İçeriğe atla

Şair Evlenmesi

Şair Evlenmesi
Şair Evlenmesi
Yazarİbrahim Şinasi
KarakterlerŞair Müştak
Kumru
Ziba Dudu
Habbe Kadın
Sakine Hanım
Ebüllaklaka İmam Efendi
Batak Ese
Batak Köse
Hikmet Efendi
İlk gösterim1908
ÜlkeOsmanlı Devleti
Orijinal dilTürkçe
Osmanlıca
KonuGörücü usulü evlenmenin zararları
TürKomedi
Zaman ve mekân19. yüzyılda İstanbul'da bir gelin odası

Şair Evlenmesi (Osmanlıcaشاعر اولنمه‌سی), İbrahim Şinâsî'nin 1860 yılında Tercüman-ı Ahvâl'de tefrika edilen ardından kitap olarak basılan töre komedisi tarzında tek perdelik[1] piyestir.

Daha önce yazılmış bazı tiyatro eserlerinin varlığından söz edilse de Şair Evlenmesi,[2] Türk edebiyatının Batılı tarzda ilk tiyatro eseri olarak kabul edilir. Belirli bir metne dayanmayan, oyuncuların doğaçlama yaptıkları tuluat tiyatrosundan, bir konunun metne dayalı olarak giriş, gelişme, sonuç biçiminde aktarıldığı yeni bir tiyatroya geçiş bu eserle olmuştur.

Görücü usulü evliliğinin sakıncalarını konu alan eser, geleneksel Türk tiyatrosunun izlerini taşır. Sade ve tabii bir konuşma diliyle yazılmıştır. Oyun kişileri dönemin toplumsal yapısını yansıtan gerçekçi karakterlerdir. Konuşma örgüsü kelime oyunları, söz komikleri ve konuşma yanlışları içerir. Eser, klasik Fransız tiyatrosunun ve özellikle Molière’in etki ve izlerini de taşımaktadır[3]

Yayımlanması ve sahnelenmesi

Eserin Dolmabahçe Saray Tiyatrosu’nda sahnelenmek üzere, Sultan Abdülmecid tarafından ısmarlandığı söylenir.[4] ancak oyunun sarayda oynandığına dair bir bilgi yoktur.[3]

Şinasi'nin eseri, iki perdelik bir tiyatro eseri olarak kaleme almış; ne var ki kendi elleriyle ilk perdeyi ortadan kaldırmak zorunda kaldığından[4] ikinci perde, 1860’ta Tercüman’ı Ahval’in 2.-3.-4.-5. sayılarında tek perde olarak yayımlanmıştı. 1873’te şairin ölümünden sonra Mehmet Tayfur adında bir kitapçı tarafından Selanik’te kitap olarak basıldı.[5] Eser gerek gazetede tefrik edildiğinde, gerekse kitap olarak basıldığında fazla ilgi görmemiş ve alay konusu olmuştur.

Şair Evlenmesi, İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra, İbrahim Necmi Bey tarafından Selanik’te kurulmuş olan amatör bir tiyatro topluluğu tarafından sahnelendi.[5]

Noktalama işaretlerinin kullanımı

Şair Evlenmesi piyesi Türkçede noktalama işaretlerinin kullanıldığı ilk eserlerden biridir. Şinasi eserde üç noktalama işareti kullanmıştır: yay, kısa çizgi ve nokta. Bu işaretleri hangi amaçla kullandığını eserin başında açıklamıştır.[6]

Konu

Batılı tutum ve davranışı, kılık ve kıyafetiyle mahallede pek sevilmeyen, eğitimli olmasına rağmen saf bir yapıya sahip Şair Müştak Bey, sevdiği Kumru Hanım'la, kılavuz ve yenge hanımlar aracılığıyla evlenmiştir. Nikâh sonrasında kendisiyle evlendirilen kişinin, Kumru Hanım'ın çirkin ve yaşlı ablası Sakine Hanım olduğunu görünce önce bayılır sonra itiraz eder. Mahallelinin de işe karışmasıyla başına gelenleri kabul etme mecburiyetinde kalan Müştak Bey'in imdadına arkadaşı Hikmet Bey yetişir. Hikmet Bey'in mahalle imamı Ebulaklaka'ya verdiği rüşvetle olay çözülür, yapılan hile sonuçsuz kalır. Sonunda muradına eren Müştak bey Kumru Hanım'a kavuşur. Ancak Hikmet Efendi birbirleriyle görüşmeden evlenmeye kalkmanın sonucunun kötü olacağını söyler. Müştak Bey'in aklı başına gelir.

