İçeriğe atla

Şerif Hasan Paşa

Çelebizade Şerif Hasan Paşa
Osmanlı Sadrazamı
Görev süresi
30 Mart 1790 - 15 Şubat 1791
Hükümdar III. Selim
Yerine geldiğiCezayirli Gazi Hasan Paşa
Yerine gelenKoca Yusuf Paşa
Kişisel bilgiler
Ölüm 13 Şubat 1791
Şumnu

Çelebizade Şerif Hasan Paşa (ö. 13 Şubat 1791, Şumnu) III. Selim saltanatında 30 Mart 1790 - 15 Şubat 1791 tarihleri arasında on ay on altı gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Mekke Şerifliği'nın sülalesinden olduğunu iddia etmiş ve "Şerif" lakabı taşımıştır.

Hayatı

Rusçuk ayanından Çelebi Şerif Süleyman Ağa'nın oğludur. Serdengeçti ağalığıyla Kırım hanı Kırım Giray ile birlikte Rusya'ya akın yaparak şecaati görülmüş, pederinin vefatı üzerine kendisine kapıcıbaşılık verilmişti. Fakat memleketinde tek durmayıp âyanlık iddiasıyla ortalığı karıştırdığından dolayı idamı için emir verilmiş ise de, kaçmaya muvaffak olarak eski Kırım hanı III. Selim Giray'ın dairesine iltica eylediğinden, onun ricasıyla memleket işlerine karışmaması şartıyla Rusçuk'ta oturmasına müsaade edilmişti.

Mutlak surette Rusçuk ayanı olmak isteyen Şerif Hasan Ağa, bunu zorla elde ettiği için tedibi emrolunmuş ise de, yine bir takrip kurtulup 1182 H. - 1768 M.'deki Rus seferi münasibetiyle kendisinden istifade tarafına gidilmiştir. Bu seferin sonlarına doğru Rusçuk ayanı Şerif Hasan Ağa orduya getirilip Rusçuk'ta pek çok asker varken Yergöğü kalesinin niçin alınmadığı kendisine sorulmuştu. Şerif Hasan Ağa o tarafın seraskeri Dağıstanlı Ali Paşa'nın yerine seraskerliğe talip olup fakat bunu açık söylemeyerek askerin Dağıstanlı ile aralarının iyi olmadığını beyan etmişti. Bunun üzerine Şerif Hasan Ağa'nın yaşının küçük olduğu göz önüne alındı ve vezir İsmail Paşa Rusçuk serakeri tayin olunarak gönderildi.

Arzusu olan seraskerliği elde edemeyen Şerif Hasan Ağa'nın avdetinden sonra biraderi Mehmet Ağa ordu merkezine gelmiş ve baklayı ağzından çıkararak "biraderime vezaret verilirse Yergöğü kalesinin zaptını taahhüd ederiz" demesi üzerine sadrâzam Muhsinzâde Mehmet Paşa tarafından Şerif Hasan Ağa'ya vezirlik verilmiştir (20 Cemaziyelâhır 1187-8 Eylül 1773).

Şerif Hasan Paşa, taahhüdü mucibince Yergöğü kalesini geri alamadığından dolayı seraskerlikten azlolunarak yerine Cezayirli Hasan Paşa getirilmiştir. Kaynarca antlaşmasını müteakip Özi muhafızlığına tayin edilen Şerif Hasan Paşa gitmek istemeyerek ayak sürüdüğünden vezirliği alınarak bir zaman Gümülcine'de ve sonra Rusçuk ve Selanik'te oturtulup 1201 Zilkade - 1787 Ağustos'ta ve muharebe esnasında vezir Silâhtar Çelik Mustafa Paşa'nın ricası üzerine vezirliği iade olunarak Misivri ve arkasından Vidin muhafızı olmuştur.

Serdar-ı ekrem Koca Yusuf Paşa, Vidin üzerinden Avusturya'ya yürüdüğü sırada Vidin'de sancağı şerif ordusuna kaymakam tayin edilen Şerif Hasan Paşa, daha sonra görevsiz olarak Rahova muhafazasına memur edilmiştir. Bu sırada vezir ve serdarı ekrem Cezayirli Gazi Hasan Paşa ölmüş ve Şerif Hasan Paşa Şumnu ordugâhına pek yakın olduğundan, ordu erkânının kararıyla Şumnu'ya davet edilerek serdar-ı ekrem vekâletini üzerine almıştır. Şerif Hasan Paşa, "yeni sadr-ı âzam acaba bize bir mansıb verir mi?" —çünkü Rahova muhafızlığını hiçbir yerden dirliği olmadan ve bir mansıb bekleyerek yapmakta idi— diye düşünürken, şeyhülislâm Hamidizâde'nin tavsiyesiyle Rumeli'deki vezirler arasında çekilen kur'a buna isabet ettiğinden, sadrâzam ve serdar-ı ekrem tayin edilmiş ve bu hale kendisi de hayrette kalmıştır (1 Şaban 1204 - 16 Nisan 1790).

