İçeriğe atla

20 Mayıs 1969 askerî müdahalesi

20 Mayıs 1969 askerî müdahalesi, Türkiye tarihinde 27 Mayıs Darbesi sonrası siyasi yasaklı olan eski Demokrat Partili Celal Bayar ve arkadaşlarının siyasi haklarının iadesi sürecinde ordu üst kademesi ve siyasiler arasında yaşanan kriz sonucu meydana gelmiştir.

Adalet Partisi hükûmetinin siyasi yasakları kaldıracak olan anayasa değişikliğinden vazgeçmesi ile yaşanan kriz sona ermiştir.

Arka plan

Türkiye'de çok partili demokratik rejim, 27 Mayıs 1960'taki bir askerî darbe ile önce kesintiye uğradı. Hazırlanan yeni anayasa ile ilk kez "kuvvetler ayrılığı" benimsendi, yargı bağımsızlığı anayasal güvence kazandı, yürütmenin yasamayı denetlemesini önlemek için kimi mekanizmalar geliştirildi. Çoğu insan tarafından hâlâ 'en demokratik anayasa' diye anılan 1961 darbe anayasası, getirdiği çok sayıda demokratik yeniliğin yanında bir de, darbe sonrası yargılanıp hapse mahkûm edilen eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar başta olmak üzere çok sayıda Demokrat Parti ileri geleni ve parlamenterine de siyaset yapma yasağı getiriyordu.

Darbe sonrası ilk seçimde, İsmet İnönü'nün liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti'nin devamı olmak üzere kurulan ve emekli general Ragıp Gümüşpala'nın başkanlığını yaptığı Adalet Partisi ile koalisyon kurdu. Bu koalisyonun yıkılmasından ve bu arada Süleyman Demirel'in AP Genel Başkanı olmasından sonra yapılan ilk genel seçim olan 1965 Türkiye genel seçimleri'nde AP oyların büyük çoğunluğunu alarak tek başına iktidar oldu. Yani bir anlamda darbeciler seçim sandığında yenilgiye uğramıştı.

Zaten 27 Mayıs'tan 1965'e kadar bol darbe teşebbüslü çok sıkıntılı bir dönem yaşanmış, ordu içinde ciddi cuntalaşmalar, gruplaşmalar olmuştu. 1965'te darbe lideri Cemal Gürsel'in hastalanarak Amerika'ya gitmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı'na Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay'ın 28 Mart 1966'da seçilmesi, Demirel'in bu yolla askeri kontrol altına almaya, demokrasiye yeni bir müdahale olmasını engellemeye çalışması olarak kabul edilebilir. Sunay'dan boşalan Genelkurmay Başkanlığı'na 15 Mart 1966'da Cemal Tural, 11 Mart 1969 tarihinde de Memduh Tağmaç getirildi.

218 İmzalı Teklif

1969 yılında yaklaşan seçimlerin de etkisiyle, artık hapisten çıkmış olan Celâl Bayar ve DP'lilerin siyasi haklarının iadesi tartışılmaya başlandı.

Mayıs ayında Meclis'e 218 imzalı bir anayasa değişikliği teklifi verildi ve siyasi hakların iadesi öngörüldü. 14 Mayıs 1969 tarihinde, uzun yıllardır kavgalı olan iki lider, İsmet İnönü ve Celâl Bayar buluştular ve barıştılar.

Zaten DP'lilere haklarının iadesini CHP de öngörüyor, hatta İsmet İnönü öncülük ediyordu. Aynı günlerde Ankara'daki Genelkurmay Karargâhı'nda çok farklı hazırlıklar yapılıyor, ordu Bayar ve arkadaşlarına siyasi haklarının iade edilmemesi için müdahale yapmayı düşünüyordu.

Anayasa değişikliği önerisi parlamentonun alt kanadı olan Büyük Millet Meclisinde kabul edilmiş, Senatonun onayına sunulmuştu. Senato da onaylarsa işlerlik kazanacak, 1969'un yaz sonu için planlanan seçime Bayar ve arkadaşları katılabilecekti.

