İçeriğe atla

2006 yeni gezegen tanımı

IAU Yürütme Kurulunun Güneş Sistemi'ndeki cisimlere ilişkin anlayışını gösteren Euler diyagramı.

Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) Ağustos 2006'da Güneş Sistemi'ndeki[1] bir gezegenin aşağıdaki özelliklere sahip bir gök cismi olduğunu tanımlamıştır:

  1. Güneş etrafında yörüngede olması,
  2. Hidrostatik dengeye (neredeyse yuvarlak bir şekle) sahip olacak kadar kütleye sahip olması ve
  3. Yörüngesi etrafındaki "bölgeyi temizlemiş" olması.

Bu üç kriterden sadece ilk ikisini karşılayan uydu olmayan bir gök cismi (önceden gezegen olarak kabul edilen Plüton gibi) cüce gezegen olarak sınıflandırılır. IAU'ya göre, "gezegenler ve cüce gezegenler iki farklı nesne sınıfıdır" (başka bir deyişle, "cüce gezegenler" gezegen değildir). Sadece ilk kriteri karşılayan uydu olmayan bir gök cismine küçük Güneş Sistemi cismi (SSSB) denir. Alternatif bir öneride, cüce gezegenler gezegenlerin bir alt kategorisi olarak dahil edilmişti, fakat IAU üyeleri bu öneriye karşı oy kullandılar. Bu karar tartışmalı bir nitelik taşıyordu ve astronomlardan hem destek hem de eleştiri almıştır.

IAU, Güneş Sistemi'nde bilinen sekiz gezegen olduğunu belirtmiştir. Tanımın, bir gök cisminin bulunduğu yere bağlı olduğu için sorunlu olduğu iddia edilmiştir. Örneğin, eğer iç Oort bulutu'nda Mars büyüklüğünde bir gök cismi olsaydı, o bölgede civarını temizlemek ve 3. kriteri karşılamak için yeterli kütleye sahip olmayacaktı.[2] Hidrostatik denge gerekliliği (2. Kriter) de genelgeçer biçimde sadece yuvarlak bir şekil gereksinimi olarak geniş anlamda ele alınmaktadır.[3] Merkür aslında hidrostatik dengede değildir,[4] fakat IAU'nun tanımına göre açıkça bir gezegen olarak dahil edilmiştir.

Bir ötegezegenin geçerli tanımı şu şekildedir:[5][6]

  • Yıldızların, kahverengi cücelerin veya yıldız kalıntılarının yörüngesinde dönen, merkezi cisimle L4/L5 dengesizliğinin altındaki bir kütle oranına (M/Mmerkez < 2/(25+621)) sahip olan ve gerçek kütleleri döteryumun termonükleer füzyonu için sınırlayıcı kütlenin (şu anda güneşsel metalliğe sahip cisimler için 13 Jüpiter kütlesi olarak hesaplanmaktadır) altında olan cisimler, nasıl oluştuklarına bakılmaksızın "gezegen"dir.
  • Güneş dışı bir cismin gezegen olarak kabul edilmesi için gereken minimum kütle/boyut oranı, Güneş Sistemimizde kullanılanla aynı olmalıdır.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Ötegezegenler, artık feshedilmiş olan IAU Güneş Dışı Gezegenler Çalışma Grubu tarafından 2003 yılında yayımlanan bir görüş bildirisinde ele alınmıştır, fakat bu bildiri hiçbir zaman resmi bir IAU kararı olarak önerilmemiş ve IAU üyeleri tarafından oylanmamıştır.
  2. ^ Gibor Basri; Michael E. Brown (2006). "Planetesimals to Brown Dwarfs: What is a Planet?" (PDF). Annual Review of Earth and Planetary Sciences. 34: 193-216. arXiv:astro-ph/0608417 $2. Bibcode:2006AREPS..34..193B. doi:10.1146/annurev.earth.34.031405.125058. 4 Temmuz 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 4 Ağustos 2008. 
  3. ^ Brown, Mike [@plutokiller] (10 Şubat 2023). "The real answer here is to not get too hung up on definitions, which I admit is hard when the IAU tries to make them sound official and clear, but, really, we all understand the intent of the hydrostatic equilibrium point, and the intent is clearly to include Mercury & the moon" (X gönderisi) – X vasıtasıyla. 
  4. ^ Sean Solomon, Larry Nittler & Brian Anderson, eds. (2018) Mercury: The View after MESSENGER. Cambridge Planetary Science series no. 21, Cambridge University Press, s. 72–73.
  5. ^ "Official Working Definition of an Exoplanet". IAU position statement. 3 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Kasım 2020. 
  6. ^ Lecavelier des Etangs, A.; Lissauer, Jack J. (Haziran 2022). "The IAU working definition of an exoplanet". New Astronomy Reviews (İngilizce). 94: 101641. arXiv:2203.09520 $2. Bibcode:2022NewAR..9401641L. doi:10.1016/j.newar.2022.101641. 17 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Eylül 2024. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Güneş Sistemi</span> Güneş ve Güneş merkezli astronomik cisimler