Kahramanlar

  • Şair Müştak bey
  • Kumru
  • Ziba Dudu
  • Habbe Kadın
  • Sakine Hanım
  • Ebüllaklaka İmam Efendi
  • Batak Ese
  • Atak Köse
  • Hikmet Efendi

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

Kaynakça ve Dipnot

  1. ^ İki perde olarak yazılmıştır ancak ilk perdesi hiç yayımlanmamış ve sahnelenmemiş olduğundan "tek perdelik komedi" olarak bilinir
  2. ^ 1860’ta Şair Evlenmesi’nin tefrika edilmesinden 15 yıl kadar önce Abdülhak Hamit'in babası Hayrullah Efendi'nin "Hikaye-i İbrahim Gülşeni" adında romanla tiyatro arası bir eser meydana getirdiği ancak yayımlanmadığı iddia edilir. Ayrıca III.Selim döneminde "İskerleç" adında kimliği tam bilinmeyen birinin yazdığı, "Vakayi-i Acibe ve Havadis-i Garibe-i Kefşger Ahmed" adlı oyun kimilerince ilk Türk tiyatro eseri kabul edilir.
  3. ^ a b "Abdulhalim Aydın, Şinasi'nin Şair Evlenmesinde Fransız Etkisi, Fırat Üniversitesi, Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 11, Sayı:1" (PDF). 14 Temmuz 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 9 Haziran 2014. 
  4. ^ a b Nükhet Eren, Şair Evlenmesi’nden Vilyem Şekspiyer’e tiyatro, Birgun gazetesi, 08.06.2014[]
  5. ^ a b Şemsettin Kutlu, Şair Evlenmesi, İstanbul, 2000]
  6. ^ "Faysal Okan Atasoy, Noktalama İşaretlerinin Tarihi', Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Cilt: 5/2 Sayı : Bahar 2010" (PDF). 28 Şubat 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 9 Haziran 2014. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Mizah ya da gülmece, hayatın güldürücü yönünü ortaya çıkaran sanat türüdür. İnsanı gülmeye sevk eden resim, karikatür, konuşma ve yazı sanatıdır. Mizah eserleri sadece şaka, güldürme maksadıyla söylenip, yazılıp, çizilmediği gibi belli fikirleri ifade etmek için de ortaya konulabilir.

<span class="mw-page-title-main">İbrahim Şinâsî</span> Türk gazeteci, yazar ve şair

İbrahim Şinasi Efendi, Türk gazeteci, yayımcı, şair ve oyun yazarı.

<i>Tercümân-ı Ahvâl</i> İstanbulda 1860-1866 arasında yayımlanan ilk özel gazete

Tercüman-ı Ahvâl, İstanbul'da 1860-1866 arasında yayımlanan ilk özel gazetedir.

<span class="mw-page-title-main">Hayâlî Bey</span> Osmanlı şairi

Hayâlî Bey (خيالى) Türk Divan edebiyatı şairinin mahlası. Asıl Adı Mehmet'tir. “Bekâr Memi” diye anılmıştır. Eserleri zengin bir hayal gücüyle yazılmış, ince ve duyarlı bir üsluba sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Tahsin Nahit</span> Türk yazar

Tahsin Nahit, Galatasaray Spor Kulübü'nün 9 numaralı kurucu üyesidir. Hukuk eğitimi almıştır, "Adalar Şairi" olarak tanınmış bir şair ve oyun yazarıdır. Fecr-i Ati topluluğunun bir üyesidir. Yazar ve çevirmen Mîna Urgan'ın babasıdır. Faik Üstünidman' ın yeğenidir.

<span class="mw-page-title-main">Yusuf Ziya Ortaç</span> Türk yazar

Yusuf Ziyaettin Ortaç, Türk şair, yazar, edebiyat öğretmeni, yayımcı ve siyasetçidir.

