İçeriğe atla

20 Massalia

20 Massalia, İtalyan gök bilimci Annibale de Gasparis tarafından 19 Eylül 1852'de Napoli'de keşfedilmiş 145 kilometre çapındaki taş asteroittir. Asteroit kuşağının iç bölgesinde yer alır.[1][2]

Kaynakça

  1. ^ "JPL Small-Body Database Browser". nasa.gov. 22 Ocak 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ocak 2020. 
  2. ^ "Elements and Ephemeris for (20) Massalia". harvard.edu. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ocak 2020. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Güneş Sistemi</span> Güneş ve Güneş merkezli astronomik cisimler

Güneş Sistemi, Güneş'in kütleçekim kuvvetiyle yörüngede tutulan ve çeşitli gök cisimlerinden oluşmuş bir sistemdir. Güneş ve 8 gezegen ile onların doğruluğu onaylanmış 150 uydusu, 5 cüce gezegen ile onların bilinen toplam 8 uydusu ve milyarlarca küçük gök cisminden oluşur. Küçük cisimler kategorisine asteroitler, Kuiper Kuşağı cisimleri, kuyruklu yıldızlar, gök taşları ve gezegenler arası toz girer.

<span class="mw-page-title-main">Asteroit</span> yörüngeleri çoğunlukla Mars ile Jüpiter gezegenleri arasında kalan gökcisimleri

Asteroit,, iç Güneş Sistemi'nde yörüngede dönen ve meteoroitlerden daha büyük, fakat cüce gezegenlerden daha küçük olan bir küçük güneş sistemi cismidir. Atmosferi olmayan metalik veya kayalık cisimlerdir. Asteroitlerin boyutları ve şekilleri, cüce gezegenler de dahil olmak üzere önemli ölçüde farklılık gösterir.

<span class="mw-page-title-main">Ceres (cüce gezegen)</span> Güneşe en yakın aynı zamanda en küçük cüce gezegen

Ceres, Güneş'e en yakın cüce gezegen ve Mars ile Jüpiter arasında yer alan ana asteroit kuşağındaki en büyük gök cismidir.

<span class="mw-page-title-main">Asteroit kuşağı</span>

Asteroit kuşağı, Güneş Sistemi'nde Güneş merkezli ve kabaca Jüpiter ile Mars gezegenlerinin yörüngeleri arasındaki uzayı kaplayan torus şeklinde bir bölgedir. Bu bölgede asteroit veya küçük gezegen olarak adlandırılan çok sayıda katı ve düzensiz şekillerde gök cisimleri bulunur. Tanımlanan nesneler çok farklı boyutlarda olabilir, fakat gezegenlerden çok daha küçüklerdir ve birbirlerinden ortalama olarak bir milyon kilometre uzaklıklarda bulunurlar. Bu asteroit kuşağı, Güneş Sistemi'ndeki diğer asteroit popülasyonlarından ayırt edilebilmesi için ana asteroit kuşağı veya ana kuşak olarak da adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Vesta (asteroit)</span> Asteroit

4 Vesta Asteroit Kuşağı'nın ikinci büyük gök cismidir. Ortalama çapı yaklaşık 530 km ve tahminî kütlesi Asteroit Kuşağı'nın toplam kütlesinin yaklaşık 9%'udur. Vesta en parlak asteroitdir ve Güneş'ten en uzak olduğu nokta Ceres'in Güneş'e en yakın olan uzaklığından çok az fazladır. Vesta Alman gök bilimci Heinrich Wilhelm Olbers tarafından 29 Mart 1807'de keşfedilmiştir. Asteroidin adını tanınmış matematikçi Carl Friedrich Gauss Roma bâkire ev ve aile tanrıçası Vesta'ya ithafen vermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Hadeen</span> Dünyanın 4,6 milyar yıl önce oluşumuyla başlayan jeolojik zamandaki ilk üst zaman

Hadeen, yeryüzünün oluşum sürecindeki ilk jeolojik zamandır. Yaklaşık 4,567 milyar yıl önce yeryüzünün oluşumuyla başlayıp, farklı görüşler ileri sürülmekle birlikte, Uluslararası Stratigrafi Komisyonu (ICS) tarafından 4 milyar yıl önce sona erdiği kabul edilir. Yeryüzünün yeni yeni oluşmaya başladığı bu dönemde gezegen yüksek volkanizma nedeniyle çok sıcaktır ve yüzey kısmen eriyik durumdadır. Ayrıca diğer gök nesneleriyle çarpışmalar devam etmektedir. Hadeen'den sonra Kambriyen öncesinin (Prekambriyen) ikinci zamanı olan Arkeen başlar.