Güneş Sistemi, Güneş'in kütleçekim kuvvetiyle yörüngede tutulan ve çeşitli gök cisimlerinden oluşmuş bir sistemdir. Güneş ve 8 gezegen ile onların doğruluğu onaylanmış 150 uydusu, 5 cüce gezegen ile onların bilinen toplam 8 uydusu ve milyarlarca küçük gök cisminden oluşur. Küçük cisimler kategorisine asteroitler, Kuiper Kuşağı cisimleri, kuyruklu yıldızlar, gök taşları ve gezegenler arası toz girer.

<span class="mw-page-title-main">Asteroit</span> yörüngeleri çoğunlukla Mars ile Jüpiter gezegenleri arasında kalan gökcisimleri

Asteroit,, iç Güneş Sistemi'nde yörüngede dönen ve meteoroitlerden daha büyük, fakat cüce gezegenlerden daha küçük olan bir küçük güneş sistemi cismidir. Atmosferi olmayan metalik veya kayalık cisimlerdir. Asteroitlerin boyutları ve şekilleri, cüce gezegenler de dahil olmak üzere önemli ölçüde farklılık gösterir.

<span class="mw-page-title-main">Dış gezegen</span>

Dış gezegen, Güneş Sistemi'nin en dıştaki yörüngelerde bulunan gezegenlere verilen isimdir. Dev gezegenler veya Jovian gezegenleri olarak da adlandırılan bu dört dış gezegen: Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'dür. Toplu olarak Güneş'in yörüngesinde olduğu bilinen kütlenin %99'unu oluştururlar. Bu gezegenler, Güneş'e en yakın ilk 4 gezegenden farklı olarak gaz yapıdadırlar. Jüpiter ve Satürn gaz devi, Uranüs ve Neptün ise buz devi olarak sınıflandırılır. Dört dev gezegen de halkalara sahiptir, fakat yalnızca Satürn'ün halka sistemi Dünya'dan kolayca gözlemlenebilir. Jüpiter, Satürn ve Uranüs'ün halka-uydu sistemleri Güneş Sistemi'nin adeta minyatür versiyonları gibidir. Neptün'ün halka sistemi, en büyük uydusu Triton'un yakalanmasıyla dağıldığı için önemli ölçüde farklıdır.

<span class="mw-page-title-main">Gezegen</span> bir yıldız veya yıldız kalıntısının yörüngesinde dolanan gök cismi

Gezegen, genellikle bir yıldızın, yıldız kalıntısının veya kahverengi cücenin yörüngesinde bulunan, yuvarlak hâle gelmiş bir astronomik cisimdir. Uluslararası Astronomi Birliğinin (IAU) tanımına göre Güneş Sistemi'nde sekiz gezegen bulunur. Bunlar, karasal gezegenler Merkür, Venüs, Dünya ve Mars; dev gezegenler Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'dür. Gezegen oluşumu için bilimsel açıdan mevcut en iyi teori, bir bulutsunun kendi içine çökmesi sonucu bir yıldızlararası bulut meydana getirdiğini ve yıldızlararası bulutun da bir önyıldız ve bunun yörüngesinde dönen bir öngezegen diski oluşturduğunu öne süren bulutsu hipotezidir. Gezegenler bu disk içinde, kütleçekiminin etkisiyle maddelerin kademeli olarak birikmesi sonucu, yığılma (akresyon) olarak adlandırılan süreçte büyürler.

<span class="mw-page-title-main">90377 Sedna</span> Asteroit

Sedna Güneş Sistemi'nin en dışında yer alan ve 2003 yılında keşfedilen bir cüce gezegendir. Spektroskopisi, Sedna'nın yüzey bileşiminin diğer bazı Neptün ötesi cisimlere benzer şekilde büyük ölçüde su, metan ve azot buzları ile tholinlerin bir karışımı olduğunu ortaya koymuştur. Yüzeyi Güneş Sistemi nesneleri arasında en kırmızı olanlardan biridir. Sedna, tahmini belirsizlikler dahilinde bir uyduya sahip olduğu bilinmeyen en büyük gezegenimsi olarak Ceres ile eşdeğerdir. Yaklaşık 1.000 km'lik bir çapa sahiptir ve kütlesi bilinmemektedir.