Washington'a giden mesaj

Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın belgelerine göre 19 Mayıs 1969 akşamı Ankara'daki Merkezi Haberalma Örgütü CIA görevlisi Washington'a şu mesajı gönderdi:

1. Son birkaç gündeki çeşitli siyasi kişilerle yapılan görüşmelerin ve Türk Genelkurmayı'nın kararlılığının ardından, Türk ordusu 16 Mayıs akşamı, Celâl Bayar ve öteki kötülenen politikacıların siyasi haklarının iadesiyle ilgili yasal düzenleme konusunda son kararını verdi. Bu karar, eğer Senato 20 Mayıs günü yasayı kabul ederse, yönetime el koymak.

2. Türk Genelkurmayı, General Tağmaç'ın (Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç) imzasıyla bütün ordu, kolordu ve tümen komutanlıklarına gizli bir emir gönderdi ve kararı bildirdi. Ordu, 20/21 Mayıs gecesi harekete geçecek, ulusu da Türk radyosundan, muhtemelen normal bir haber bülteninde bilgilendirecek.

3. Aynı zamanda ordu, Başbakan Demirel dahil bütün siyasetçileri, bu kararından (Senato'dan geçerse el koyma) haberdar etti ve Senato'da tek tek senatörler üzerinde çalışmalara başladı. Türk Genelkurmayı'na CHP Senatörü Hıfzı Oğuz Bekata ve CHP Milletvekili Kemal Satır şimdiden kabulü için 3'te 2 çoğunluk gereken teklife ret oyu verecekleri konusunda güvence verdiler. Ordu çok sayıda sivil giyimli istihbarat elemanını senatörlerle görüşmeye gönderdi ve her çeşit siyasi ikna yöntemini kullanıyor. O yüzden Senato'da gerekli çoğunluğun yakın gelecekte bulunamayabileceği tahmin ediliyor. Ordu, Senato'nun bu değişiklik girişimini tamamen sona erdirmesini (reddetmesi?) ve kendilerinin harekete geçmek zorunda kalmamasını ümit ediyor. Eğer, şans eseri teklif geçerse, ordu da harekete geçecek. Uyarılar ve hazırlıklar hiç de blöf değil.

4. Şüphe yok ki ordu varolan durumdan ötürü fazlasıyla tahrik olmuş durumda. Öfkeleri öncelikle CHP Başkanı General İsmet İnönü'ye yönelik ve şaşırtıcı biçimde Başbakan Demirel bu yasa değişikliğini çok da kullanmıyor. Askeri darbe, büyük ihtimalle parlamentonun dağıtılması, Cevdet Sunay'ın yerinde bırakılması ve Demirel'in de bir geçici hükümetle ülkeyi seçime kadar götürmesiyle ilerleyecek. Uzun dönemli bir askeri yönetime ilişkin bir belirti yok ama muhtemelen yapılacak seçim kampanyası daha kısıtlı olacak. Ordu sadece 'kendilerinin' anayasasının değiştirilemeyeceği mesajını vermek istiyor.

5. Cumhurbaşkanı Sunay, Türk radyosundan yayımlanan 19 Mayıs mesajında 'Anayasayı değiştirmeye gerek yok' dedi. Bazı dedikodulara bakılacak olursa, Senato oylamasını engellemek için Sunay kendi otoritesini kullanıp parlamentoyu feshedebilir ve 60 günde seçim yapılması emri verebilir.