<span class="mw-page-title-main">Dünya'ya yakın cisim</span>

Dünya'ya Yakın Cisimler, yörüngeleri günberi noktasında Dünya'ya 1,3 Astronomik Birim (AB) mesafeden daha yakın olup Dünya'nın çok yakınına gelen gök cisimleridirler. Bunlar birkaç bin Dünya'ya Yakın Asteroit (DYA), Dünya'ya Yakın Kuyruklu yıldız (DYK), bir miktar Güneş etrâfında dolanan uzay aracı ve uzayda Dünya'yla çarpışmadan tâkip edilebilecek büyüklükte meteoritlerden oluşurlar. Makbul olan görüşe göre DYC'lerin geçmişte Dünya'yla çarpışmalarının gezegenimizin jeolojik ve biyolojik târihinde kayda değer rolü olduğu merkezindedir. Dünya'mıza getireceği tehlikelerin farkına varılmasıyla 1980'lerden beri gittikçe artan ilgiyle bu cisimler izlenmişler, gelebilecek tehlikeleri aktif olarak azaltmak için çözümler aranmaya başlamışlardır.

Resmi olarak küçük gezegen adlandırması, bir küçük gezegene nihai biçiminde verilen bir sayı-isim kombinasyonudur. Bu tür bir adlandırma, her zaman yeterince güvenilir bir yörünge belirlendikten sonra bir cisme atanan öncü numarayı içerir. Resmi adlandırma, ilk gözlemlendiğinde otomatik olarak atanan geçici adlandırmaya dayanır. Daha sonra, resmi adlandırmanın geçici kısmı bir isim ile değiştirilebilir. Hem resmi hem de geçici adlandırmalar, Uluslararası Astronomi Birliği'nin (IAU) bir şubesi olan Küçük Gezegen Merkezi (MPC) tarafından denetlenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">243 Ida</span> Asteroit

243 Ida, asteroit kuşağında Koronis ailesinden bir asteroittir, 29 Eylül 1884 tarihinde Avusturyalı astronom Johann Palisa tarafından keşfedildi. Daha sonraki teleskobik araştırmalar sonucunda Ida S-tipi asteroit olarak kategorilendirilmiştir. 28 Ağustos 1993 tarihinde Jüpiter'e gitmekte olan Galileo uzay aracı Ida'nın fotoğraflarını çekmiştir. Bu, bir uzay aracı tarafından ziyaret edilen ikinci asteroittir ve doğal bir uyduya sahip olduğu tespit edilen ilk asteroittir. Adını Yunan mitolojisindeki bir su perisinden almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Hayabusa 2</span>

Hayabusa2 , Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) tarafından yürütülen asteroit numunesi toplama görevidir. Haziran 2010'da ilk kez asteroit numuneleri toplayan Hayabusa görevinin ardılıdır. Hayabusa2, 3 Aralık 2014'te fırlatıldı ve 27 Haziran 2018'de Dünya'ya yakın asteroit 162173 Ryugu ile uzay buluşmasını gerçekleştirdi. Asteroidi bir buçuk yıl boyunca araştırdı ve numuneler topladı. Kasım 2019'da asteroitten ayrıldı ve 5 Aralık 2020 UTC'de numuneleri Dünya'ya geri getirdi. Görevi, hızla dönen küçük asteroit 1998 KY26 ile buluşacağı en az 2031 yılına kadar uzatıldı.

Annibale de Gasparis, İtalyan astronomdur. University of Naples Federico II'da mühendislik fakültesini bitiren Annibale de Gasparis, 16 Psyche, 10 Hygiea, 20 Massalia, 15 Eunomia, 24 Themis, 11 Parthenope, 63 Ausonia, 13 Egeria ve 83 Beatrix asteroitlerini keşfetmiştir.

15 Eunomia, Annibale de Gasparis tarafından 29 Temmuz 1851'de Napoli'de keşfedilen taşlı asteroittir. Taşlı asteroitlerin en büyüğüdür. En büyük Eunomiyen asteroididir ve tüm asteroit kuşağı kütlesinin %1'i kütlesinde olduğu tahmin edilmektedir.

