İçeriğe atla

İyatrojenez

Kontrol Edilmiş
Bir vazo üzerinde Antik Yunanlardan kalma bir resim. Hekimin hastada kanamaya yol açtığını gösteriyor.

Iatrogenesis (Grekçe "şifacı tarafından meydana getirilen"), sağlık meslek mensupları gibi hareket eden ya da sağlık için yararlı olduğunu savunduğu ürün veya hizmet tanıtımı üstlenen bir veya daha fazla kişinin herhangi bir faaliyetinden kaynaklanan, etkilenen kişide desteklemeyen etkiler oluşturan olgulardır.[1][2][3][4][5][6]

Açıkça tanımlanmış ve kolayca tanınan bazı iyatrojenik etkiler, cerrahi bir prosedürü izleyen komplikasyonlar (örneğin: Meme kanseri ameliyatı sonucunda lenf ödemi). Karmaşık ilaç etkileşimleri gibi daha az belirgin olanları tanımlamak için kapsamlı soruşturma gerekebilir.

Bazen[7] 'olumlu ya da olumsuz olsun' 'tüm sağlık hizmetleri sunum ekibinin yol açtığı olayları' tanımlamak için 'iatrojenez' terimi kullanımı savunulur. En geniş anlamda ise yan etkiler veya istenmeyen etkileri tanımlamak için kullanılır.

İatrogenez içeren vakalar:

  • Muhtemel ilaç etkileşimlerinin yan etkileri
  • Şans[clarification needed]
  • Tıbbi hata
  • Taksir
  • İncelemesiz tıbbi alet tasarımı[clarification needed]
  • Tıbbi prosedürler veya tedaviler ile ilgili hekim ya da tedavi sağlayıcının endişe ve sıkıntıları.
  • Kâr amaçlı gereksiz tedavi

Yan etkilerin aksine iyatrojenik olaylar her zaman zararlı değillerdir[7] Örneğin, ameliyat nedeniyle oluşturulan bir yara uygunsuz bakımı temsil etmez ve sıkıntı vermeyebilir, bu duruma iyatrojenik etki denir.

Hastalarda zarara yol açabilen profesyoneller; hekimler, eczacılar, hemşireler, diş hekimleri, psikologlar, terapistler ve tamamlayıcı ve alternatif tıp tedavileri yapan kişiler olabilir

Dünya çapında 1994'te 94,000 kişinin 2013 yılında 142,000 kişinin tıbbi tedavinin yan etkileri sonucu öldüğü tahmin edilmektedir.[8]

Kaynakça

İatrojenez örnekleri:

  • Tıbbi müdahaleler ile ilişkili risk
  • Tıbbi hata
  • Yanlış reçete, okunaksız el yazısı ile reçete yazma veya bilgisayarda yazarken yazım hataları yapma sonucu olabilir.
  • Taksir
  • Hastane enfeksiyonları
  • Hatalı işlemler, teknikler, bilgiler, yöntemler ya da ekipmanlar.

Nedenler ve sonuçları

Tıbbi hata ve taksir

İatrojenik durumlar tıbbi hatalar sonucunda olmak zorunda değiller, cerrahide yapılan hatalar ya da yanlış tedavi reçeteleri ve ilaçları gibi. Aslında, bir tıbbi tedavinin kendinden doğan etkileri ve bazen de yan etkileri iyatrojenik bulunmaktadır. Örneğin, Radyoterapi ve kemoterapi — tedavi edici etki için gereken atılımlar—Saç dökülmesi, kansızlık, kusma, bulantı, beyin hasarı, lenf ödemi, kısırlık gibi etkiler sıklıkla görülern iyatrojenik etkilerdir. Pankreasın tamamının veya bir kısmının çıkarılması sonucu oluşan diyabet gibi hastalıklı bir organın çıkarılmasından kaynaklanan işlev kaybı iyatrojeniktir.

