Alevilik, Ali ve On İki İmam'ın öğretilerini öğretmiş olduğu varsayılan Hacı Bektaş-ı Veli'nin mistik Alevi İslami öğretilerini takip eden yerel bir İslami gelenektir. Alevi öğretileri dede adı verilen din adamları tarafından aktarılır. İslam'ın altı iman esası kabul edilir, ancak yorumlamada diğer mezheplerle farklılıklar bulundurur. Alevi öğretileri, yerel bir Türk dünya görüşüyle harmanlandı ve İslam'ın heterodoks bir yorumuna yol açtı. Geçmişin aksine günümüz Alevilerinin bir kısmı kendini Müslüman olarak tanımlandırmamaktadır. Hak-Muhammed-Ali teslis inancına bağlıdırlar.

İlahiyat, teoloji veya tanrıbilim, "tanrı" kavramı ve din olgusunun sistematik olarak ele alan disiplindir. Temel konusu doğaüstü güçlerdir ancak dini epistemoloji ve vahiy ile ilgilenir. Vahiy üzerinden tanrı ya da tanrıların varlığının kabulüne ulaşır. Bunların sadece, doğa ötesi varlıklar olması ile değil, dünya ile ilişki kurmak ve insanlara varlığını göstermeye istekli olduklarını ispat etmeye çalışır.
Peygamber veya yalvaç, Tanrı aracılığıyla bir dini veya dinî öğretiyi yaymakla görevlendirildiğine inanılan kişidir. Peygamberler ayrıca dinî terminolojide âyet, işaret veya mûcize denilen doğaüstü güç veya olayların kendilerine atfedildiği mitolojik veya yarı mitolojik insanlardır. İbrahimî dinlerin inananları, peygamberlerin Tanrı'dan aldıkları “vahiy” adlı mesajları diğer insanlara ulaştırdıklarına inanırlar.
Kefen ya da yakasız gömlek, ölen kişinin, kabre konulmadan önce sarıldığı bez.
Lifâfe, İslam dininde bir terim. İslam'da ölen kişinin bedeninin sarılıp gömülmesi gereken bez parçasının (kefenin) bir parçası.

Dua veya yakarış, bir ilah ya da gözle görülmeyen varlıkla ilişkiyi etkinleştirmeyi amaçlayan çağırma veya eylemdir. Dua, bireysel ya da toplumsal olarak; özel ya da kamusal bir yerde edilebilir. Sadece sözlerden oluşabileceği gibi şarkı şeklinde de olabilir. Ayrıca çeşitli bedensel hareketler de içerebilir. Duanın yakarış, şükran veya ibadet/övgü olarak farklı formları vardır.
İhsan, bir İslam dini terimidir.
İslâm dîni fıkhî mezhepleri; İslam coğrafyasında dînî bölünmeleri ifade etmekle birlikte bu bölünmelerin başlangıcı dînî değil, siyâsî ve sosyal bölünmelerden oluşmaktadır.

Domuz, Sus cinsinde bulunan hayvanlara verilen genel isimdir. Sus cinsi Suidae familyasına bağlıdır.
Ölü gömme töresi ya da cenaze töresi, bir ölünün gömülmesi sırasında uygulanan törelere denir. Ölüm, toplumsal yaşamda her zaman önemli bir olay sayılmıştır. Tarihin her döneminde ölü için çeşitli geleneklere ve törelere uyularak törenler yapılmıştır. Bu törenler, toplumların dinsel ve kültürel özelliklerine bağlı olarak büyük bir çeşitlilik gösterir. Çeşitli dinlerde ölümün bir son olmadığı, ruhun ölümden sonra öteki dünyada da varlığını sürdüreceği inancı vardır. Bu, genel olarak reenkarnasyon olarak adlandırılır. Bazı kültürlerde ölülerin yaşayanları etkileme gücüne sahip olduğu inancı yaygındır. Bu nedenle ölü törenlerinin kusursuz ve geleneğe uygun olmasına özen gösterirler. Ama, bu törenlerin tümü sonuç olarak ölünün gömülecek, yakılacak ya da saklanacak bedeniyle ilgilidir.

