelliliklerle sonuçlanabilir.
Hayvanlarda ve insanlarda doğal gıdalara ek olarak kullanılan ve genellikle kullanıcının diyetinde hastalık, yetersiz beslenme gibi sebeplerle görülebilen eksikliklerin giderilmesinde rol oynayan maddelerdir.

İlaç yan etkisi (İYE), kişinin aldığı bir ilaçtan ötürü bir zarar görmesi. Tek doz ya da daha uzun kullanımlarda ya da iki veya daha fazla ilacın beraber kullanımından olayı oluşabilir. Bu ifade yan etki ifadesinden farklıdır, yan etkiler bazen faydalı etkiler de olabilir. İlaç yan etkisi çalışmaları, farmakovijilans ile bağlantılıdır. Olumsuz ilaç olayları, bir ilaç alındığında meydana gelen, yaralanma nedeni olarak tanımlansın veya tanımlanmasın herhangi bir zararı ifade eder. İlaç yan etkisi, olumsuz ilaç olaylarının nedensel ilişki gösterebilen özel bir tipidir.

Adapalen, özellikle hafif-orta derecede aknenin tedavisinde kullanılan üçüncü jenerasyon topikal retinoiddir. Ayrıca keratoz pilarisinin yanı sıra diğer cilt hastalıklarının tedavisinde de reçetesiz olarak kullanılır. Komedonların baskın olduğu akne vakalarına karşı etkilidir.

Laktoz intoleransı, süt ürünlerinde bulunan bir şeker olan laktozu şekerininin sindirme yeteneğinin azalması veya yetersiz kalmasından kaynaklanır. Ancak insanların tolere edebilecekleri laktoz miktarı değişir. Semptomlar karın ağrısı, şişkinlik, ishal, gaz ve mide bulantısını içerebilir. Bu semptomlar tipik olarak laktoz içeren bir şey yedikten veya içtikten sonra yarım ila iki saat arasında başlar ve ciddiyeti tüketilen miktara bağlıdır. Laktoz intoleransı, süt alerjisinden farklıdır olarak gastrointestinal sistemde hasara neden olmaz.
Duloksetin; majör depresif bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu, fibromiyalji ve nöropatik ağrıyı tedavi etmek için kullanılan bir ilaçtır. Ağız yoluyla alınır. Yaygın yan etkiler arasında ağız kuruluğu, mide bulantısı, yorgunluk hissi, baş dönmesi, ajitasyon, cinsel sorunlar ve terlemede artış bulunur. Şiddetli yan etkiler arasında intihar riski, serotonin sendromu, mani ve karaciğer sorunları sayılabilir. Kullanımı durdurulursa antidepresan yoksunluk sendromu ortaya çıkabilir. Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde kullanımın bebeğe zarar verebileceğine dair endişeler vardır. Bir serotonin-norepinefrin geri alım inhibitörüdür.Nasıl çalıştığı tam olarak net değildir. Duloksetin, 2004 yılında Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği'nde tıbbi kullanım için onaylanmıştır. Jenerik bir ilaç olarak mevcuttur. 2017'de, on altı milyondan fazla reçeteyle Amerika Birleşik Devletleri'nde en sık reçete edilen 46. ilaç olmuştur.

Stanozolol, dihidrotestosterondan (DHT) türetilen bir androjen ve anabolik steroid (AAS) ilacıdır. Kalıtsal anjioödem tedavisinde kullanılır. 1962'de Amerikan ilaç şirketi Winthrop Laboratories tarafından geliştirilmiş ve artık ABD'de pazarlanmamasına rağmen ABD Gıda ve İlaç Dairesi tarafından insan kullanımı için onaylanmıştır. Veteriner hekimlikte de kullanılır. Stanozololun çoğunlukla durdurulmuştur ve yalnızca birkaç ülkede mevcuttur. İnsanlarda ağızdan veya hayvanlarda kas içine enjeksiyonla verilir.
Olaparib, erişkinlerde BRCA mutasyonlu ilerlemiş yumurtalık kanserinin idame tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. DNA onarımında yer alan bir enzim olan poli ADP riboz polimerazı (PARP) inhibe eden bir PARP inhibitörüdür. Bazı yumurtalık, meme ve prostat kanserlerini içeren kalıtsal BRCA1 veya BRCA2 mutasyonları olan kişilerde kanserlere karşı etkilidir.
Lonafarnib, Hutchinson-Gilford progeria sendromuna bağlı ölüm riskini azaltmak ve bir yaş ve üzerindeki kişilerde belirli işleme eksikliği olan progeroid laminopatilerin tedavisi için kullanılan bir ilaçtır.
H5N1 aşısı, influenza A virüsü alt tipi H5N1'e karşı bağışıklık sağlamayı amaçlayan bir influenza aşısıdır.
Fosdenopterin, molibden kofaktör eksikliği tip A olarak bilinen nadir bir genetik hastalığa bağlı ölüm riskini azaltmak için kullanılan bir ilaçtır.