İyatrojenez insidansı bazı vakalarda yanıltıcı olabilir. Örneğin, rüptüre aort anevrizması çoğu durumda ölümcüldür; rüptüre aort anevrizması sonucu hayatta kalma oranı % 25 altındadır. Ameliyat sırasında veya ameliyattan sonra ölümler hala iyatrojenik ölümler olarak kabul edilir.

Diğer durumlar, farmakoterapist'in el yazısıyla ürettiği reçeteler ya da ilaçlardaki taksir veya hatalı prosedürleri içerebilir.

Yan etki

Birçok yaygın iyatrojenik etki, ilaç etkileşimlerinden kaynaklanır, örneğin verilern ilaçların agnostik veya antagonist etkileşimleri (ilaçlar etkileşime girerek istenilen etkiyi yapmayabilirler ve/veya başka etkilere neden olabilirler) olabilir, hekim bunları hesaba katarak ileç vermelidir. Bu tür durumlar önemli morbidite ve mortaliteye neden olabilir. Farmakoterapistlerin bile beklemediği, ilaçların allerjik etkileri gibi yan etkiler de iyatrojenik etkiler olarak sınıflandırılır.

Bakterilerde antibiyotik direncinin evrimi de iyatrojenik olarak anılır.[10] Antibiyotiklerin aşırı kullanımı, dirençli bakterilerin gelişmelerini sağlayabilir.[]

Bazı ilaçların tedavi edici dozlarda kendi başlarına toksiktir. Alkile antineoplastik ajanlar örneğin, DNA hasarı konusunda kanser hücrelerine normal hücrelerden daha fazla etkir. Alkilasyon ciddi yan etkilere neden olur ve kendi başına aslında kanserojendir, ikincil tümörlerin gelişmesine neden olabilir. Benzer bir şekilde, trypanosomiasis için melarsoprol gibi arsenik bazlı ilaçlar arsenik zehirlenmesine neden olabilir . 

Yan etkiler mekanik olarak da ortaya çıkabilirler. Bazı cerrahi aletlerin dizaynı, eski olabilir, dolayısıyla (örneğin doku travması gibi) bazı yan etkilere neden olabilirler[clarification needed].

Pisikiyatri

Pisikiyatride iyatrojenez genellikle yanlış teşhis nedeniyle oluşur (hystero-epilepsy vakalarının yanlış teşhisinde olduğu gibi[11]). Yanlış tanı nedeniyle kısmen iyatrojenik durumun bir örneği, özellikle çocuk hastalardaki bipolar bozukluktur.[12] Somatoform bozukluk ve kronik yorgunluk sendromu gibi diğer durumlar önemli sosyokültürel ve iatrojenik bileşenler için teorize edilmiştir.[13] Travma sonrası stres bozukluğunun tedavi şeklinin iatrojenik komplikasyonlara yatkın olduğu varsayılmaktadır.[14] Madde bağımlılığı[15] ve antisosyal gençler[16] gibi toplumun tedavi edilmesi gereken bazı kesilerinin iyatrojenez için önemli riskler taşıdıkları kabul edilmektedir. Benlik ikileşmesi hekimlerin küçük bir kısmının çoğunluk tanısına göre genel olarak tamamen iyatrojenik bozukluk olarak kabul edilir.[11][17]

İyatrojenik yoksulluk

Meessen ve arkadaşları, tıbbi bakım.[18] felaket benzeri sağlık sorunları için yapılan harcamalar[19] ya da finansman sıkıntısı[20] nedeniyle oluşan yoksulluğa 'iatrojenik yoksulluk' demişlerdir. Her yıl dünya çapında, 100.000'den fazla hane sağlık giderleri nedeniyle yoksulluğa düşmektedir. Birlerşik devletlerde, sağlık harcamaları iflas nedenlerinin başında gelmektedir.[][21] Özellikle geçiş ekonomisi ülkelerinde,sağlık için ödeme yapma kabul edilirliği artmaktadır, arz talebin gerisinde kalmaz ve gelişmeler çok hızlı olur. Ancak bu ülkelerde düzenleyici ve koruyucu kapasite genellikle arzın gerisinde kalır. Hastalar kolayca hastalık, etkisiz tedaviler, tasarruf, borçluluk, üretken varlıkların satışı ve sonunda yoksulluk gibi bir kısır döngüye düşerler.