Mezar, gömüt veya kabir, ölen birinin ya da bir hayvanın gömülü olduğu yer anlamına gelir. Bazı toplumlarda ölüler yakılırken İslam, Hristiyanlık ve Musevilik gibi tek tanrılı dinlerde ölülerin mezar içinde diğer hayata geçmek için beklediğine inanılır. Tarihte büyük devlet yöneticileri için anıt mezarlar yapılmıştır. Mısır'daki piramitler ve Tac Mahal bunlardan bazılarıdır. Mezarların topluca bulunduğu alana mezarlık denir.
Fatıma bint Esed, Esed bin Haşim'in kızı, Ebu Talib'in eşi, Şiilerin ilk İmamı, Sünnilerin dördüncü halifesi olan Ali bin Ebu Talib'in annesi, İslam peygamberi Muhammed'in kızı olan Fatıma bint Muhammed'in kayınvalidesi, Muhammed'in öksüz ve yetim olduğu günlerde eşiyle birlikte bakımını üstlenendir. Hatice bint Hüveylid'den sonra müslüman olan ilk kadındır.
Tarihte Yahudilik ile İslam arasındaki etkileşimin tarihi, İslamın Arap Yarımadası'nda doğup buradan yayılmaya başladığı 7. yüzyıla kadar uzanır. Gerek Yahudiliğin gerekse İslamın kökenleri Ortadoğu'da, İbrahim'e dayandığından, her ikisi de İbrahimi olarak kabul edilir. Yahudilik ile İslam'ın paylaştığı birçok ortak yön bulunmaktadır: temel dini görünümü, yapısı, hukuk felsefesi ve uygulaması ile İslam ile Yahudilik birbirine benzer. Gerek bu benzerliklerden ötürü, gerekse Müslüman kültürü ve felsefesinin İslam dünyası içinde yaşayan Yahudi cemaatleri üzerindeki etkisi yoluyla, geride kalan 1.400 yıl boyunca bu iki din arasında kesintisiz ve hatrı sayılır bir fiziki, teolojik ve siyasi örtüşme ortaya çıkmıştır.
Kefen şu anlamlara geliyor olabilir:
- Kefen, ölen kişinin, kabre konulmadan önce sarıldığı bez.
- Kefen (astronomi), gövde kısmında kapalı bir tüp yerine çıta benzeri malzemeler kullanılarak yapılan "açık tüplü" teleskopların etrafını sarmak için kullanılan, ışık geçirmeyen siyah kumaşa verilen isim. Çoğunlukla dobsonian tipi teleskoplarda kullanılır. Görüntünün kontrastını arttırmadaki etkisi büyüktür.

Hac, dinî sebeplerle, genellikle dinî önemi olan mekân ve yerlere yapılan ziyaret ve gezi. Hac aynı zamanda İslam dinindeki dinî bir ziyaret barındıran hac ibadetinin özel ismidir.

Ahmet Mahmut Ünlü, halk arasında Cübbeli Ahmet Hoca olarak tanınan Türk vaiz, hafız ve yazardır.

Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Türkiye Diyanet Vakfı tarafından çıkarılmış; İslamî ilimler, İslam kültür ve medeniyeti ile ilgili terimler, İslam dünyasında din, ilim, siyaset, sanat ve edebiyat alanlarında yetişmiş önemli şahsiyetler ile İslam hayatına etkide bulunmuş eserler gibi İslam dünyasının birçok alanına değinen bir içeriğe sahip Türkçe ansiklopedi.
"The Shroud of Rahmon", The WB kanalında yayınlanan, Joss Whedon tarafından oluşturulan bir fantastik dizi olan Buffy the Vampire Slayer televizyon dizisinin yan dizisi Angel'ın ikinci sezonunun sekizinci bölümü.
Manik Depresif, Allâme'nin 26 Haziran 2011 tarihinde çıkardığı stüdyo albümüdür. Albümde 10 parça bulunmaktadır.
Abdullah bin Üneys el-Cühenî, İslam peygamberi Muhammed'in sahabelerinden biridir. Doğumu ve gençlik yılları hakkında bilgi bulunmayan Abdullah bin Üneys Sellâm b. Ebî’l-Hukayk'nin öldürülmesi için görevlendirilen 4-5 kişilik grup içerisinde yer almıştı. Useyr bin Zârem üzerine gönderilen otuz kişilik askerî birlikte bulundu. Muhammed tarafından Halid bin Süfyan'ı öldürmek üzere tek başına görevlendirildi. Urene bölgesinde Halid'e rastlayan Abdullah, Muhammed aleyhinde konuşarak onu kandırdı. Daha sonra adamlarının etrafta olmadığı bir zamanda onu öldürüp Medine'ye geri döndü. Bunun üzerine Muhammed ona bir asa verip şöyle dedi "Bu kıyamet günü aramızda bir işaret olacak, sen cennette de bu asaya dayanacaksın". Abdullah bu hatırayı ölünceye kadar kılıcıyla birlikte taşıdı. Ölümünde vasiyeti üzerine kefeni içine kondu. Yakalandığı humma nedeniyle Bedir Muharebesi'ne katılamamıştı ancak başka muharebelerde görev aldı. 674 veya 699 yılında Şam'da öldü.