
Güneş Sistemi, Güneş'in kütleçekim kuvvetiyle yörüngede tutulan ve çeşitli gök cisimlerinden oluşmuş bir sistemdir. Güneş ve 8 gezegen ile onların doğruluğu onaylanmış 150 uydusu, 5 cüce gezegen ile onların bilinen toplam 8 uydusu ve milyarlarca küçük gök cisminden oluşur. Küçük cisimler kategorisine asteroitler, Kuiper Kuşağı cisimleri, kuyruklu yıldızlar, gök taşları ve gezegenler arası toz girer.

Asteroit,, iç Güneş Sistemi'nde yörüngede dönen ve meteoroitlerden daha büyük, fakat cüce gezegenlerden daha küçük olan bir küçük güneş sistemi cismidir. Atmosferi olmayan metalik veya kayalık cisimlerdir. Asteroitlerin boyutları ve şekilleri, cüce gezegenler de dahil olmak üzere önemli ölçüde farklılık gösterir.

Astrodinamikte, bir astronomik cismin yörünge eksantrikliği, başka cisim etrafındaki yörüngesinin mükemmel bir daireden ne kadar saptığını belirleyen boyutsuz bir parametredir.

Ceres, Güneş'e en yakın cüce gezegen ve Mars ile Jüpiter arasında yer alan ana asteroit kuşağındaki en büyük gök cismidir.

Eros, geçici belirtmesi 1898 DQ, Amor grubunun silikatlardan oluşmuş bir asteroitidir. Uzun bir şekle ve yaklaşık 16,8 kilometre ortalama çapa sahip ilk keşfedilen ve ikinci en büyük Dünya'ya yakın cisimdir. NEAR Shoemaker uzay sondası tarafından 1998'de ziyaret edilerek, asteroit etrafındaki yörüngeden incelenen ilk asteroit oldu.

Asteroit kuşağı, Güneş Sistemi'nde Güneş merkezli ve kabaca Jüpiter ile Mars gezegenlerinin yörüngeleri arasındaki uzayı kaplayan torus şeklinde bir bölgedir. Bu bölgede asteroit veya küçük gezegen olarak adlandırılan çok sayıda katı ve düzensiz şekillerde gök cisimleri bulunur. Tanımlanan nesneler çok farklı boyutlarda olabilir, fakat gezegenlerden çok daha küçüklerdir ve birbirlerinden ortalama olarak bir milyon kilometre uzaklıklarda bulunurlar. Bu asteroit kuşağı, Güneş Sistemi'ndeki diğer asteroit popülasyonlarından ayırt edilebilmesi için ana asteroit kuşağı veya ana kuşak olarak da adlandırılır.

Ariel, Uranüs' ün uydularından biridir. 24 Ekim 1851' de William Lassel tarafından Uranüs'ün diğer bir uydusu olan Umbriel ile birlikte keşfedilmiştir.

Truvalı veya truva asteroidi, astronomide daha büyük bir cismin yörüngesini paylaşan, ana cismin yaklaşık 60° ilerisinde veya gerisinde bulunan L4 ve L5 Lagrange noktalarından birinin yakınında kararlı bir yörüngede kalan küçük boyutlu bir gök cismidir (çoğunlukla asteroitler). Truva cisimleri gezegenlerin ya da büyük uyduların yörüngelerini paylaşabilirler.

10 Hygiea, Güneş Sistemindeki Asteroit kuşağında bulunan, hacim ve kütle bakımından dördüncü en büyük gök cismidir. Çapı 350–500 km arasında değişir ve kütlesi asteroit kuşağının toplam kütlesinin % 2,9'unu oluşturur. Karbonlu yüzeye sahip koyu C-tipi asteroitler sınıfının en büyüğüdür.

Proteus ya da Neptün VIII, ikinci büyük Neptün ay'ı ya da Neptün'ün en büyük iç uydusu olarak da bilinir. 1989'da Voyager 2 uzay aracı tarafından keşfedilen Proteus, adını Yunan mitolojisindeki şekil değiştiren deniz tanrısından almıştır.

2 Pallas, yörüngesi Güneş sisteminde asteroit kuşağında, bulunan büyük bir asteroitdir. Wilhelm Herschel tarafında esasları konulan asteroit tanımına göre ikinci olarak keşfedildiği için "2 Pallas" olarak da bilinir. Adı antik Yunan tanrıçalarından Athena'nın unvanı olan Pallas'tan almıştır.

3 Juno, Güneş sisteminde asteroit kuşağında bulunan büyük bir asteroittir. Küçük gezegen tanımına göre 3. olarak keşfedildiği için "3 Juno" olarak da bilinir. Adını Antik Roma tanrıçalarından Juno'dan almıştır.

