İçeriğe atla

Şifa tası

Şifa tası (Tihtap tas, çiçek tası, korkutası), Anadolu halk hekimliğinde, üzerinde kişileri çeşitli hastalık ve sıkıntılardan koruma ve iyileştirmede etkisi olduğuna inanılan çeşitli ayet, sayı, harf ve sembollerle bezenmiş taslara verilen ad.[1]

Çoğunlukla bakır, bronz ve pirinçten, nadiren ise pişmiş toprak, seramik ve porselenden yapılır. Ağaçtan, istiridye kabuğundan, gümüşten yapılanlarına da seyrek olarak rastlanır. Şifa tasları malzeme, süsleme ve nitelik gibi özellikleri itibarıyla sanat tarihinin değerlendirme alanına girer; dua, ayet, motif özellikleri itibarıyla ise halk biliminin konusudur.[2]

Bu tasların, bezendikleri çeşitli ayet ve tılsımların yanı sıra, içine konulan suyun üflenmesi, bu sudan içilmesi ve yıkanılması gibi çok eski dönemlere dayanan ritüeller yoluyla şifa sağladıklarına inanılır.[2]

Geçmişi

Şifa taslarının geçmişinin MÖ 1. bin yılda Suriye ve Kuzey Mezopotamya civarında yaşamış olan Aramilere kadar gittiği iddia edilir.[3] Aramilere ait olan şifa kaplarının, Antik Babil ve Eski Mısır’daki Mezopotamya büyücülüğünün mirası olduğu düşünülmektedir.

İslami örnekler, 12. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan geniş bir zamana yayılmıştır.[3] İslam dönemine ait şifa taslarının bilinen en eski örneği olarak, Büyük Selçukluların Haleb Atabeyi Sultan el-Melike'l-adil Mahmud ibn Zengi için özel hazırlanan şifa tası gösterilmektedir. Bu tasın üzerinde “Bu kutsanmış kap her türlü zehir içindir. İçerisinde kanıtlanmış kullanımlar bir araya getirilmiştir” yazmaktadır.[2]

Şifa tası kültürü Memlüklülerde, Anadolu Selçuklularında ve Osmanlılarda devam etmiştir. İlhanlı Hükümdarı Ebû Said Bahadır'ın hediye ettiği Nisan tası şifa taslarının en büyüğü ve en bilinenidir; Konya Mevlâna Müzesi’nde bulunmaktadır.[4]

İsimlendirilişi

Şifa tasları Türkiye'nin değişik yerlerinde farklı şekillerde adlandırılır.[5] Erzurum yöresinde çiçek tası Çorum yöresinde korku tası, Gaziantep, Konya, Malatya ve Sivas yörelerinde tihtap tası, Ankara yöresinde ise botça tası olarak adlandırılır.

"Çiçek tası" isimlendirmesi, koyun ve keçilerde görülen çiçek hastalığının tedavisinde bu tasların kullanılmasındandır. Kızılcahamam taraflarında çiçek hastalığına botça hastalığı dendiğinden Ankara civarında "botça tası" denilir.[3] "Korku tası" isimlendirmesi ise geceden korkma gibi korkuyla ilgili hastalıklar için kullanılmasından ötürüdür.[1][6]

Şekli

Şifa tasları çoğunlukla küresel, konik veya kesik konik şeklindedir. Hamam tasına benzer.

16. yüzyıldan sonraki şifa tasları, ortasında "göbek" (omphalos) diye isimlendirilen bir çıkıntının olduğu bir formda tasarlanmıştır. Tasarımın neden böyle yapıldığı ile ilgili farklı görüşler öne sürülmüştür. Kullanımı kolaylaştırmak veya suyun dışarı sıçramasını önlemek için şifa taslarının ortası göbekli olarak yapıldığı iddia edildiği gibi, göbeğin "kozmik dağı simgelediği" görüşü de mevcuttur.