Belgede Türk Silahlı Kuvvetleri'nin müdahaleye 16 Mayıs günü karar verdiği söyleniyor. Aynı gün, Cumhurbaşkanı Sunay, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarıyla bir hayli uzun bir görüşme yapmıştı. Bu görüşme sonrası ordunun anayasa değişikliğini istemediği saklanamaz bir gerçek halini almış, gazetelere de yansımıştı. [1]

İsmet İnönü ve CHP tarafı

20 Mayıs'ta İsmet Paşa, Cumhurbaşkanı Sunay'a bir mektup yazdı. Mektupta,

Sayın Cumhurbaşkanı, CHP Genel Başkanı olarak ben ve partimin yetkili organları, siyasi hakların iadesi için Millet Meclisi'ne verilmiş bulunan 218 imzalı bir anayasa değişikliği teklifini destekleme kararı aldığımızdan beri, gerek Zatı Devletlerinin, gerek bazı yüksek komutanların uyarı ve ısrarlarına muhatap olmaktayız...

deniyordu. İsmet Paşa darbe tehdidine karşı duruyordu.

Süleyman Demirel ve AP tarafı

Demirel de aynı gün partisinin grup toplantısında bir konuşma yaptı ve "Asker muhtıra vermedi" dedi, sonra ekledi:

Seçimlere gidelim. Hem Meclis'in verdiği oylar boşa gitmez, hem de Senato'muz zedelenmez... Ordu, hükümete bir muhtıra vermemiştir. Biz bazı sıkıntılar içindeyiz...

Sonuç

Sonuç olarak birkaç gün sonra anayasa değişikliği teklifi Komisyona geri çekildi, sonra genel seçime gidildi. Süleyman Demirel Genel başkanlığındaki Adalet Partisi, 1969 Türkiye genel seçimleri'nde büyük başarı kazanarak yeniden tek başına iktidar oldu. Bayar ve arkadaşlarının 27 Mayıs darbesiyle kaybettikleri siyasi hakları 1970'lerin ortalarına kadar da iade edilmedi.

Demirel, Demokrat Parti yöneticilerinin affını kendisi için tehdit görüyor ancak tabanın bu yöndeki talebinin önünde duramıyordu. Askerin bu hareketlenmesini fırsat bilerek affın önüne geçti.[2] Ama partisinin 'sağ' kanadı, Demirel'in Bayar ve arkadaşlarını yarı yolda bırakmasını affetmedi. 1969 seçimlerinden bir süre sonra 19 Ekim 1970'te Meclis Başkanlığından ve Kasım 1970'te de Adalet Partisi'nden istifa eden Ferruh Bozbeyli ile 69 kurucu tarafından Demokratik Parti kuruldu.Fakat,1973 ve 1977 Genel Seçimlerindeki hezimetlerden sonra,12 Eylül Darbesinden kısa süre önce parti kendisini feshederek mallarını Kızılay'a bağışladı.

Dipnotlar

  1. ^ 17 Şubat 2008 tarihli Radika gazetesi 1969'da darbenin yanından dönülmüş başlıklı yazısı30 Mayıs 2009 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  2. ^ 14 Mart 2008 tarihli Sabah gazetesi Emre Aköz yazısı

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türkiye cumhurbaşkanları listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Türkiye cumhurbaşkanları listesi, Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı olarak görev yapmış kişileri içeren listedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na göre cumhurbaşkanı, devlet ve hükûmet başkanıdır ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) adına Türk Silahlı Kuvvetleri'nin başkomutanlığını temsil eder. Cumhurbaşkanı, beş yıllığına görev yapar. Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir. Günümüzde cumhurbaşkanı; kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış ve milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından doğrudan halk tarafından seçilmektedir. Cumhurbaşkanının hastalık, yurt dışına çıkma, ölüm, çekilme veya başka bir nedenle görevini sürdürememesi durumunda, yenisi seçilene kadar en yaşlı cumhurbaşkanı yardımcısı makama vekâlet eder.

<span class="mw-page-title-main">Celâl Bayar</span> 3. Türkiye cumhurbaşkanı (1950–1960)

Mahmut Celalettin Bayar, Türk ekonomist, siyasetçi ve eski cumhurbaşkanı. Çağdaş Türkiye'nin siyasi yaşamının çeşitli dönemlerinde önemli roller oynamış olan Bayar, Meclis-i Mebusan üyesi, cumhuriyet döneminde iktisat vekili, Mustafa Kemal Atatürk'ün son başbakanı ve 1950-1960 arasında Türkiye'nin üçüncü ve asker kökenli olmayan ilk cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.