Uluslararası Astronomi Birliği tarafından kullanılan Türkçe kişi ve yer isimleri aşağıdadır:

<span class="mw-page-title-main">Küçük gezegen</span>

Uluslararası Astronomi Birliği'ne (IAU) göre küçük gezegen, Güneş'in etrafında doğrudan yörüngede dönen ve ne gezegen ne de kuyruklu yıldız olarak sınıflandırılmayan bir gök cismidir. IAU, 2006 yılından önce resmen küçük gezegen terimini kullanmaktaydı, fakat o yıl yapılan toplantıda küçük gezegenler ve kuyruklu yıldızlar; cüce gezegenler ve Küçük Güneş Sistemi Cisimleri (SSSB) olarak yeniden sınıflandırıldı.

<i>Deep Space 1</i>

Deep Space 1 (DS1), bir asteroit ve bir kuyruklu yıldızın yakınından uçuş gerçekleştiren NASA'nın teknoloji kanıtlama amaçlı bir uzay aracıydı. Gelişmiş teknolojileri test etmek için tahsis edilmiş Yeni Binyıl Programı'nın bir parçasıydı.

<span class="mw-page-title-main">Aktif asteroit</span>

Aktif asteroitler, asteroit benzeri yörüngelere sahiptir ancak kuyruklu yıldız benzeri görsel özellikler gösteren küçük Güneş Sistemi cisimleridir. Yani, koma, kuyruk veya kütle kaybının diğer görsel kanıtlarını gösterirler, ancak yörüngeleri Jüpiter'in yörüngesi içinde kalır. Bu cisimler ilk olarak 2006 yılında astronomlar David Jewitt ve Henry Hsieh tarafından ana kuşak kuyruklu yıldızları (MBC'ler) olarak adlandırılmıştı, ancak bu isim onların bir kuyruklu yıldız gibi zorunlu olarak buzlu olduklarını ve yalnızca ana kuşakta var olduklarını, oysa artan nüfus Aktif asteroitlerin sayısı bunun her zaman böyle olmadığını gösterir.

1045 Michela, geçici ismi 1924 TR, asteroit kuşağının iç bölgelerinden, yaklaşık 6 kilometre (3,7 mi) kilometre çapında taşlı bir Massalia asteroitidir. 19 Kasım 1924'te Belçikalı-Amerikalı astronom George Van Biesbroeck tarafından Williams Bay, Wisconsin, ABD'deki Yerkes Gözlemevi'nde keşfedilmiştir. S-tipi asteroit, kaşifin kızı Micheline van Biesbroeck'in adını almıştır.

Gözlemsel astronomide, bir Güneş Sistemi cisminin gözlem yayı, cismin yolunu izlemek için kullanılan en erken ve en son gözlemleri arasındaki süredir. Genellikle gün veya yıl olarak verilir. Terim çoğunlukla asteroitlerin ve kuyruklu yıldızların keşfi ve takibinde kullanılır. Yay uzunluğu, bir yörüngenin doğruluğu üzerinde en büyük etkiye sahiptir. Ara gözlemlerin sayısı ve aralığı daha az etkiye sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">S-tipi asteroit</span> Asteroit tayf tipi

S-tipi asteroitler Asteroit, silisli (taşlı) bir mineralojik bileşimin göstergesi olan bir spektral tipe sahip asteroitlerin Tholen ve SMASS taksonomilerine göre sınıflandırıldığı bir tayf tipidir. Kapsamında bulunan asteroitler nispeten yüksek yoğunluğa sahip olmakla birlikte, tüm asteroitlerin yaklaşık %17'si bu türde sınıflandırılmaktadır. Karbon içerikli C-tipinden sonra en yaygın ikinci türdür.

<span class="mw-page-title-main">Dünya'daki suyun kökeni</span> Dünya üzerindeki suyun olası kaynaklarına ilişkin hipotezler

Dünya'daki suyun kökeni, gezegen bilimi, astronomi ve astrobiyoloji alanlarındaki araştırmaların konusudur. Dünya, yüzeyinde sıvı su okyanuslarına sahip olduğu bilinen tek gezegen olması bakımından Güneş Sistemi'ndeki kayalık gezegenler arasında benzersizdir. Bilindiği kadarıyla yaşam için gerekli olan sıvı su, Dünya'nın yüzeyinde varlığını korumaktadır çünkü Dünya, Güneş'ten suyunu buharlaşmayla kaybetmeyecek kadar uzakta ve tüm suyun donmasına sebep olmayacak kadar yakında bulunan yaşanabilir bölgede bulunur.