İkarus Güneş sisteminde değışik yörüngesiyle dikkati çeken bir asteroittir. 27 Haziran 1949 tarihinde Amerika'da çalışan Alman astronom Walter Baade tarafından keşfedilmiştir. Çapı 1.4 kilometredir. Asteroitlerin büyük bölümü Jüpiter ile Mars arasında dönerken, İkarus dış merkezliği yüksek yörüngesi sebebiyle Güneş'e bütün gezegenlerden daha fazla yaklaşır. Güneş'e en yakin olduğu noktada uzaklığı 28.5 milyon kilometredir ki, bu uzaklik Dünya Güneş uzaklığının beşte birinden azdır. Ancak gün öte noktasi Dünya Güneş uzaklıgından daha fazla olduğu için Günes çevresindeki dönüşünü 1.12 yılda tamamlar.

Uluslararası Astronomi Birliği'ne (IAU) göre küçük gezegen, Güneş'in etrafında doğrudan yörüngede dönen ve ne gezegen ne de kuyruklu yıldız olarak sınıflandırılmayan bir gök cismidir. IAU, 2006 yılından önce resmen küçük gezegen terimini kullanmaktaydı, fakat o yıl yapılan toplantıda küçük gezegenler ve kuyruklu yıldızlar; cüce gezegenler ve Küçük Güneş Sistemi Cisimleri (SSSB) olarak yeniden sınıflandırıldı.

1036 Ganymed Güneş Sistemindeki yüzbinlerce asteroitten biridir. Büyük bir asteroit değildir. Ancak yörüngesi Dünya'ya yakın olan Amor tipi asteroitlerden biridir ve bu asteroitler içerisinde en büyük olanıdır. Adının önündeki 1036 sayısı keşif sırasının 1036 olduğunu ifade eder. 23 Ekim 1924 tarihinde Alman astronom Walter Baade tarafından keşfedilmiştir. Adı Ganymed ise Yunan mitolojisinden alınan bir addır. Ganymede mitolojide en güzel ölümlü olarak bilinir. Jüpiter gezegeninin en büyük uydusuna da aynı mitolojik ad verildiğinden, karışıklık olmaması için Jupiter'in uydusu Ganymede olarak, asteroit ise bir harf eksiği ile Ganymed olarak bilinir.

Nerthus Güneş Sistemi içerisinde bulunan bir küçük gezegendir, ismini Cermen Mitolojisinde yer alan tanrıça Nerthus'tan almıştır. 601 Nerthus, Güneş'in yörüngesinde, esas olarak Mars ve Jüpiter'in yörüngeleri arasında dönen büyük bir kaya olan bir asteroittir. Düzensiz şekilli olma eğilimindedirler, ancak Ceres asteroidinin küresel bir şekle sahip olduğu bilinmektedir, ancak Güneş'in etrafındaki yolunu temizlemediği için yalnızca bir cüce gezegendir.
Gözlemsel astronomide, bir Güneş Sistemi cisminin gözlem yayı, cismin yolunu izlemek için kullanılan en erken ve en son gözlemleri arasındaki süredir. Genellikle gün veya yıl olarak verilir. Terim çoğunlukla asteroitlerin ve kuyruklu yıldızların keşfi ve takibinde kullanılır. Yay uzunluğu, bir yörüngenin doğruluğu üzerinde en büyük etkiye sahiptir. Ara gözlemlerin sayısı ve aralığı daha az etkiye sahiptir.

Hera, 4,44 yıllık bir yörünge süresine sahip orta büyüklükte bir ana kuşak asteroitidir. Kanadalı-Amerikalı astronom James Craig Watson tarafından 7 eylül 1868'de keşfedilmiş ve adını Yunan mitolojisinde Olympos tanrılarının kraliçesi Hera'dan almıştır. Bu asteroit, silikat yüzey bileşimine sahip bir S-tipi asteroittir.

Euphrosyne çok genç bir asteroittir. En büyük asteroitlerden biridir. Kuzey Amerika'dan bulunan ilk asteroid olup, 1 Eylül 1854'te James Ferguson tarafından keşfedilmiştir. Adını Yunan mitolojisindeki Haritesler 'den biri olan Euphrosyne'den almıştır. 2019'da küçük bir yol arkadaşı keşfedildi. Bilinen en yuvarlak üçüncü asteroittir. Yuvarlaklığının, bir çarpışma ile bozularak yeniden birikmiş olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir ve hidrostatik dengeye yakın değildir.

Bamberga, asteroit kuşağında bulunan ve 25 Şubat 1892 tarihinde Johann Palisa tarafından Viyana'da keşfedilen bir asteroittir. Asteroit kuşağındaki en büyük 20 asteroitten biridir. Bir Dünya yakını cismi olan 433 Eros'tan farklı olarak, dürbünlü gözlemle kolaylıkla gözlemlenebilecek en uzak asteroittir. Bamberga'nın mutlak parlaklığı (7,12), asteroit kuşağında bulunan Vesta, Pallas, Ceres, Iris, Hebe, Juno, Melpomene, Eunomia ve Flora cisimlerinin ardından onuncu sıradadır. Yüksek eksantrikliği (0,341) nedeniyle ki Pluto'ya oranla %36 daha yüksektir, doğrudan karşı konumdan ölçüm yapılabilmesi halinde diğer asteroitlerden daha büyük boyutlarda olabileceği değerlendirilmektedir.