Sosyal ve kültürel iyatrojenez

20. yüzyıl sosyal eleştirmen Ivan Illich, 1974'teki Tıbbi Düşman kitabında 'tıbbi iatrojenez' kavramını genişletti: Sağlığın kamulaştırılmasını[22] üç düzeyde tanımladı. İlki, 'klinik iyatrojenez' yukarıda tarif edildiği gibi, etkili ve güvenilir olmayan ve hatalı tedaviler ile hastalara yapılan yaralamalar.[23] İkincisi, tıp uzmanları, ilaç şirketleri ve sağlık cihazları şirketleri tarafından, geçekçi olmayan nedenlerle daha fazla tedavi etme ya da insanın normal hayat deneyiminin bir parçası olan durumlar (örneğin, yaşa bağlı durumlar) için gereksiz müdahaleler gibi kâr amacı güden ve insanları ilaca bağımlı kılan uygulamalar. Tıbbi uygulayıcıların ve tıp ile ilişkili endüstrilerin bu tutumları, toplum üyelerini daha az sağlıklı ve kurum bakımına aşırı bağımlı hale getirir, sonuçta toplumsal zarara neden olur. Illich, doktorların tıp eğitiminin toplumun ilaca bağımlı olmasına katkıda bulunduğunu savunmuştur, hekimlerin sağlıktan ziyade hastalığa odaklandığını, teşhis ve hastalık tedavisi için eğitildiklerini savunmuştur. İyatrojenik yoksulluk, sosyal iyatrojenezin bir tezahürü olarak ortaya çıkmıştır. Üçüncüsü, 'kültürel iatrojenez'. Geleneksel yöntemler, acı, ölüm ve hastalıklarla geleneksel yollarla mücadele edebilir ve onlarla başa çıkabilir. İlaca bağımlılık, toplum üyelerinin hastalık ve sıkıntılarla kendi başlarına mücadele edebilme kabiliyetlerini ortadan kaldırarak toplumun zararına neden olur. Bu eleştirilerde "Illich, modern toplumun tüm faydalarını reddetmedi ama yersiz bağımlılığı ve sömürüyü reddetti."[24]

Epidemioloji

Dünya çapında 1994'te 94,000 kişinin 2013 yılında 142,000 kişinin tıbbi tedavinin yan etkileri sonucu öldüğü tahmin edilmektedir.[8]

Birleşik Devletlerde her yıl tahmini ölüm: [25][26][27][28]

  • 12,000 gereksiz cerrahi müdahaleler sonucu.
  • 7,000 hastanelerdeki ilaç hataları sonucu.
  • 20,000 hastanelerdeki diğer hatalar sonucu.
  • 80,000 hastanelerdeki hastane enfeksiyonları sonucu.
  • 106,000 hata olmamakla beraber ilaçların istenmeyen etkileri sonucu.

Bu rakamlara dayanarak, iyatrojenez sonucu ABD'de tahminen yılda 225.000 ölüm olduğu söylenebilir (farkedilebilir hatalar hariç). Tıp Enstitüsünün eski bir raporuna göre yılda 230,000 to 284,000 iyatrojenik ölüm meydana gelmektedir.[25]

Geçmiş

1823 yılında Viyana patolojik anatomiye gelişleri gösteren grafik. Sol dikey çizgi ölümcül loğusalık ateşi insidansı ile ilişkili. 1847'de klor ile el yıkanmaya başlandığı kaydedilmiştir. Grafikte hastalığın Viyana ve Dublin doğum hatanesi ile karşılaştırılması yapılmıştır (view rates).(Semmelweis 1861).