<span class="mw-page-title-main">Süleyman Demirel</span> 9. Türkiye cumhurbaşkanı (1993–2000)

Süleyman Sami Demirel, 1993-2000 yılları arasında Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı olarak görev yapan Türk mühendis, siyasetçi ve devlet adamı.

<span class="mw-page-title-main">Cevdet Sunay</span> 5. Türkiye cumhurbaşkanı (1966–1973)

Ahmet Cevdet Sunay, Türk asker ve devlet adamı. Türkiye'nin 5. Cumhurbaşkanı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin 12. Genelkurmay Başkanıdır.

<span class="mw-page-title-main">12 Mart Muhtırası</span> 1971 yılında III. Demirel Hükûmetini istifaya zorlayan askerî uyarı

12 Mart Muhtırası, 12 Mart 1971 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri Komuta Kademesinin; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur imzasıyla Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'a bir muhtıra vererek 32. Türkiye Hükûmetini istifaya zorladığı askerî müdahaledir.

<span class="mw-page-title-main">Demokrat Parti (1946)</span> Türkiyede bir siyasi parti (1946–1960)

Demokrat Parti, 7 Ocak 1946'da kurulan, kurulduğu yıl yapılan seçimlerde azınlıkta kalıp 4 yıl sonra yapılan seçimlerde 27 yıllık tek parti dönemini sona erdiren Türk siyasi partisi olarak bilinir. Sırasıyla 1950, 1954 ve 1957 seçimlerini kazanmış ve 10 yıl boyunca iktidar olmuştur. Demokrat Parti, 27 Mayıs 1960 askeri darbesi ile iktidardan düşürülmüş ve 29 Eylül 1960'ta kapatılmıştır. Demokrat Parti'nin kısaltması DP olarak yazılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Doğru Yol Partisi</span> Türkiyede bir siyasi parti (1983–2007)

Doğru Yol Partisi, Demokrat Parti (DP) ve Adalet Partisi (AP)'nin siyasi mirasçısı olduğu kabul edilen eski siyasal parti. 1983 yılında, 12 Eylül Darbesi'nde kapatılan Adalet Partisi'nin devamı olarak kurulan DYP, 2007 yılında adının değiştirilmesiyle Demokrat Parti adı altında yeniden yapılanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Ortanın solu</span> CHPnin merkez solda konumlanmasını ve sosyal demokratlaşmasını ifade eden tabir

Ortanın solu, CHP'nin politik yelpazede merkez solda konumlandırılmasını ve CHP'nin sosyal demokratlaşma dönemini ifade eder. En başta "ortanın solu" söylemi, İsmet İnönü'nün Kemalizm'i siyasi yelpazede merkez sola koymasıyla başlamış, sonrasında Bülent Ecevit ile beraber Kemalizm ile sosyal demokrasinin kaynaşmasıyla devam etmiştir.

Adalet Partisi, hem 1961-1981 yılları arası hem de iki darbe arasında faaliyet yürütmüş liberal muhafazakâr olarak tanımlanan eski bir Türk siyasi partidir.

<span class="mw-page-title-main">Demokratik Parti (Türkiye)</span> Türkiyede eski bir siyasi parti

Demokratik Parti, 1970-1980 yılları arasında faaliyet göstermiş Türk siyasi partisi. Demokrat Parti'nin gerçek siyasal mirasçısı olma iddiasıyla ortaya çıktı. Celâl Bayar'ın desteğiyle 1973 seçimlerinde başarı sağlayan parti, 1975 yılında çözülmeye başladı. 1977 seçimleri ile birlikte siyasi arenadaki gücünü kaybettiyse de 1978 yılında Bülent Ecevit başkanlığında kurulan 42. Türkiye Hükûmetinde yerini aldı.