Bunun on ay on gün süren sadrâzam ve serdar-ı ekremliği esnasında Avusturyalılara karşı Yergöğü muvaffakiyeti gibi küçük bir başarı elde edildi ise de, Rus cephesi bozgun haline gelip Kili, İsmail, Tolçı, Isakçı ve diğer bütün kaleler elden çıktı. Şerif Hasan Paşa bu vaziyet üzerine kendisi evvelâ Ruslar üzerine tedarik görmüşken sonra bundan vazgeçerek Avusturya cephesine gitmek istemesi gibi hatası olmakla beraber, kaptan Paşa ile Tatar hanının da vazifelerini yapmamalarını pervasız ve açık olarak pâdişâha bildirmişti.

Serdar-ı ekremin böyle serbest mütalaası İstanbul'un mizacına uymamış ve bundan başka mesul mevkiinde olan vezir-i âzamın kabahat isnat ettiği kaptan Paşa ile Tatar hanının bunu reddeylemeleri neticesinde bütün mesuliyet Şerif Hasan Paşa'ya yükletilmiş ve bundan başka aleyhtarları tarafından isyan edeceği hakkında da uydurma haberler yayıldığından, bir hâdiseye meydan vermeden azil ve katline karar verilmiştir.

Bunun için evvelâ kendisine bir hatt-ı hümâyun gönderilerek tatmini tarafına gidilmiş ve bu suretle iğfal edildikten sonra 9 Cemaziyelâhır 1205 - 13 Şubat 1791'de evvelâ kendisinden mühr-i hümâyun alınmış ve diğer bir hatt-ı hümâyunla da Sofya'da dairesini tanzim ile Avusturyalılardan tahliye edilecek olan Belgrat'ın teslim alınmasına memur edildiği bildirilmiştir.

Bu suretle iğfal edilen Şerif Hasan Paşa, evvelâ ordugâhtan alınarak Şumnu ayanının konağının yanındaki bir eve naklolunduktan sonra, orada uyurken kurşunla vurulmak suretiyle katledilmiştir. Yerine Bosna valisi Yusuf Paşa ikinci defa sadrâzam tayin edilmiştir.

Şerif Hasan Paşa, zeki ve şecaatli idiyse de, âyanlıktan yetişmiş olup devlet işlerine ve hükûmetin mizaç ve usulüne vakıf olmayıp açık kalpli ve açık sözlü idi. Kendisinin âyanlıktan yukarı bir kumandanlığı idare edemeyeceği 1788 seferinde malûm olmuşken iki cepheli bir seferde serdar-ı ekremlik gibi pek mühim bir vazifenin kur'a isabetiyle buna verilmesi pek garip ve felâketi davet edeceğine şüphe olmayan bir zihniyet neticesi idi. Vasıf, Şumnu karargâhında oturmayıp Celâli suretinde kır ve bayırlarda dolaşması ve bu suretle harb levazımını tatil etmesi ve İstanbul'a, gönderdiği tahriratlarda hürmetkârane beyanatta bulunmayarak edebi tecavüz ile pâdişâhın gazabını tahrik etmesinin katline sebep olduğunu yazmaktadır. Cevdet tarihi, zeki, akıllı, dirayetli, işgüzar ve ancak iyş ve işrete fazla düşkün olduğunu ve sadarette gözü kararıp halkın malına el uzattığını beyan ediyor. Bu muharebedeki olayları bizzat zabt etmiş olan Vekayi-i Hamidiye risalesi sahibi Mehmet Sadık Efendi, hüsnü ahlâk sahibi işbilir olduğunu kaydetmektedir.

Hâdikatü'l-Vüzera zeyli'nde de şiir ve inşaya vukufundan ve hava ve hevese düşkünlüğünden bahsediliyor. İstanbul'a gönderilen başı Üsküdar'da müntesib olduğu Hüdayî tekkesi'nde medfun olup, orada bazı hayratı da vardır. Âyanlık iddiasıyla birkaç defa serkeşliğe kalkması ve kendisinin idamı hakkında ferman gönderilmesi malûm olduğundan, sadareti esnasında da isyan etmesi ihtimali göz önüne alınarak, aleyhtarlarının iftiralarına inanılmış ve pervasızca tahriratları da bu ihtimali kuvvetlendirmiştir. Nesli bugün Almanya'da ile Türkiye'de sürmektedir.