İyatrojenez teriminin anlamı bir şifacı tarafından meydana getirilen demektir. Grekçe ἰατρός (iatros, "şifacı") ve γένεσις (genesis, "oluşum") kelimelerinden gelmiştir; daha önceki formları tıbbın iyi ya da kötü etkilerine atıfta bulunmuş olabilir.

Hipokrat zamanından beri insanlar tıbbın potansiyel kötü etkileri olabileceğini düşünmektedirler. "Özce zarar verme" (primum non nocere), modern tıp etiğinde birincil Hipoktarik söylemdir. Şifacının bir parçası olduğu; taksir, kasıtlı hata veya önlenebilir hata nedeniyle iyatrojenik hastalıklar veya ölümler birçok medeniyette suç olmuştur.[29]

Otopsi odalarından patojenlerin transferi, 19. yüzyılda doğum kurumlarında puerperal ateş (loğusalık humması) nedeniyle doğum sonrası gerçekleşen şok edici tarihsel bir mortaliteye neden olmuştur, bu bir iyatrojenik felaket olmuştur. Bu enfeksiyon mekanizmasını ilk olarak Ignaz Semmelweis tanımlamıştır.[30]

20. yüzyıldaki bilimsel tıbbın gelişmesiyle birlikte iatrojenik hastalıkların ya da ölümlerin daha kolay önlenebilir olacağı beklenmektedir. Antiseptikler, anestezi, antibiyotikler, daha iyi cerrahi teknikler, kanıta dayalı protokoller ve en iyi uygulamalar iyatrojenik yan etkilerin ve mortalitenin azaltılması için geliştirilmeye devam edilmektedir.

Kaynakça

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 19 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Kasım 2015. 
  2. ^ "Arşivlenmiş kopya". 6 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Kasım 2015. 
  3. ^ "Arşivlenmiş kopya". 10 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Kasım 2015. 
  4. ^ "Arşivlenmiş kopya". 10 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Kasım 2015. 
  5. ^ "Arşivlenmiş kopya". 15 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Kasım 2015. 
  6. ^ "Arşivlenmiş kopya". 10 Haziran 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Kasım 2015. 
  7. ^ a b Jacobs JP, Benavidez OJ, Bacha EA, Walters HL, Jacobs ML (December 2008).
  8. ^ a b GBD 2013 Mortality and Causes of Death, Collaborators (17 December 2014).
  9. ^ "Arşivlenmiş kopya". 16 Kasım 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Kasım 2015. 
  10. ^ Finland M (1979).
  11. ^ a b Spanos, Nicholas P. (1996).
  12. ^ Pruett Jr, John R.; Luby, Joan L. (2004).
  13. ^ Abbey, S.E. (1993).
  14. ^ Boscarino, JA (2004).
  15. ^ Moos, R.H. (2005).
  16. ^ Weiss, B.; Caron, A.; Ball, S.; Tapp, J.; Johnson, M.; Weisz, J.R. (2005).
  17. ^ Braun, B.G. (1989).
  18. ^ Meessen,B., Zhenzhong,Z., Van Damme,W., Devadasan,N., Criel,B., Bloom,G. (2003).
  19. ^ Xu; Evans, DB; Carrin, G; Aguilar-Rivera, AM; Musgrove, P; Evans, T; et al. (2007).
  20. ^ Kruk; Goldmann, E.; Galea, S.; et al. (2009).
  21. ^ "Medical Bills Leading Cause of Bankruptcy, Harvard Study Finds" 11 Eylül 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. 
  22. ^ Illich, Ivan (1974).
  23. ^ Pearce, Wright (2003).
  24. ^ Barnet, Robert (2003).
  25. ^ a b Starfield B (July 2000).
  26. ^ Leape L (May 1992).
  27. ^ Phillips DP, Christenfeld N, Glynn LM (February 1998).
  28. ^ Lazarou J, Pomeranz BH, Corey PN (April 1998).
  29. ^ Wolf, Hanson, Moir, Friedman, Savage, ed.
  30. ^ Hanninen, O; Farago, M.; Monos, E. (1983).