<span class="mw-page-title-main">Ziya Paşa</span> Osmanlı Türkü şair, mütefekkir ve devlet adamı

Ziya Paşa doğum adıyla Abdülhamid Ziyâeddin, Tanzimat devri devlet ve fikir adamı, gazeteci ve şairdir. Osmanlı İmparatorluğu'nda 19. yüzyılın en önemli devlet adamlarından birisidir ve Tanzimat edebiyatının en fazla eser veren yazarlarındandır. Şinasi ve Namık Kemal ile birlikte “Batılılaşma” kavramını ilk defa ortaya atan Osmanlı aydınları arasında yer alır.

Tanzimat edebiyatı, Tanzimat döneminin kültürel ve siyasi hareketlerinin sonucu olarak ortaya çıkmış edebiyat akımı. 3 Kasım 1839'da Mustafa Reşid Paşa tarafından ilan edilen Gülhane Hattı Hümayunu da denilen yenileşme beratının yürürlüğe konmuş olmasından doğmuştur. Bu olay daha sonraları Tanzimat Fermanı olarak adlandırılacak, gerek siyasi alanda gerek edebî ve gerekse toplumsal hayatta batıya yönelmenin resmi bir belgesi sayılacaktır. Şinasi ile Agah Efendi'nin birlikte çıkarmış olduğu Tercüman-ı Ahval bu edebiyatın başlangıcı olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Namık Kemal</span> Osmanlı yazar ve gazeteci

Namık Kemal, Türk milliyetçiliğine esin kaynağı olmuş, Genç Osmanlı hareketine bağlı yazar, gazeteci, devlet adamı ve şairdir.

Hüseyin Suat Yalçın, Türk yazar.

<i>Vatan yahut Silistre</i> Namık Kemal tarafından yazılan tiyatro oyunu (1872)

Vatan yahut Silistre, Namık Kemal’in 1872’de kaleme aldığı dört perdelik tiyatro yapıtıdır.

Türkiye'de genel olarak tüm alanlarda batılılaşma süreci, 1839 yılında ilân edilen Tanzimat Fermanı ile başlamıştır. 1838 - 1860 yılları arasında yetişmiş gençler 1860 yılında sonra Edebiyat alanında batılaşmayı sağlamışlardır. Bu dönem edebiyatına Tanzimat Edebiyatı denmektedir.

Hersekli Arif Hikmet, 19. yüzyıl şairi.

Emine Semiye Önasya veya Emine Semiye Hanım, Türk edebiyatçı, öğretmen, kadın hareketi öncüsü.

Adnan Veli Kanık,, Türk yazar ve gazeteci.

Celile Hikmet; Türk ressamdır.

Ahmed Arif Hikmet Bey Efendi 1846 - 1854 doneminde Osmanlı Şeyhülislamı.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı İmparatorluğu'nda sahne sanatları</span> Osmanlı Devleti bünyesindeki tiyatro, sinema, müzik, dans, opera, gölge oyunu gibi sahnede icra edilen sanat türlerinin genel adı

Osmanlı'da sahne sanatları, Osmanlı Devleti bünyesindeki tiyatro, sinema, müzik, dans, opera, gölge oyunu gibi sahnede icra edilen sanat türlerinin genel adıdır. 18. yüzyıla kadar kukla, meddahlık, Karagöz ve Hacivat ve ortaoyunu gibi geleneksel Türk tiyatrosu olarak adlandırılan sahne sanatları egemendir. 18. yüzyılda başlayan batılılaşma çabaları ile çağdaş anlamdaki tiyatro, opera ve daha sonra sinema sergilenmeye başlanmıştır.

<i>Çengi</i> (roman) Türk Romanı

Çengi, 1877'de yayımlanan Ahmed Midhat Efendi romanı. İlkin Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tefrika edilmiş, ardından kitap olarak yayımlanmıştır. Eser her birine "kitap" adı verilen dört bölümden oluşur; her bir bölümünün başlı başına bir hikâye olduğu romanın ilk bölümü yedi yıl sonra 1884'te, olaylar Ahmet Mithat Efendi tarafından müzikli bir sahne eseri haline getirilmiş ve Çengi yahud, Daniş Çelebi adıyla kitap halinde basılmıştır. İspanyol yazar Miguel de Cervantes Saavedra'nın romanı Don Kişot'a öykünerek yazılmıştır. Cervantes'in Don Kişot'una mukabil Ahmet Mithat da romanının karakteri olan Danış Çelebi'yi bir "Türk Don Kişot"u olarak takdim etmiştir.

Hayrullah Efendi, Osmanlı hekimbaşı, devlet adamı, eğitimci, şair ve tarihçi.