Bezemeler

Frig dönemine ait şifa tasları genellikle stilize edilmiş palmiye yaprakları ile süslüdür.[7] İslam dönemine ait şifa taslarının iç ve dış yüzeylerinde kazıma tekniğiyle işlenmiş kalem işçiliği ile dualar yazılıdır. Sıklıkla yazılanlar; Esmaül Hüsna, Fetih Suresi’nden bölümler, Nas, Felaki Fatiha sureleri, Ayet-el Kürsi ile Ashab-ı Kehf ve dört büyük meleğin adıdır. Bazen, şifa tasına pirinç veya kurşun üzerine "Bismillah" yazısı işlenmiş 40 kadar çubuk takılır.

Şifa tasları yazıların yanı sıra, geometrik şekiller, mimari tasvirler ve bitki desenleri ile de süslenir. Şifa taslarını bezemekte en çok kullanılan sembolleri ise şunlardır:

  • Mühr-ü Süleyman: İç içe geçmiş iki üçgenden oluşan altı köşeli yıldız formundadır. Mezopotamya ve Anadolu'da güç, bereket ve kuvvet sembolüdür.
  • On iki burç: İran ve Mezopotamya kökenli şifa taslarında bazen on iki burç sembolü bulunur.
  • Hayvan sembolleri: Şifa taslarında bazen akrep, yılan, zehirli örümcek, köpek, aslan gibi hayvan figürleri olabilmektedir. Bu tasvirler, çizimi yapılan hayvanlardan korunmaya yönelik olarak yapılmıştır.
  • Sayılar: Şifa taslarını bezemede en çok 1-2-3-6-7-12 sayıları kullanılır.[2] Bu sayılara, Türk ve İslam kültüründe özel anlamlar yüklendiği düşünülmektedir.

Kullanımı

Taslar, bölgesel olarak değişen bazı ritüeller uygulanarak kullanılır. Bu ritüellerin bazıları, tasa su konulurken, suyu kıbleye karşı akan bir akarsudan almak, gün doğumundan önce almak, tastaki suyu dökerken ayak basacak hiçbir yere dökülmemesine dikkat etmek, suyu yalnızca ayın belirli günlerinde almaktır.

Ayrıca bakınız

Nisan tası

Kaynakça

  1. ^ a b "Suyu duayla buluşturan 'şifa tası' koleksiyoncuların gözdesi". www.aa.com.tr. 23 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Aralık 2023. 
  2. ^ a b c d Allak, Fırat (19 Eylül 2023). "İstanbul Türbeler Müzesi'nde Bulunan Bir Grup Şifa Tası". Motif Akademi Halkbilimi Dergisi. 16 (43): 1327-1354. doi:10.12981/mahder.1335612. ISSN 1308-4445. 23 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Aralık 2023. 
  3. ^ a b c Halûk Perk, İsmail Günay Paksoy (2019). "Duanın Sudaki Gizemi: Şifa Tasları" (PDF). Zeytinburnu Belediyesi. 27 Eylül 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 23 Aralık 2023. 
  4. ^ Tali, Şerife (9 Temmuz 2022). "Sivas Müzesi'nde Bulunan Tihtap / Şifa Tasları Üzerine Bir Araştırma". Sanat Tarihi Dergisi. 31 (1): 123-153. doi:10.29135/std.976871. ISSN 1300-5707. 23 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Aralık 2023. 
  5. ^ Aksoy, Osman (1976). "Şifa Tasları". Türk Etnografya Dergisi. 23 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Aralık 2023. 
  6. ^ TOPCU, Recep Ali (27 Şubat 2017). "Anadolu geleneğinde ve Türk tıp folklorunda: Şifa Tasları | temizmekan". Temiz Mekan. 23 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Aralık 2023. 
  7. ^ "Mistik tedavide 'Şifa ve Kırklama Tasları'". Sabah. 23 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Aralık 2023. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Bakara Suresi</span> Kuranın 2. suresi

Bakara Suresi, Kur'an'ın ikinci suresidir. Kur'an'ın en uzun suresi olan Bakara Suresi, 286 ayetten oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Artuklu, Mardin</span> Mardinin ilçesi