Dış bağlantılar


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Tıp</span> hastalıkların teşhisi, tedavisi ve önlenmesi için çalışma alanı

Tıp, bir hastaya bakma, teşhis, prognoz, önleme, tedavi, yaralanma veya hastalıklarının palyasyonunu yönetme ve sağlığını geliştirme bilimi ve uygulamasıdır. Tıp, hastalıkların önlenmesi ve tedavisi yoluyla sağlığı korumak ve iyileştirmek için geliştirilen çeşitli sağlık uygulamalarını kapsar. Çağdaş tıp, yaralanma ve hastalıkları teşhis etmek, tedavi etmek ve önlemek için biyomedikal bilimleri, biyomedikal araştırmaları, genetiği ve tıbbi teknolojiyi, tipik olarak farmasötikler veya cerrahi yoluyla, ancak aynı zamanda psikoterapi, harici ateller ve traksiyon, tıbbi cihazlar, biyolojikler ve iyonlaştırıcı radyasyon gibi çeşitli tedaviler yoluyla uygular.

<span class="mw-page-title-main">Antibiyotik</span> bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde ve önlenmesinde kullanılan ilaç

Antibiyotik, bakterilere karşı aktif olan bir tür antimikrobiyal maddedir. Bakteriyel enfeksiyonlarla savaşmak için en önemli antibakteriyel ajan türüdür ve antibiyotik ilaçlar bu tür enfeksiyonların tedavisinde ve önlenmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bakterileri öldürebilir ya da büyümelerini engelleyebilirler. Sınırlı sayıda antibiyotik de antiprotozoal aktiviteye sahiptir. Antibiyotikler soğuk algınlığı veya gribe neden olan virüsler gibi virüslere karşı etkili değildir; virüslerin büyümesini engelleyen ilaçlar antibiyotik yerine antiviral ilaçlar veya antiviraller olarak adlandırılır. Mantarlara karşı da etkili değildirler; mantarların büyümesini engelleyen ilaçlara antifungal ilaçlar denir.

<span class="mw-page-title-main">Farmakoloji</span> İlaçlarla ilgili biyoloji dalı

Farmakoloji ya da eczabilim günümüzdeki anlamıyla canlı organizmadaki ilaç etkilerini ve canlı organizmaya alınan ilaçların yapısını inceleyen bir bilim dalıdır. Yeni sentezlenmiş veya bitkilerden ayrıştırılmış maddelerin etkilerini biyolojik yapısını laboratuvar çalışmaları ile deney hayvanlarında, klinik araştırmalar ile insanlarda inceleyerek ilaç geliştirme çalışmalarına katkı veren bir tıp ve eczacılık bilimidir. Diğer bir deyişle, ilaçların yapımından, kullanıma sunulmasına, ilaçlar ile biyolojik dizgeler arasındaki etkileşimleri inceleyen bilim dalıdır. Farmakoloji, deneyleri ve canlılar üzerindeki araştırmalardan klinik uygulamaya değin uzanan bu karmaşık ve yoğun süreci birçok alt dalı ve yardımcı bilim dalları ile yakından bağlantılı yürütür.

<span class="mw-page-title-main">Hastalık</span> organizmaları olumsuz etkileyen anormal durum

Hastalık, bir organizmanın tamamının veya bir kısmının yapısını veya işlevini olumsuz yönde etkileyen ve hemen herhangi bir dış yaralanmaya bağlı olmayan belirli bir anormal durumdur. Hastalıklar genellikle belirli belirti ve semptomlarla ilişkili tıbbi durumlar olarak bilinir. Bir hastalığa patojenler gibi dış faktörler veya iç işlev bozuklukları neden olabilir. Örneğin, bağışıklık sisteminin dahili işlev bozuklukları, çeşitli bağışıklık yetmezliği, aşırı duyarlılık, alerjiler ve otoimmün bozukluklar dahil olmak üzere çeşitli farklı hastalıklara neden olabilir.