Dış bağlantılar

  • Buz, Ayhan, (2009) Osmanlı Sadrazamları, İstanbul: Neden Kitap, ISBN978-975-254-278-5, .
  • Danişmend, İsmail Hami, (2011), İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi 6 Cilt, İstanbul:Doğu Kütüphanesi, ISBN 9789944397681
  • Tektaş, Nazim (2002), Sadrâzamlar Osmanlı'da İkinci Adam Saltanatı, İstanbul:Çatı Yayınevi (Google books: [1]7 Aralık 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
Siyasi görevi
Önce gelen:
Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Osmanlı Sadrazamı

30 Mart 1790 - 15 Şubat 1791
Sonra gelen:
Koca Yusuf Paşa

İlgili Araştırma Makaleleri

Hadim Mesih Mehmed Paşa III. Murad saltanatı döneminde 1 Kasım 1585-14 Nisan 1586 döneminde sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Serdar Ferhat Paşa</span> 43. Osmanlı sadrazamı

Serdar Ferhat Paşa, III. Murad saltanatı döneminde 1 Ağustos 1591-4 Nisan 1592 tarihleri arasında yaklaşık sekiz ay, 16 Şubat 1595-7 Temmuz 1595 tarihleri arasında da yaklaşık dört ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Damat İbrahim Paşa, III. Mehmed saltanatı döneminde 4 Nisan 1596-27 Ekim 1596, 5 Aralık 1596-3 Kasım 1597 ve 6 Ocak 1599-10 Temmuz 1601 tarihleri arasında üç kez, toplam üç yıl on bir ay yirmi yedi gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Sührablı Kavanoz Nişancı Ahmed Paşa III. Ahmed saltanatında, 22 Ağustos 1703 - 17 Kasım 1703 tarihleri arasında iki ay yirmi altı gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Çorlulu Ali Paşa, III. Ahmed saltanatında 3 Mayıs 1706 ile 15 Haziran 1710 tarihleri arasında dört yıl on sekiz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Tevkii Nişancı Mehmed Paşa, III. Ahmed saltanatında, 26 Ağustos 1717 - 9 Mayıs 1718 tarihleri arasında sekiz ay on dört gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamı.

Muhsinzade Abdullah Paşa I. Mahmud saltanatında, 6 Ağustos 1737 - 19 Aralık 1737 tarihleri arasında dört ay on dört gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Yeğen Mehmet Paşa I. Mahmud saltanatında, 19 Aralık 1737 - 22 Mart 1739 tarihleri arasında; bir yıl, üç ay, dört gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Muhsinzade Mehmed Paşa III. Mustafa saltanatında 28 Mart 1765 - 7 Ağustos 1768 ve 11 Aralık 1771 - 4 Ağustos 1774 tarihleri arasında iki kez 3 yıl altı ay yirmi üç gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Moldovancı Ali Paşa III. Mustafa saltanatında 12 Ağustos 1769 - 12 Aralık 1769 tarihleri arasında dört ay bir gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamı.

Yeğen Seyyid Mehmed Paşa I. Abdülhamit saltanatında, 25 Ağustos 1782 - 31 Aralık 1782 tarihleri arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Kethüda Çerkes Meyyit Hasan Paşa veya Cenaze Hasan Paşa III. Selim saltanatında 7 Haziran 1789 - 3 Aralık 1789 tarihleri arasında beş ay yirmi altı gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. "Meyyit" ölü, cenaze demektir.

Çelebi Mustafa Paşa IV. Mustafa saltanatında, Kabakçı Mustafa İsyanı döneminde, 18 Haziran 1807 - 28 Temmuz 1808 tarihleri arasında bir yıl bir ay on gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Alemdar Mustafa Paşa</span> 163. Osmanlı sadrazamı

Alemdar Mustafa Paşa veya Bayraktar Mustafa Paşa, II. Mahmud saltanatında 29 Temmuz 1808 - 15 Kasım 1808 tarihleri arasında üç ay on sekiz gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır. Bazı kaynaklar, Arnavut kökenli olduğunu bildirir.

Mehmet Sait Galip Paşa, Osmanlı diplomatı, yerel idarecisi ve II. Mahmud saltanatında 13 Aralık 1823 - 14 Eylül 1824 tarihleri arasında dokuz ay iki gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı</span> Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu arasında 1806-1812 yılları arasında yapılmış savaş

1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında birçok cephede yapılmış savaştır. Napolyon Bonapart'ın önderliğindeki Fransa'nın Avrupa'da başlattığı savaşların arka planında yer almıştır.

Ağa Hüseyin Paşa, Osmanlı ordusu kumandanı, serasker, vali, vezir ve devlet adamı.

<span class="mw-page-title-main">Eyalet (Osmanlı İmparatorluğu)</span>

Eyalet ya da beylerbeylik, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki idari yapılanmada var olmuş en üst düzey birimdir. Eyalet yöneticileri de beylerbeyi olarak anılmıştır. Osmanlı devlet teşkilatında Anadolu Eyaleti; Rumeli, Mısır, Bağdat ve Budin Eyaletleri'nin aşağısında kaldı. Sonraları vezirlerin adedi artınca bunun gibi eyaletlere vezirler de tayin edilir oldular.

Hazinedar Şahin Ali Paşa I. Abdülhamit saltanatında, 31 Mart 1785 - 24 Ocak 1786 tarihleri arasında dokuz ay yirmi dört gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Nişli Mehmet Paşa. 1763-1764 döneminde kaptan-ı derya ve birçok askeri görev ve eyalet valiliği yapmış olan Osmanlı devlet adamı.