İçeriğe atla

Şok cihazı

Kontrol Edilmiş
Monitörizasyon, Pacemaker, AED özelliklerine sahip bir defibrilatör cihazı.

Şok cihazı veya Defibrilatör, düzensiz kasılmalar içinde (ventriküler flatter veya fibrilasyonda) olan ve bu yüzden kan pompalayamayan ve kendi kendine de zarar veren kalbin tekrar normal ritmine dönmesini elektroşok ile sağlayan araçtır.

AED (OED)

AED - Otomatik Eksternal Defibrilatör cihazı küçük, taşınabilir, kalp ritmini analiz edebilme yeteneğine sahip ve gerektiğinde dolaşımı sağlayacak normal bir ritmi tesis etmek için elektroşok uygulayabilen bir cihazdır. AED ilkyardım için olay yerine sağlık görevlileri ulaşıncaya kadar kullanılır. Gelişmiş ülkelerde stadyum, alışveriş merkezi, havaalanı gibi halkın yoğun olarak bulunduğu alanlarda kolayca erişilebilecek şekilde yerleştirilmiş AED cihazları bulundurulur. Bu tip AED cihazları, ışıklı ve sesli talimatlar ve yönlendirmeler sayesinde eğitimsiz kişiler tarafından kullanılabilecek şekilde tasarlanmışlardır.

AED ile ilkyardımda amaç kalbin düzensiz kasılmalarının oksijen yetersizliği yüzünden vücuda ve kalbin kendisine zararı en aza indirgemektir. Çevredekilerin yardımına en büyük engel çekintidir, hal bu ki modern AED cihazları yanlışı ve elektrik tehlikesini en aza indirger; İşin asıl zahmetli kısmı elektroşoku veya sağlık ekibini beklerken kalp masajı için gerekli fiziki çabadır. Genellikle içinde göğsü kaplayan giysileri hızlı açmak için makas, elektrot cilde tam temas edebilsin diye jiletli traş aleti, kalp çevresine yapıştırılmaya hazır elektrot ve nefes yardımı sırasında hijyen için ağız maskesi gibi şeyler olur. Elektrotları çıplak ve traşlı cilde yapıştırıp, kablosunu AED cihazına bağlayıp bu pilli cihaz çalıştırıldığında masaj ve nefes yardımının hangi sırayla yapılacağını ışık ve sesle belirtir ve sadece gerektiğinde şok uygular.

Tarih

Defibrilatörlerin ilk versiyonları 1899'da İsviçre Cenevre Üniversitesi'nden iki fizyolog olan Jean-Louis Prévost ve Frédéric Batelli tarafından gösterildi. Küçük elektrik şoklarının köpeklerde ventriküler fibrilasyona neden olabileceğini ve daha büyük yüklerin durumu tersine çevireceğini keşfettiler.[1]

Bugün bilindiği şekliyle harici defibrilatör 1930'da Elektrik Mühendisi William Kouwenhoven tarafından icat edildi. William, Johns Hopkins Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde öğrenciyken elektrik şokları ve bunun insan kalbi üzerindeki etkileri arasındaki ilişkiyi inceledi. Çalışmaları, kalbin dışarıdan çalıştırılması için bir cihaz icat etmesine yardımcı oldu. Defibrilatörü icat etti ve Prévost ve Batelli gibi bir köpek üzerinde test etti. Bir insan üzerinde ilk kullanımı ile 1947 yılında oldu. Amerikalı Kalp Cerrahı Claude Schaeffer Beck kendisinin tasarladığı ve arkadaşı James Rand (Rand Development Corp) tarafından yapılan bir defiblatör ile ameliyat sırasında kalbi duran çocuğa kalbine iki kanattan çorba kaşığı büyüklüğündeki iki metal kol ile şok verdi ve çocuğun kalbi tekrar çalıştı. Çocuk iyileşti.[2]

Kaynakça

  1. ^ Kouwenhowen deneyi (PDF). 
  2. ^ "Claude Beck ameliyatı". 4 Ekim 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Elektrik</span> elektrik yükünün varlığı ve akışı ile ilgili fiziksel olaylar