<span class="mw-page-title-main">İlaç</span> bir sayrılığı iyi etmek ya da önlemek için türlü yollarla kullanılan madde

İlaç ya da em, canlı hücre üzerinde oluşturduğu etki ile bir hastalığın tanısını, iyileştirilmesi veya semptomlarının azaltılması amacıyla tedavisini veya bu hastalıktan korunmayı mümkün kılan, canlılara değişik uygulama yöntemleri ile verilen doğal, yarı sentetik veya sentetik kimyasal preparatlardır. İlaçların tüketimi inhalasyon, enjeksiyon, sigara içme, yutma, derideki bir yama yoluyla emilim, fitil veya dil altında çözünme yoluyla olabilir. Ticari ilaçlar ilaç firmaları tarafından üretilir ve genellikle patentlidir. Etken maddesinin patent süresi dolmuş ve birden çok firmanın üretebildiği ilaçlara ise jenerik ilaçlar denir. İlaçlar uygulama yoluna, kimyasal özelliklerine ve etkilediği biyolojik sistemlere göre sınırlandırılabilir. Daha güvenilir ve geniş kullanım alanına sahip sınıflandırma sistemi ise Anatomical Therapeutic Chemical Classification Systemdir.

Alternatif tıp, biyolojik akla yakınlık, test edilebilirlik, tekrarlanabilirlik veya klinik deneylerden elde edilen kanıtlara sahip olmamasına rağmen tıbbın iyileştirici etkilerini elde etmeyi amaçlayan uygulamalara verilen isimdir. Alternatif terapiler tıp biliminin ve bilimsel yöntemin dışındadır ve tanıklık, anekdot, din, gelenek, hurafe, doğaüstü enerjiler, sözde bilim, propaganda, dolandırıcılık veya diğer bilim dışı kaynaklar gibi akıl yürütmedeki hatalara dayanır. Sıklıkla kullanılan terimler New Age tıbbı, sözde tıp, holistik tıp, alışılmışın dışında tıp, marjinal tıp ve şarlatanlıktan az farkla geleneksel olmayan tıptır.

Tıbbî antropoloji (uygulamalı) antropolojinin alt dallarındandır. Tıbbî açılardan birey ve toplumu inceleyen tıbbî antropoloji nispeten yeni bir bilim dalıdır. Sağlık, hastalık, tedavi gibi fenomenlerin kültürel, toplumsal ve biyolojik izdüşümlerini inceler. Bunun dışında çok farklı konuları da inceleyen tıbbî antropolojinin gelişimi çoğu antropolog tarafından 4 evrede tanımlanmaktadır. 1870’lerde ortaya çıkan kültürel antropoloji, bugün tıbbî antropoloji altında incelenen çoğu konu, kavram ve sorunu ele almıştır. Tıbbî antropoloji terimi 1963 yılından bu yana antropologların sağlık, hastalık ve bunlarla ilgili hemşirelik / bakım uygulamalarının sosyal süreçleri ve kültürel temsilciliğine ilişkin deneysel araştırma ve teoriler geliştirmek için bir etiket olarak kullanılmıştır 1970’lerle birlikte tıbbî antropoloji odak noktasını yerli tıp anlayışlarından, çoğunlukla kendi toplumları içinde yer etmiş, biyomedikal kurumlara ve bu kurumlara ilişkin kavramlara çevirmiştir. Son dönemlerde ise tıbbî antropologlar tıbbın araştırma ile ilişkin konularını incelemeye başlamışlardır. Tıbbî antropoloji, antropoloji ve tıbbın yanı sıra, sosyoloji, epidemiyoloji, etyoloji, ekoloji, ekonomi gibi farklı bilimlerden de kavram ve metodoloji açısından yararlanır.