<span class="mw-page-title-main">1950 Türkiye genel seçimleri</span> TBMM 9. dönem milletvekillerini belirleyen seçim

1950 Türkiye genel seçimleri, 14 Mayıs 1950 tarihinde düzenlenen ve TBMM 9. dönem milletvekillerinin belirlendiği seçim. "Gizli oy, açık tasnif" yönteminin ilk kez uygulandığı 1950 seçimleri, Türkiye tarihinin ilk demokratik seçimi olarak kabul edilir. 1946 genel seçimlerinden sonra, Cumhuriyet tarihinde tek dereceli olarak düzenlenen ve birden fazla partinin katıldığı ikinci milletvekilliği genel seçimidir.

<span class="mw-page-title-main">1965 Türkiye genel seçimleri</span> TBMM 13. dönem milletvekillerini belirleyen seçim

1965 Türkiye genel seçimleri, 10 Ekim 1965 tarihinde yapılan bu genel seçimler ile TBMM 13. dönem milletvekilleri seçildi. İlk kez Millî bakiye sisteminin uygulandığı bu seçimlerde, Türkiye tarihinde ilk defa bir sosyalist parti olan Türkiye İşçi Partisi milletvekili çıkararak meclise girdi.

<span class="mw-page-title-main">1973 Türkiye genel seçimleri</span> TBMM 15. dönem milletvekillerini belirleyen seçim

1973 Türkiye genel seçimleri, 14 Ekim 1973 tarihinde TBMM 15. dönem milletvekillerini belirlemek için yapılan genel seçimlerdir.

<span class="mw-page-title-main">1983 Türkiye genel seçimleri</span> TBMM 17. dönem milletvekillerini belirleyen seçim

1983 Türkiye genel seçimleri, 12 Eylül Darbesinin ardından yapılan ilk genel seçimdir. Bu genel seçim ile TBMM 17. dönem milletvekilleri seçildi. Seçimlere Millî Güvenlik Konseyi'nin izin verdiği üç parti katıldı.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de çok partili dönem</span> Türkiyede 1945 yılından beri devam eden siyasi dönem

Türkiye'de çok partili dönem, 1945 yılında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) dışında ikinci bir partinin -Nuri Demirağ liderliğindeki Millî Kalkınma Partisi (MKP)- kurularak 1946 genel seçimlerine çok partili sistemle gidilmesi ile başlamıştır. Cumhuriyet'te çok partili hayat bundan önce Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası ile başlamış lakin bu partilerin ömürleri çok kısa olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye siyasi tarihi</span> Türkiye Cumhuriyeti siyasetine genel bakış

Türkiye siyasi tarihi, Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk ulus devletini ihdas etmesine giden yolda bir evre olan Türk Kurtuluş Savaşı ile başlar.

<span class="mw-page-title-main">Cumhuriyet Halk Partisi</span> Türkiyede bir siyasi parti

Cumhuriyet Halk Partisi, 9 Eylül 1923 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kurulan ve Türkiye'de faaliyet gösteren bir siyasi partidir. Parti tüzüğüne göre resmî kısaltması "CHP" şeklindedir. Simgesi Altı Ok'tur. TBMM'de 128 milletvekili ile ana muhalefeti temsil eden partidir. Genel başkanı Özgür Özel'dir.

<span class="mw-page-title-main">Yeni Türkiye Partisi (1961)</span> Türkiyede bir siyasi parti (1961–1973)

Yeni Türkiye Partisi (YTP), 1961 ile 1973 arasında Türkiye'de faaliyet göstermiş siyasi parti.

9 Mart 1971 darbe teşebbüsü, Türkiye tarihinde başarılı olamamış ve emir-komuta zinciri dışında gelişmiş bir askeri darbe teşebbüsüdür.

1973 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimi, 13 Mart-6 Nisan 1973 tarihleri arasında 15 tur olarak yapıldı. 15. turda 635 milletvekilinin 557'si oylamaya katıldı ve Cumhuriyet Senatörü Fahri Korutürk, 365 oyla Cumhurbaşkanlığa seçildi.