Elektrik, elektrik yüklerinin akışına dayanan bir dizi fiziksel olaya verilen isimdir. Elektrik sözcüğü Türkçeye Fransızcadan geçmiştir. Elektriğin Türkçe eş anlamlısı çıngı sözcüğüdür. Ayrıca Anadolu ağızlarında elektrik anlamında yaldırayık sözcüğü tespit edilmiştir. Elektrik, pek çok farklı şekillerde var olabilir. Örneğin, yıldırımlar, durgun elektrik, elektromanyetik indüksiyon ve elektrik akımı gibi. Ek olarak, elektriğin elektromanyetik radyasyon, radyo dalgaları gibi oluşumları olduğu bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kalp</span> vücuttaki kanın dolaşmasını sağlayan kendiliğinden kasılma özelliğine sahip organ

Kalp ya da yürek, pek çok hayvanda bulunan kaslı bir organdır. Bu organ dolaşım sisteminin kan damarları yoluyla kan pompalar. Pompalanan kan besin ve oksijeni vücudun gerekli yerlerine taşırken, karbondioksit gibi metabolik atıkları da akciğerlere taşır. İnsanlarda kalp yaklaşık olarak kapalı bir yumruk boyutundadır ve akciğerler arasında, göğüsün orta bölmesinin içindedir. Temel görevi kanı vücuda pompalamak olan kalp, metabolizma eylemleri sonucunda oluşan artık ürünlerin vücuttan uzaklaştırılması, vücut ısısının düzenlenmesi, asit-baz dengesinin korunması, hormonlar ve enzimlerin vücudun gerekli bölgelerine taşınması gibi görevleri yapar. Kalp, dolaşım sistemi içerisinde motor görevi yapar. Kalp insanda dakikada 60-80 atım arasında değişen bir hızla dakikada 5-35 litre arası, günlük ise 9.000 litre kanı vücuda pompalar. Günde yaklaşık 100 bin, yılda 40 milyon, tüm insan hayatı boyunca yaklaşık 2,5 milyar kere, hiç durmadan yaklaşık 8 bin ton kanı vücuda pompalar. Yetişkin bir kadında ortalama ağırlığı 200-280 gram, yetişkin bir erkekte ise 250-390 gram ağırlığındadır. Her kişinin, kalbinin yaklaşık kendi yumruğu büyüklüğünde olduğu sanılır.

Elektrokardiyografi (EKG), kalp kasının ve sinirsel iletim sisteminin çalışmasını incelemek üzere kalpte meydana gelen elektriksel faaliyetin kaydedilmesi işlemidir. Bu kayıt ile elde edilen grafiğe elektrokardiyogram (EKG), kullanılan alete de elektrokardiyograf denir. Bir akım yükselteci (amplifikatör) tarafından yükseltilen gerilimler genellikle ısıya duyarlı kâğıt üzerine kaydedilir.

Kalp masajı, resusitasyon, kardiyopulmoner resusitasyon, kalp-akciğer canlandırması veya kısa adıyla CPR (İng: Cardiopulmonary resuscitation), kalbi duran bir kişide kan dolaşımını ve solunum sistemini tekrar çalışır hâle getirmek amacıyla uygulanan acil yöntemler bütünüdür. Yöntemin bir ilk yardım yöntemi olması sebebiyle öncelikli amaç, hastaya yeterli sağlık hizmeti ulaşıncaya kadar ya da nefes ve nabız geri gelene kadar, kişinin dolaşım ve solunumunun devam ettirilmesi, dolayısıyla organların oksijensiz kalmasının geciktirilmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Kalp krizi</span> Kalbin bir kısmına kan akışının kesilmesi

Kalp krizi, kalp enfarktüsü ya da akut miyokard enfarktüsü, kan akımının azalması veya durması sonucunda koroner arterlerden birinde meydana gelen enfarktüs ile karakterize edilir. Tipik belirtiler arasında, sıklıkla sol omuz, kol veya çeneye yayılan, göğüs kemiğinin arkasında (retrosternal) göğüs ağrısı veya rahatsızlığı bulunur. Bu ağrı, bazen mide yanması gibi algılanabilir.

