İçeriğe atla

İtalyan faşizmi

İtalyan faşizmi (İtalyancafascismo italiano), Ulusal Faşist Parti'nin 1922 ile 1943 yıllarında içerisinde yönettiği İtalya Krallığı'nda, 1943 ile 1945 yılları arasında ise İtalya'nın kuzeyinde kurulan İtalyan Sosyal Cumhuriyeti'nin resmî ideolojisi olarak uygulanmış yönetim sistemidir.[1] "İtalyan faşizmi" kavramı, Benito Mussolini'nin kurucusu olduğu faşizmin İtalya'da uygulandığı dönemi tanımlayıp nazizm, falanjizm ve daha pek çok faşist hareketten ayırmak için kullanılmaktadır.[2]

Tarihçe

Mussolini, İtalyan Sosyalist Partisi’nin sendikalist kanadından geliyordu. Parti gazetesi L’Avanti’nin redaktörleri arasındaydı. 1915 yılında Mussolini kendisi sosyalist partinin savaş karşıtı manifestosunu imzalamış olmasına rağmen Fasci d’azione rivoluzionaria örgütünü kurdu. Bu örgüt I. Dünya Savaşı sırasında İtalya’nın savaşa katılımı yolunda faaliyet gösterdi. Mussolini hâlen Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun idaresinde bulunan Adriyatik Denizi’nin doğu yakasını İtalya’ya dâhil etme amacının propagandasını yapıyordu. Bu faaliyetinin sonucunda sosyalist partiden çıkartıldı. Bu tarihten sonra sosyalist ve komünist hareketlerle onlara yakın işçi hareketlerine karşı şiddetli bir mücadeleye girişti. 1919’da Milano’da Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı (Fascio di Combattimento) kuruldu. Örgüt otoriter bir düzen ve Versailles Barış Antlaşması’nın İtalya lehine düzeltilmesini talep ediyordu. 1919’da I. Dünya Savaşı’nda savaş pilotluğu yapmış olan yazar Gabriele D’Annunzio’nun Fiume’de (bugünkü Rijeka) ele geçirmesiyle korporatif bir sisteme, kitle gösterilerine ve faşizm tarafından devralınan sembolizme dayanan ilk ön-faşist rejim kurulmuş oldu. 1920’den itibaren faşist hareket bir kitle hareketine dönüştü. Taraftarları arasında toprak sahipleri, küçük burjuvalar ve orta sınıf burjuvalar vardı. Politik karşıtlar Squadri adı verilen çetelerin terör eylemleri sonucu saf dışı bırakıldı. 1921 yılında Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı'nın yerine Ulusal Faşist Parti kuruldu. Partiyi destekleyenler arasında bürokrasi, kilise ve ordu bulunuyordu. Roma Yürüyüşü sonucu kral III. Vittorio Emanuele, Mussolini’yi 31 Ekim 1922’de başbakan ilan etti.

İtalyan faşistlerin gösterisi (1920)
Mussolini ve İtalyan faşistler (1922)

Mussolini 1925’te Sosyalist Parti’yi ve antifaşist örgütleri yasakladı ve kendi lider kültüyle diğer faşist diktatörlükler için bir model kurdu. Kendini Duce (lider) olarak adlandırıyordu. Ona göre Duce üniforması ve savaşçı görünümüyle bir halk adamı, bir işçi, bir baba, bir sporcu, kadınların bir kahramanı ve bir askerdi. Antik Roma’nın dünya imparatorluğu idealinden devralınan bir büyük devlet iddiası İtalyan faşizminin temel düşüncesiydi ve 1935’te Etiyopya’nın yağmasına yol açtı. 1938 sonrası faşizm resmî olarak antisemitist bir politika sürdürdü.

1932’de Mussolini Dottrina del fascismo ile ilk defa İtalyan faşist ideolojisinin bir taslağını yayımladı. Bu eserinde Mussolini Friedrich Nietzsche’nin “iktidar isteği” düşüncesiyle ilişkili olarak ve Vilfredo Pareto’ya dayanarak “büyük adamların” otoriter rejiminin meşruluğu üzerine tezler ortaya atıyordu. Georges Sorel’den esinlenerek siyasi olanın yaratıcı şekillendirme ilkesi için doğrudan eylem ilan ediyordu. Mussolini’nin anlayışında sendikalizme dayanan korporatist bir ekonomik sistemle sınıf karşıtlıklarının aşılacağı düşünülüyor ve birçok kaynaktan beslenen bir milliyetçilikle İtalya Akdeniz imparatorluğunun merkezi olarak görülüyordu.

Peş peşe gelen askeri başarısızlıklar sonucu 1943’te Mussolini faşist devletin en yüksek yürütme organı olan Büyük Meclis tarafından görevinden alındı ve tutuklandı. Ancak Alman Waffen-SS kuvvetleri Mussolini’yi hapisten kurtardı. Mussolini Kuzey İtalya’da İtalyan Sosyal Cumhuriyeti’ni (Repubblica Sociale Italiana) ilan etti. Ancak başarılı olamadı. Daha sonra 28 Nisan 1945’te İtalyan komünistler tarafından idam edildi. Sonraki yıllarda ideolojisi İtalyan halkı tarafından utanç kaynağı olarak nitelendirilmiştir.