<span class="mw-page-title-main">Cüce gezegen</span> Güneşin veya başka bir yıldızın etrafında hareket eden, gezegen olarak kabul edilebilecek kadar büyük olmayan yuvarlak bir metal ve kaya veya gaz kütlesi

Cüce gezegen, doğrudan Güneş etrafında hareket ettiği bir yörüngede bulunan, bu nedenle başka bir cismin doğal uydusu olmayan, kütleçekimsel olarak yuvarlak olacak kadar büyük, ancak Güneş Sistemi'nin sekiz klasik gezegeni gibi yörünge baskınlığı elde etmek için yetersiz olan küçük gezegen kütleli bir cisimdir. En tipik cüce gezegen örneği, 2006 yılında "cüce" kavramı benimsenmeden önce onlarca yıl boyunca bir gezegen olarak kabul edilen Plüton'dur.

<span class="mw-page-title-main">Ötegezegen</span> Güneş Sistemi dışındaki gezegenler.

Ötegezegen veya Güneş dışı gezegen, Güneş'in baskın kütleçekim etkisinin dışında başka bir yıldızın veya kahverengi cücenin kütleçekim etkisi içinde olan gezegensel bir gök cismidir. Bir ötegezegenin ilk muhtemel kanıtı 1917 yılında kaydedilmiş, fakat o zamanlar bu şekilde kabul edilmemişti. Tespitin ilk teyidi 1992 yılında gerçekleşmiştir. 1988'de tespit edilen farklı bir gezegen ise 2003 yılında doğrulandı. 20 Ağustos 2024 itibarıyla, 4.963 gezegen sisteminde varlığı doğrulanmış 7.255 ötegezegen bulunmaktadır ve bu gezegen sistemlerinden 1.015 kadarı birden fazla gezegene sahiptir. James Webb Uzay Teleskobu'nun (JWST) daha fazla ötegezegen keşfetmesi ve bunların bileşimleri, çevresel koşulları ve yaşam potansiyelleri gibi özellikleri hakkında daha fazla fikir vermesi beklenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Küçük Güneş Sistemi cismi</span>

Küçük Güneş Sistemi Cismi, 2006 yılındaki kararla Uluslararası Astronomi Birliği'nce (UAB) tanımlanan güneş sisteminde bulunup ne gezegen, ne de cüce gezegen olan bir cisimdir:

Güneş'in etrafından dönen diğer cisimlere topluca "Küçük Güneş Sistemi Cismi" olarak telmih edilecek... Bunlar, şu anda Güneş Sistemi'nin çoğu asteroitlerini, çoğu Neptün-ötesi cisimleri (NÖC), kuyruklu yıldızlar ve diğer küçük cisimleri içerir.

<span class="mw-page-title-main">Plütoid</span> Neptün ötesindeki cüce gezegenler

Plütoid, plütonsal veya plütonumsu Neptün ötesindeki cüce gezegenler veya bunlarla ve plütoid adını kalıcı olarak almış cisimlerin benzer şekilde olan cisimler için kullanılan terim. Bu terim, İngilizce "İngilizce: plutoid" kelimesinden gelmektedir ve "Plüton'a benzer" anlamındadır. Uluslararası Astronomi Birliği (UAB) astronomik cisimler için 2006 çözümünde "gezegen" kelimesinin tanımlarken bunun bir sonucu olarak bu kategoriyi geliştirmiştir. 11 Haziran 2008'de UAB'nin "plütoid" için resmî açıklaması şu şekildedir:

Plütoidler, Güneş'in çevresinde ana ekseninin yarısı Neptün'ünkinden büyük bir yörüngede dönen ve kendi kütle çekiminin rijit cisim kuvvetlerini yenebilmesini sağlayacak yeterlilikte kütle ile hidrostatik dengeyi yakalayarak dairesele bir şekle sahip ve yörüngesinin çevresini temizlememiş gök cisimlerdir. Plütoidlerin uyduları ise kütle çekimlerinin belirlediği bir şekli sağlayacak yeterli kütleye sahip olsalar bile "plütoid" olarak sayılamaz.
<span class="mw-page-title-main">Doğal uydu</span> bir gezegenin yörüngesinde dönen gök cismi

Doğal uydu, en yaygın kullanımıyla, bir gezegenin, cüce gezegenin veya küçük bir Güneş Sistemi cisminin yörüngesinde dönen astronomik bir cisimdir.