<span class="mw-page-title-main">Kalp kası</span> kalp kasından oluşan kalp duvarının orta tabakası

Kalp kası omurgalılar'ın üç tip kas dokusundan biridir; diğer ikisi iskelet kası ve düz kas'tır. Kalp duvarı'nın ana dokusunu oluşturan istemsiz, çizgili bir kas'tır. Kalp kası (miyokard), kalp duvarının dış tabakası (perikard) ile iç tabaka (endokardiyum) arasında, koroner dolaşım yoluyla kanın sağlandığı kalın orta tabakayı oluşturur. Interkalatlı disklerle birleştirilen ve hücre dışı matrisi oluşturan kollajen lifleri ve diğer maddelerle kaplanan bireysel kalp kas hücrelerinden oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Brugada sendromu</span>

Brugada sendromu, kalp içinde elektriksel uyarıların iletilmesi ile ilişkili, ani kalp ölümlerine yol açan bir hastalıktır. İlk olarak 1992 yılında Pedro Brugada ve Josep Brugada kardeşler tarafından tanımlanmıştır.

Elektrofizyoloji, vücuttaki merkezi sinir sistemi ve beyindeki sinir hücrelerinin elektrik hareketlerini inceleyen bilim dalı. İnsan ve hayvan deneyleri aracılığıyla, elektrod uçlarının hücre zarı içine ya da dışına yaklaştırılmasıyla ölçümler yapılmasına dayanır. Kafa dışına yerleştirilen elektrodlarla yapılan ölçümlere Elektroensefalografi (EEG) adı verilir.

<span class="mw-page-title-main">Kalp çarpıntısı</span> kalp atışı anormalliği

Palpitasyon kişinin kalp atışını hissetmesine yol açan bir kalp atışı anormalliğidir. Bu durumda kalp atışı çok hızlı, çok yavaş, düzensiz ya da normal olabilir. Ektopik atım sonucunda olabilir, ancak ektopik atımla karıştırılmamalıdır. Neredeyse herkes nadiren de olsa palpitasyon tecrübesi yaşar, ancak sıklıkla oluyorsa bir problemin işaretçisidir. Çoğunlukla sinirsel bir durumdur; kişinin ya kalp hastalığı korkusuyla ya da duygusal bozukluklar sonucu, kendi kalp etkinliğiyle aşırı ilgilenmesi sonucu ortaya çıkar.

Yapay organ işlevini yitirmiş veya yitirmekte olan ve genellikle hayati önem taşıyan organların yerine bu organların işlevlerinin bir kısmını ya da tamamını geri kazandırmak amacıyla tasarlanan mekanik malzemelerden veya doku mühendisliği yoluyla üretilen organdır. Hayati organlardan herhangi birinin yetmezliği bu organının işlevlerinin restore edilmediği durumlarda hastanın ölümüne yol açar. Organ nakli ya başka bir insandan ya da insan yapımı yapay organla sağlanır. Hayati organlar oldukça karmaşık yapıya sahiptirler ve işlevlerinin yapay malzemeler tarafından taklit edilmesi zordur. Bu yüzden bütün yapay organlar işlevsellik bakkımından çeşitli ödünler verilerek tasarlanırlar. Diğer organların da, duyu organları vs., onarımı ya da yapay organ vasıtasıyla nakli yapılmaktadır. Son 30 yıldır yapay organlar insan vücudunun yaklaşık 40 farklı kısmına rutin olarak nakil edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Defibrilasyon</span>

Defibrilasyon ventriküler fibrilasyon (VF) ve nabızsız ventriküler taşikardi (nVT) gibi kardiyak disritmilerin, tedavisinde kullanılan bir tedavi yöntemidir.

<span class="mw-page-title-main">Berlin Alman Kalp Merkezi</span>

Berlin Alman Kalp Merkezi, Berlin'de kâr amacı gütmeyen bir kamu vakfı olarak kurulmuş olan, bir tıp ve araştırma merkezidir. Merkez kardiyovasküler hastalıkların tedavisinin yanı sıra, kalp ve akciğer transplantasyonu alanında da uzmanlaşmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Yüksek gerilim</span> Elektriğin yüksek birimlerde olma hali

Yüksek gerilim, genel olarak yaşayan canlılara zarar verecek yükseklikte gerilimdeki elektrik enerjisi anlamına gelir. Yüksek gerilim taşıyan gereçler ve iletkenler belirli güvenlik gereklilikleri ve prosedürlerini temin etmelidir. Bazı endüstrilerde yüksek gerilim belli bir eşiğin üstündeki gerilim anlamına gelir. Yüksek gerilim, elektrik güç dağıtımı, katot ışın tüpleri oluşturmak, X-ışınları ve parçacık demeti üretmek, arklanma kurmak, kıvılcımlanma için, fotoçoğaltıcı tüplerde ve yüksek güçlü yükseltici vakum tüplerde ve diğer endüstriyel ve bilimsel uygulamalarda kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Elektroşok silahı</span>

Elektroşok silahı, kişiye önemli ölçüde zararı olmadan yüzeysel kas fonksiyonlarının ağrıya sebep olacak şekilde elektrik çarpması amacıyla tasarlanır.