Tedavi (Sağaltım). Sağlığı bozulmuş olan bireyi sağlıklı duruma kavuşturma amacıyla yapılan tıbbi işlemler bütünüdür. Tanı, anamnez ve fizik muayeneden sonra yapılır. Tedavi doğal, spor, ilaç, tıbbi cihaz, tıbbi test, tıbbi görüntüleme, ameliyat ve farklı tıbbi prosedürlerle yapılabilir. Özel tedavi şekillerine terapi adı verilmektedir. Tek başına ruhsal yolla tedavi şekline de terapi denilmektedir. Hastalık tedavisi evde, doğada, hastane, sağlık ocağı ve başka yerlerde yapılır.

Şarlatanlık, tıp hekimliği, diş hekimliği, veteriner hekimlik veya eczacılık üzerine herhangi bir eğitim ve lisansı olmadığı hâlde bu meslekleri icra eden sahtekârlar için kullanılan bir hukuk terimidir. Bilir geçinen, kendi bilgi ve niteliklerini veya mallarını överek karşısındakini kandıran, dolandıran kimseler için kullanılan bir sıfattır.

Fitoterapi, bitkilerle doğal tedavi anlamına gelmektedir. Terim ilk olarak Fransız hekim Henri Lenclerc (1870-1953) tarafından La Presce Medical adlı tıp dergisinde kullanılmıştır.

Tıp, veteriner tıp ve eczacılıkta yan etki, ilaçla tedavi sırasında ilacın ya da herhangi bir tıbbî müdahalenin zararlı ve istenmeyen etkisidir. Tedavi için uygulanan ilacın veya yöntemin kullanım amacı dışında sebep olduğu olumsuz etki de denilebilir. Genellikler ilaç yan etkisi için kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Kortikosteroid</span>

Kortikosteroid, böbrek üstü bezlerinde salgılanan bir steroid hormon türü ve bu hormonların sentetik analoglarına verilen addır. Glukokortikoid olan kortizon ile hidrokortizon kan şekeri seviyesi ve inflamasyon tepkisinde, mineralokortikoid olan aldosteron ise böbrek borucukları düzeyinde, su ve sodyumun geri emilimini ve potasyumun atılımını kolaylaştırarak su mineral dengesinde rol oynarlar.

Tedavinin, önlenebilir, hastaya belirgin veya belli olmayan zararlar veren yan etkilerine tıbbi hata denir. Tıbbi hata, hastalığın, sakatlığın, sendromun, davranışın, enfeksiyonun veya diğer hastalık durumlarının, eksik veya yanlış tanı ya da tedavilerini kapsar. Dünya çapında 1990 yılında 94,000 insan, 2013 yılında 142,000 insan tedavinin yan etkileri yüzünden ölmüştür.

Semptomatik tedavi, hastalığı tam olarak tedavi etmeden hastalık belirtilerini ve bulgularını yani etiyolojisini ortadan kaldırmaya yönelik her türlü tıbbi tedavi.

Ampirik tedavi. Bir hastalığın sebebi, etkileri ve seyri hakkında yeterli bilgi sahibi olunmadan; hastaya, ilgili hastalıktaki ve ilgili hastadaki etkinliği tam olarak bilinmeyen çeşitli ilaçlar, otlar veya karışımlar vermeye ya da girişimlerde bulunmaya ampirik tedavi denir. Bazen tıp insanlarınca da kullanılır, örneğin etkeni henüz belirlenememiş pnömoni olgularında geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı gibi.

<span class="mw-page-title-main">İlaç yan etkisi</span> Tıbbi müstahzarların istenmeyen etkileri

İlaç yan etkisi (İYE), kişinin aldığı bir ilaçtan ötürü bir zarar görmesi. Tek doz ya da daha uzun kullanımlarda ya da iki veya daha fazla ilacın beraber kullanımından olayı oluşabilir. Bu ifade yan etki ifadesinden farklıdır, yan etkiler bazen faydalı etkiler de olabilir. İlaç yan etkisi çalışmaları, farmakovijilans ile bağlantılıdır. Olumsuz ilaç olayları, bir ilaç alındığında meydana gelen, yaralanma nedeni olarak tanımlansın veya tanımlanmasın herhangi bir zararı ifade eder. İlaç yan etkisi, olumsuz ilaç olaylarının nedensel ilişki gösterebilen özel bir tipidir.