Artuklu, Türkiye'nin Mardin ilinin bir ilçesi. 12 Kasım 2012'de TBMM'de kabul edilen 6360 sayılı kanun ile Mardin merkez ilçesinin kaldırılması sonucu ilçe olmuştur. İlçede farklı dinî inanışlar paralelinde, sanatsal ve tarihi değeri olan cami, türbe, kilise, manastır ve benzeri dini eserler bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Hıdırellez</span> Hızır ve İlyas peygamberlerin her yıl buluştuklarına inanılan 6 Mayıs günü

Hıdırellez ya da Hıdrellez, Orta Asya, Orta Doğu, Anadolu ve Balkanlar'da kutlanan mevsimlik bayramlardan biridir. Ruz-ı Hızır olarak adlandırılan Hıdırellez Günü, dünyada darda kalanların yardımcısı olduğu düşünülen Hızır ile denizlerin hâkimi olduğuna inanılan İlyas'ın yeryüzünde buluştukları gün olarak düşünülür ve kutlanır.

<span class="mw-page-title-main">Mezopotamya</span> Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölge

Mezopotamya, Orta Doğu'da, Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölge. Mezopotamya günümüzde Irak, kuzeydoğu Suriye, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve güneybatı İran topraklarından oluşmaktadır. Büyük bölümü bugünkü Irak'ın sınırları içinde kalan bölge, tarihte birçok medeniyetin beşiği olmuştur. Mezopotamya'da yer alan şehirler günümüzde sürekli gelişmektedir. Ayrıca bu bölgede bol miktarda petrol bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Namaz</span> İslamda farz olan günlük ibadet

Namaz, İslâm'ın şartlarından biri olarak kabul edilen bir ibadettir. Kur'an'da günün belli vakitlerinde abdestle birlikte duaya kalkılması ifadesi bulunur. Kur'an'a göre namaz Allah'ı anarak teslimiyetin gösterildiği bir arınma biçimi ve İbrâhim peygambere öğretilen bir ibadet şeklidir.

<span class="mw-page-title-main">Babil</span> Mezopotamyada tarihi bölge ve devlet

Babil, Mezopotamya'da adını aldığı Babil kenti etrafında MÖ 1894 yılında kurulmuş, Sümer ve Akad topraklarını kapsayan bir imparatorluktur. Babil'in merkezi bugünkü Irak'ın El Hilla kasabası üzerinde yer almaktadır. Babil halkının büyük bir kısmını tarih boyunca çeşitli Sami asıllı halklar oluşturmuştur. Bölgede konuşulmuş en yaygın dil Akadca olmuş olmasına rağmen Sümerce dinî dil olarak kullanılmıştır. Aramice ise ilerleyen yıllarda bölgenin geçer dili konumuna gelmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Alanya Arkeoloji Müzesi</span> Müze

Alanya Arkeoloji Müzesi, Antalya ili Alanya ilçesinde bulunan müze.

<span class="mw-page-title-main">Dua</span>

Dua veya yakarış, bir ilah ya da gözle görülmeyen varlıkla ilişkiyi etkinleştirmeyi amaçlayan çağırma veya eylemdir. Dua, bireysel ya da toplumsal olarak; özel ya da kamusal bir yerde edilebilir. Sadece sözlerden oluşabileceği gibi şarkı şeklinde de olabilir. Ayrıca çeşitli bedensel hareketler de içerebilir. Duanın yakarış, şükran veya ibadet/övgü olarak farklı formları vardır.