<span class="mw-page-title-main">Süper kapasitör</span> Elektronik

Bir süper kapasitör (SC), bazen ultracapacitor, olarak bilinir ve yüksek kapasiteli bir elektrokimyakapasitorü ile kapasitans değerleri 10.000’de = 1.2 volt köprü boşluğu arasında elektrolitik kapasitörler ve piller ile şarj edilebilir. Onlar genellikle birim hacim başına 10 ila 100 kat daha fazla enerji veya elektrolitik kapasitörler daha kütle mağaza, kabul ve şarj çok daha hızlı pil vermekle kalmaz ve çok daha fazla şarj ve şarj edilebilir pillere göre daha fazla yükleme ve boşaltma yapabilir. Ancak belirli şartlar altında geleneksel pillere göre 10 kat daha büyüktür.

<span class="mw-page-title-main">Tıbbi cihaz</span> Teşhis ve tedavi amaçlı tasarlanan cihaz, materyal, yazılım...

Tıbbi cihaz, üreticisi tarafından özellikle teşhis veya terapötik amaçlı kullanılmak üzere tasarlanan ve doğru uygulanması için gerekli olan yazılım da dahil olmak üzere, tek başına veya kombinasyon halinde kullanılan herhangi bir cihaz, alet, implant, tıbbi yazılım, materyal veya başka bir üründür. Farklı tıp dallarında tıbbi aletler kimyasal madde ve ilaçlar ile hastalarda tanı, ilk yardım, anamnez, fizik muayene, tedavi, aşılama, cerrahi, tıbbi test, tıbbi görüntüleme, tıbbi prosedürler yapılmasında uygulanır. Tıbbi cihazlar hastane, ambulans, açık alanda kullanılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Ventriküler taşikardi</span> Kalbin elektriksel sistem bozukluklarından biri

Ventriküler taşikardi (VT), kalp karıncıklarında anormal elektrik sinyallerine bağlı olarak atış hızının normalden fazla artmasına bağlı kardiyovasküler bir bozukluktur. Birkaç saniyelik VT kalıcı sorunlara yol açmasa da daha uzun sürmesi hayati tehlike taşımaktadır. Kısa zaman içeris Kaynağı değiştir inde sık ventriküler taşikardi ve/veya fibrilasyonun (VF) saptanmasına elektriksel fırtına adı verilmektedir. Kısa süreli ataklar, semptomsuz olabileceği gibi baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve bilinç seviyesnde azalma gibi belirtilerle kendisini gösterebilir. Ventriküler taşikardi, beyne kan ve oksijen gitmemesine bağlı olarak komaya ve kalıcı bitkisel hayata ilerleyebilir. Ventriküler taşikardi, VF'ye dönüşebilir ve bu da kalp durmasına yol açabilir. VT'nin VF'ye dönüşümüne VT'nin dejenerasyonu denir. Kalp krizi geçiren hastaların yaklaşık %7'sinde bu durum erken dönemde görülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Giyilebilir teknoloji</span> giyilebilir teknolojik aletlerin genel adı

Giyilebilir teknoloji, insanlar tarafından giyilebilen teknolojik aletlerin genel adıdır ve vücut hareketlerini izleyen akıllı sensörlerle yüklüdür.

<span class="mw-page-title-main">Holter monitörü</span> Tıbbi ekipman

Tıpta, Holter monitörü, en az 24 ila 72 saat kardiyak izleme için kullanılan taşınabilir bir tür ambulatuvar elektrokardiyografi cihazıdır.

<span class="mw-page-title-main">Ventriküler fibrilasyon</span>

Ventriküler fibrilasyon (VF), kalbin ventriküllerinin sağlıklı atım yapamayıp bunun yerine titreştiği anormal bir kalp ritmidir. Düzensizleşmiş elektriksel aktiviteden kaynaklanır. Ventriküler fibrilasyon, bilinç kaybı ve nabızın kaybolmasıyla kardiyak arrest'e neden olur. Kardiyak arrest tedavi edilmezse ölüm ile sonuçlanır.