<span class="mw-page-title-main">Enfeksiyon hastalıkları (tıp uzmanlığı)</span> enfeksiyonların teşhisi, kontrolü ve tedavisi ile ilgilenen tıbbi uzmanlık dalı

Enfeksiyon hastalıkları, bulaşıcı hastalıklar ve intaniye olarak da bilinir, bulaşıcı hastalıkların tanısı, tedavisi ve kontrol altına alınması alanında uzmanlaşmış bir tıp dalı. Bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı büyük ölçüde hastane kaynaklı enfeksiyonlarla ya da hastane dışında gelişen salgınlarla mücadele eder.

Tıbbi anlamda 'komplikasyon' terimi, bir rahatsızlığın, hastalığın veya tıbbi tedavi işleminin ön görülebilen istenmeyen etkileridir. Komplikasyonlar bir hastalığın gidişatını kötü yönde etkiler. Komplikasyonlar mevcut hastalığın ağırlaşması veya diğer organ sistemlerini etkileyen yeni şikayet ve bulguların ortaya çıkması olarak görülebilir. Altta yatan hastalıkla birlikte komplikasyonlar yeni hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olabilirler. Ayrıca uygulanan tedavilere de bağlı komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

<span class="mw-page-title-main">Tıbbileştirme</span>

Tıbbileştirme, medikalleşme, medikalizasyon, patolojileştirme ya da ilaca bağımlı kılma, doğal insan koşullarının ve sorunlarının hastalık olarak tanımlanıp ilaçlarla tedavi edilmesinin teşvik edildiği iyatrojenik tıp uygulamasıdır. Genellikle eleştiri amacıyla, olumsuz anlamda kullanılan bir terim olan tıbbileştirme, insan vücudunda yaşlanma, menstürasyon, menopoz, ergenlik, beslenme bozuklukları gibi patolojik olmayan, insanlar için doğal olan süreçler için gerekmese bile ilaç kullanımının, tedavinin ya da profilaksinin gerekli olduğu yönündeki algıların tamamını kapsar.

Advers etki, bir ilaçtan veya ameliyat gibi başka bir müdahaleden kaynaklanan istenmeyen zararlı bir etkidir. Advers etki, ana veya terapötik bir etkiye ikincil olarak değerlendirildiğinde "yan etki" olarak adlandırılabilir. Komplikasyon terimi advers etkiye benzer, ancak ikincisi tipik olarak farmakolojik bağlamlarda veya olumsuz etki beklendiğinde veya yaygın olduğunda kullanılır. Olumsuz etki uygun olmayan veya yanlış bir dozaj veya prosedürden kaynaklanıyorsa, bu bir advers etki değil tıbbi hata olarak adlandırılır. Advers etkiler bazen "iyatrojenik" olarak adlandırılır çünkü bunlar bir doktor/tedavi tarafından oluşturulur. Bazı advers etkiler sadece bir tedaviye başlarken, tedaviyi arttırırken veya tedaviyi keserken ortaya çıkar. Advers etkilere plasebo tedavileri de neden olabilir. Kontrendike olan bir ilacın veya başka bir tıbbi müdahalenin kullanılması advers etki riskini artırabilir. Advers etkiler bir hastalığın veya prosedürün komplikasyonlarına neden olabilir ve prognozunu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca bir tedavi rejimine uyulmamasına da yol açabilirler. Tıbbi tedavinin advers etkileri, dünya genelinde 1990 yılında 94.000 ölümle sonuçlanırken 2013 yılında 142.000 ölüme yol açmıştır.