
Vincent Willem van Gogh, Hollandalı ard izlenimci ressamdır. Batı dünyası sanat tarihinin en tanınmış ve en etkili şahsiyetlerinden biridir. On yıldan biraz fazla bir süre içinde aralarında 860 yağlı boya tablonun da olduğu 2.100 kadar resim ve çizim çalışması üretti ve bunların çoğu yaşamının son iki yılında yapıldı. Bunların arasında manzaralar, natürmortlar, portreler ve otoportreler bulunmaktadır ve modern sanatın temelleri sayılan cüretkâr renkler ile canlı, fevrî ve ifade dolu fırça darbeleriyle ayırt edilirler. 37 yaşında yıllardır süren psikolojik rahatsızlığı ve yoksulluğun ardından trajik bir biçimde kimilerine göre intihar, kimilerine göre bir cinayet sebebiyle silahla yaralandıktan otuz saat sonra hayata veda etti.

Van Gogh Müzesi, Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da bulunan, Hollandalı ressam Vincent van Gogh'un çalışmalarının sergilendiği müzedir. Müze dünyada Van Gogh'un resim ve çizimlerinin sergilendiği en büyük müzedir. Müzeyi 2014 yılında 1.6 milyon kişi ziyaret etmiştir. Müze ulusal bir müze özelliği taşımaktadır.

Ressam Vincent van Gogh'un kronolojisi mümkün olduğunca yazdığı mektuplar temel alınarak oluşturulmuştur. Ancak kronolojiyi tamamlamak ek kaynaklardan yararlanarak mümkün olmuştur. Ressamın mektuplarının çoğu tarihsizdir ve yalnızca 1973'te Jan Hulsker tarafından yeterli bir tarihlendirme yapılmış, bu çalışma Ronald Pickvance tarafından gözden geçirilmiş ve diğer yazarlar tarafından da kısmen düzeltilmiştir. Kronoloji içinde yer alan ilgili tarihlerin bir kısmı da kardeşi Theo'nun, amcası Cent'in, arkadaşları Émile Bernard ile Paul Gauguin ve diğerlerinin biyografilerinden alınmıştır.

Vincent van Gogh'un Mektupları günümüze kadar gelebilmiş ve Vincent van Gogh'un yazdığı (820) ve ona yazılmış olan (83) 903 mektupluk bir koleksiyondur. Bu mektupların 650'den fazlası Vincent tarafından kardeşi Theo'ya yazılmıştır. Koleksiyonda ayrıca van Gogh'un kız kardeşi Wil ve diğer akrabalarına yazdıklarının yanı sıra Paul Gauguin, Anthon van Rappard ve Émile Bernard gibi ressamlara da yazılmış olan mektuplar da yer alır.

Vincent van Gogh'un sağlığı üzerine varılmış bir görüş birliği yoktur. 1890 yılında ölümü genel olarak intihar kabul edilmiştir. Hangi rahatsızlıklardan ya da hastalıklardan muzdarip olduğu konusunda çeşitli varsayımlar bulunmaktadır. Bu varsayımların arasında epilepsi, bipolar bozukluk, güneş çarpması, akut intermitant porfiria, kurşun zehirlenmesi ve Ménière hastalığı da bulunmaktadır.

Van Gogh'un resimlerinde ailesi, Vincent van Gogh'un aile üyelerini resmettiği ya da onlar için yaptığı bir grup eseridir. Vincent 1881 yılında kendisi ile aynı ada sahip olan büyükbabasının ve kız kardeşi Wil'in portrelerini çizmiştir. Nuenen'de yaşarken, babasının 1885'te ölümünün sonrasında, onun anısına İncilli Natürmort tablosunu yapmıştır. Ayrıca 1884 ila 1885 yılları arasında yaptığı, ailesinin yaşadığı papaz evi, bahçesi ve kiliseyi konu alan çok sayıda resmi ve çizimi bulunur. Arles'te kariyerinin doruğunda iken annesinin portresini, annesi ve kız kardeşinin resmini ve kız kardeşi Wil olduğu sanılan Roman Okuyucu tablolarını yapmıştır.

Köylü karakter çalışmaları Vincent van Gogh tarafından 1881 ile 1885 yılları arasında yapılmış bir dizi resimdir.

Vincent van Gogh'un otoportreleri yaptığı resimler içinde önemli bir kısmı oluşturmaktadır. Otoportreleri yaparken muhtemelen ayna kullanan ressamın yüzü aynada göründüğü gibi resmedilmiştir, yani resimdeki yüzünün sağı aslında yüzünün soludur.

Vincent van Gogh, izlenimcilik akımının yayıldığı zamanlarda yaşamıştır. Fotoğrafın ortaya çıkmasından sonra ressamlar artık fiziksel formları taklit etmek yerine resmettikleri kişiler, mekânlar ve nesnelerin ardındaki duygu ve düşünceleri aktarma yoluna girmişlerdir. İzlenimci ressamlar buna kuvvetli fırça darbeleri kullanarak, bazı renk tonlarını vurgulayarak ve ışıklandırmaya dikkat ederek ulaşmaya çalışmışlardı. Vincent van Gogh, bu ideolojiyi resimlerinde kullandığı özne ve nesnelerle olan ilişkisini ve onlara karşı duyduğu hisleri tasvir edebilmek için kullandı. Van Gogh’un yaptığı portreler, ressamın portresini yaptığı kişilerle olan ilişkilerini ve bu öznelerin iç özelliklerini yansıtmak için renk ve fırça darbelerinin kullanımına odaklanır.