<span class="mw-page-title-main">Yörünge bölgesini temizleme</span> Bir gök cisminin gezegen olarak kabul edilmesi için gereken kriterlerden biri

"Yörünge bölgesini temizleme", bir gök cisminin yörüngesi etrafında kütleçekimsel olarak baskın hale gelmesini ve doğal uyduları ya da kütleçekimsel etkisi altında olanlar dışında, kendi boyutuna yakın başka hiçbir cismin yörüngesinde bulunmamasını tanımlar.

<span class="mw-page-title-main">Küçük gezegen</span>

Uluslararası Astronomi Birliği'ne (IAU) göre küçük gezegen, Güneş'in etrafında doğrudan yörüngede dönen ve ne gezegen ne de kuyruklu yıldız olarak sınıflandırılmayan bir gök cismidir. IAU, 2006 yılından önce resmen küçük gezegen terimini kullanmaktaydı, fakat o yıl yapılan toplantıda küçük gezegenler ve kuyruklu yıldızlar; cüce gezegenler ve Küçük Güneş Sistemi Cisimleri (SSSB) olarak yeniden sınıflandırıldı.

<span class="mw-page-title-main">Kahverengi altcüce</span>

Kahverengi altcüce veya gezegen kütleli kahverengi cüce, yıldızlar ve kahverengi cücelerle aynı şekilde oluşan, ancak döteryumun termonükleer füzyonu için sınırlayıcı kütlenin altında bir kütleye sahip olan astronomik bir cisimdir.. Bazı araştırmacılar Kahverengi altcücelere serbest yüzen gezegenler de demektedir. Ancak çoğunlukla kabul edilen ismi gezegen kütleli kahverengi cücedir.

<span class="mw-page-title-main">Gezegen kütleli cisim</span>

Gezegen kütleli cisim, gök cisimlerinin jeofiziksel tanımına göre hidrostatik dengeyi sağlayacak kadar kütleli, fakat bir yıldız gibi çekirdek füzyonunu sürdürecek kadar kütleli olmayan herhangi bir gök cismidir.

<span class="mw-page-title-main">Gezegen kütleli uydu</span>

Gezegen kütleli uydular, gezegen kütlesine sahip olan ancak aynı zamanda birincil başka bir gezegenin doğal bir uydusu olan gök cisimleridir. Şekilsel olarak oldukça büyük,elipsoit ya da küreseldirler. Uydular, kimi durumlarda bir yüzey altı okyanus oluşumu meydana getirebilecek gelgit veya radyojenik ısıma sebebiyle hidrostatik denge noktasında olabilirler. Güneş sisteminde yer alan iki doğal uydu olan Ganymede ve Titan, Merkür gezegeninden daha az kütleli olmakla birlikte daha büyüktür. Aynı zamanda cüce gezegenler Plüton ve Eris'ten daha büyük ve kütleli olan yedi adet doğal uydu bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Gezegen türleri listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Aşağıdaki liste kütlelerine, yörüngelerine, fiziksel ve kimyasal bileşenleri veya diğer sınıflandırmalara göre tasnif edilmiş gezegen türlerinin bir listesidir.

<span class="mw-page-title-main">Birincil cisim</span> kütle çekimsel olarak bağlı, çok cisimli bir sistemin ana fiziksel cismi

Birincil cisim terimi, kütle çekimsel olarak bağlı çok cisimli bir sistemin ana fiziksel cismini ifade eder. Bu cisim, sistem kütlesinin çoğunu oluşturur ve genellikle sistemin ortak kütle merkezine yakın bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Çift gezegen</span>

Çift gezegen, astronomide iki adet gezegen veya gezegen kütleli nesneden oluştuğu ve bunların ortak ağırlık merkezinin her iki cismin de dışında yer aldığı ikili bir uydu sistemidir.

Astronomide gezegensel kütle, gezegen benzeri astronomik cisimlerin kütlesinin bir ölçüsüdür. Güneş Sistemi içindeki gezegenler genellikle kütle biriminin Güneş'in kütlesi (M) olduğu astronomi birimler sisteminde ölçülür. Ötegezegenlerin incelenmesinde ise ölçü birimi olarak genellikle büyük gaz devleri için Jüpiter'in kütlesi (MJ) ve daha küçük kayalık karasal gezegenler için Dünya'nın kütlesi (M🜨) kullanılır.

Gezegen teriminin tanımı, kelimenin Antik Yunanlar tarafından ortaya atılmasından bu yana birkaç kez değişmiştir. Yunan astronomlar gökyüzünde hareket eden yıldız benzeri cisimler için ἀστέρες πλανῆται, "gezgin yıldızlar" terimini kullanmışlardır. Binlerce yıl boyunca bu terim Güneş, Ay, uydular ve asteroitlere kadar birçok farklı gök cismini kapsar hâle gelmiştir.