Aramiler, MÖ 11. yüzyıl ve MÖ 8. yüzyıl arasında Kuzey Suriye, Mezopotamya, Doğu Akdeniz kıyıları ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşamış, bölgede bazı devletler ve şehirler kurmuş halk.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul Arkeoloji Müzeleri</span> Türkiyedeki ilk müze

İstanbul Arkeoloji Müzesi, çeşitli kültürlere ait bir milyonu aşkın eserle, dünyanın en büyük müzeleri arasındadır. Türkiye'nin müze olarak inşa edilen en eski binasıdır. 19. yüzyılın ortalarında Maarif Nazırı Mehmed Esad Safvet Paşa tarafından Müze-i Hümâyûn adıyla 1869 yılında kurulmuştur ve 13 Haziran 1891'de ana binanın inşaatı tamamlanıp ziyarete açılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Svastika</span> Avrasyadaki antik dinlerde ve 20. yüzyılda Nazi Partisi ve rejimince kullanılmış sembol

Svastika veya gamalı haç, tarih öncesi dönemlerden kalma bir semboldür. 1920'li yıllar itibarıyla Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisinin svastika sembolünü yoğun olarak kullanması nedeniyle Batı dünyasında bu sembol nasyonal sosyalizm ve aşırı sağ ideolojilerle sıklıkla ilişkilendirilebilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Ankara Etnografya Müzesi</span> Ankara, Türkiyede bir müze

Ankara Etnografya Müzesi, Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunmaktadır. Kurtuluş Savaşı'nda cuma namazlarının kılındığı eski adı Namazgâh Tepesi olan yerde kuruldu. Önceleri Arkeoloji Müzesi olarak kullanılması düşünülmüş, sonra Resim Heykel Müzesi olmasına karar verilmiş, açılış töreninden sonra bugünkü işlevine kavuşmuştur.

Boy abdesti veya gusül (Arapça: الغسل), İslâm dininde bir dinî gereklilik olarak tüm vücudun yıkanmasıdır. Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı guslü; kuru hiçbir yer bırakmamak üzere bedenin her tarafını yıkama olarak tanımlamıştır.

İlāh, "tanrı" ile aynı anlama gelen bir Arapça terimdir. Dişil hâli "ilaha"dır ve bu tanrıça ile eşanlamlıdır. Dinsel inanışlarca kutsal görülen ve tapınılan doğaötesi bir varlıktır. İlah kelimesi İslami ritüellerde sıkça kullanılır: ezan, kelime-i şehadet.

<span class="mw-page-title-main">Çankırı Müzesi</span>

Çankırı Müzesi, Türkiye'nin Çankırı ilinde yer alan bir müzedir.

<span class="mw-page-title-main">Eski Şark Eserleri Müzesi</span>

Eski Şark Eserleri Müzesi İstanbul Arkeoloji Müzesi bünyesinde bir müzedir. Müzedeki koleksiyonlar, Anadolu ve Mezopotamya'nın Yunan öncesi, Mısır ve Arap Yarımadası'nın İslam öncesi çağlarına ait eserlerinden oluşmaktadır. Bu eserlerin çoğunluğu Osmanlı Devleti döneminde 19. yüzyıl sonunda başlayıp, I. Dünya Savaşı'na kadar süren arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılmış ve İstanbul'a getirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Karaman Müzesi</span>

Karaman Müzesi, Karaman ilinde, Hatuniye Medresesi'nin arkasında kalan ve tarihteki pek çok döneme ait eserlerin sergilendiği müzedir.

Isparta'da ilk müzecilik çalışmaları 1933 yılında Halkevi'nin açılmasıyla başlamıştır. Çevreden toplanan arkeolojik eserler ve İslami mezar taşları müze salonu olarak düzenlenen halkevi binasının bir odasında sergilenmiştir. Halkevi'nin kapatılması ile birlikte eserler çeşitli depolara kaldırılmıştır. 1973 yılında Halil Hamit Paşa Kütüphanesi'nin bir odası müze deposu olarak kullanılmış ve ilk müze memurluğu kurulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Nisan tası</span>

Nisan tası, bereket ve şifa getirdiğine inanılan nisan yağmurlarını toplamak üzere damlara konan taslara verilen ad. Genellikle pirinç, bronz ve tunçtan yapılır. Kur’an-ı Kerim’den ayetler ve dualar ile bezenmiştir.