Van Gogh, 1991 yapımı Fransız filmi. Yönetmenliğini Maurice Pialat'ın yaptığı filmin konusu Hollandalı izlenimci ressam Vincent van Gogh'un trenle yaptığı bir seyahatte gittiği bir köyde başlar. Van Gogh bu burada köyün doktorunu ziyaret eder. Sanata müthiş derece önem ve değer veren Dr. Gachet van Gogh'u evine davet eder. Teklifi geri çevirmeyerek kabul eden van Gogh sıra dışı olayların içinde kendisini bulur. Doktorun oldukça güzel olan kızı ressamın ilgisini çeker ve eserlerinde model olarak kullanılır. Sonrasında ise aralarında özel bir ilişki başlar. Yönetmen Maurice Pialat genel anlamda van Gogh'un yaşamının son üç ayını bu filmde ele almıştır.

Van Gogh'un Sandalyesi, Vincent van Gogh'un 1888 yılında yaptığı bir tablodur. Şu anda Londra'da, National Gallery'de bulunmaktadır. Tabloda sandalyenin üzerinde bir pipo ve bir torba pipo tütünü görülmektedir.

Sarı Ev, diğer adıyla Cadde, 1888 yılında 19. yüzyılda yaşamış Hollandalı ard-İzlenimci ressam Vincent van Gogh tarafından yapılmış bir suluboya tablosudur.

Kulübeler, Vincent van Gogh tarafından 1883 ile 1885 yılları arasında yapılmış bir dizi resim. Van Gogh, Köylü karakter çalışmaları ile aynı süre içerisinde bu resimleri yapmıştır.

Geceleyin Beyaz Ev, ölümünden sadece altı hafta önce Vincent van Gogh tarafından Auvers-sur-Oise'nin küçük kasabasında 16 Haziran 1890 tarihinde tuval üzerine yağlı boya olarak yaptığı resim. St. Petersburg'daki Ermitaj Müzesi'nde sergilenmektedir.

Loving Vincent, yönetmenliğini Dorota Kobiela ve Hugh Welchman'ın birlikte yaptığı 2017 çıkışlı Polonya ve Birleşik Krallık ortak yapımı biyografik animasyon film. Film, ressam Vincent van Gogh'un yaşamı ve özellikle de ölümüne zemin hazırlayan şartları konu edinmektedir. Film, Polish Film Institute ve kısmen de Kickstarter kampanyası ile finanse edilmiştir.

Auberge Ravoux, Fransa'nın Auvers-sur-Oise köyünün göbeğinde yer alan tarihi öneme sahip bir abidedir. Hollandalı ressam Vincent van Gogh, hayatının son 70 günü Auberge'de bir pansiyoner olarak geçirdiği için Van Gogh Evi olarak bilinir. Van Gogh, 27 Temmuz 1890'da göğsüne ateş etmeden ve iki gün sonra 29 Temmuz 1890'da ölmeden önce Auvers'deki kaldığı süre boyunca 80'den fazla resim ve 64 skeç çizdi. Auberge sonradan restore edildi ve günümüzde bir müze ve turistik cazibe olarak kullanılmaktadır. Van Gogh'un yaşadığı ve öldüğü oda restore edilmiş ve halk tarafından ziyaret edilebilmektedir.

Agaçlar ve Çalılıklar Vincent van Gogh'un 1887'den 1890'a kadar Paris, Saint-Rémy ve Auvers'da yaptığı tabloların konusudur. Van Gogh, birçok çalı resmi yapmıştır. "Sous-bois" adı verilen bu tür, Barbizon ekolü ve İzlenimciler tarafından ön plana çıkarılmıştır. Bu serideki eserler orman veya bahçe iç mekanlarındaki renk ve ışık tonlarını başarılı bir şekilde kullanmaktadır. Van Gogh, 1890 yılında Brüksel'deki Les XX sergisi için Saint-Rémy resimlerinden Ivy'i (F609) seçti.

Sien, Vincent van Gogh'un Hollanda'da yaşarken aynı adlı metresinin çizimlerinden oluşan seridir. Sanatçının bu serisindeki Keder adlı çalışması çizim yapmayı öğrenirken geçirdiği döneminin en önemli eserlerinden biridir.

Theodoor van Gogh, Hollandalı film yönetmeni, yapımcısı, senarist, yazar ve gazeteci.

Nuenen Reform Kilisesi'nden Çıkan Cemaat, 1884'ün başlarında yapılmış ve 1885'in sonlarında düzenlenmiş bir erken dönem Vincent van Gogh tablosudur. Amsterdam'daki Van Gogh Müzesi'nde sergilenmektedir.