İtalyan faşizminin temel özellikleri

Doktrinsel bilgiler için bakınız: La dottrina del fascismo
  • Lider kültürüne dayanan aşırı milliyetçi, popülist egemenlik biçimi.
  • Politikanın belirgin şekilde estetize edilmesi ve iradenin ekonomiye önceliğinin vurgulanması. Bu anlamıyla Faşizm füturizmin mirasçısıdır.
  • Bayraklar, yürüyüş kolları ve ritüel kitle gösterilerinde taşınan üniformalar gibi politik sembollerin abartılı kullanımı.
  • Antik dünyaya dayandırılan ve kendini en çok Roma geçmişi kültünde açığa vuran bir gelenekselcilik. Bununla birlikte devrimci-dinamik bir kendilik temsili.
  • Üretim dallarına göre örgütlenmiş korporatif ekonomik model ve parlamentonun yerine geçen bir birlik (Fasci ve Korporasyonlar Odası, Camera dei Fasci e delle Corporazioni) ve parti ve devlet işlevlerinin karışmasından oluşan bir organın, Büyük Faşist Meclis’in (Gran Consiglio del Fascismo) iktidarda bulunuşu.
  • Georges Sorel geleneğine dayanan, şiddetin politik kutsanması.
  • Adriyatik Denizinin Hırvat yakasını İtalya’ya bağlama çabası.
  • Özellikle sosyolog Robert Michels’in getirdiği gibi bir partiler eleştirisi ve kendini bir anti-parti (1919–1922 arası) ve daha sonraları yeni tipte bir kitle partisi olarak değerlendirme.

İtalyan faşizmi içinde modernist-devrimci kanatla, tutucu-geleneksel kanat arasında süregiden bir gerilim vardı. Mussolini 1921-1925 arası bu kuvvetleri bir arada tutmak için çaba harcadı. Bununla birlikte çelişkili temsiller dışarıya karşı farklı toplumsal akımların faşizmde birleşmesi olarak sunuldu.

İtalyan faşizminin Alman nazizminden farkları ve benzerlikleri

Mussolini, Kara Gömlekli faşist çeteleri ile Roma'da
Mussolini ve Hitler
  • Uzun süre yapılan araştırmalar faşizmin nazizmin aksine köken olarak antisemitist olmadığını, antisemitizmin faşizme Benito Mussolini’nin Almanya’yla Mihver ittifakını kurduktan sonra Alman etkisiyle dâhil olduğunu savunuyordu. Yeni çalışmalar bu bakış açısını şüpheli bulmaktadır. Bu çalışmalara göre 1919 yılından itibaren faşist önderler sürekli olarak antisemitist sloganlar kullanmışlar ve düşünceler açıklamışlardır. Antisemitizm daha önce düşünüldüğü gibi 1930'ların sonlarına doğru faşizme dâhil olmamış, her zaman faşizme içkin olarak varolmuşken, yıllar süren radikalleşme sonucu ön plana çıkmıştır. 1938'den sonraki Yahudi düşmanı yasal düzenlemeler bu radikalleşmenin sonucudur. Ancak nazi devleti Yahudileri kitle halinde katlederken, İtalyan faşistler haklarını alma, dağıtma ve sürme yöntemlerini kullanmışlardır.
  • İtalyan faşizminde nazizmde olduğu gibi bir ırk ideolojisi yoktur. “Irk” sözcüğüyle en azından 1938’e kadar biyolojik ya da kökensel bir şey ifade edilmemiş, daha çok “asalet” düşünülmüştür. 1938 sonrası biyolojik çağrışımları olan bir ırkçı söylem faşizm içinde yaygınlaşır. Irkçılık öncelikle siyah Afrikalılara, sonra da Slavlara yönelmiştir. Daha sonraları da antisemitist tonlar almıştır.
  • Faşist “yeni düzen” anlayışı nazizmin modelinden farklıdır. Hitler’in “ırk devleti” anlayışı yerine Mussolini rejimi eski elitin bir araya getirilmesi ve geleneksel bir iktidar ve yayılma politikasına dayanan kuvvetli bir devleti amaçlamaktadır.
  • İtalyan faşizmi en başından itibaren savaş sürdürmüş, Libya ve Etiyopya'da sömürgecilik tarihinde benzeri olmayan ve II. Dünya Savaşı sırasında çok büyük oranlara varan bir şiddet kullanmıştır: Kitlesel göçertme politikası, cinayetler, savaş tutsaklarının topluca öldürülmesi, toplama kampları ve zehirli gazların kullanılması. 1930 yılında Cyrenaika ayaklanması sonrasında kamplara kapatılan insanlardan 40 bini 1933 yılına kadar ölmüştür. Mussolini'nin bu uygulamaları Hitler'i çok büyük oranda etki altında bırakmıştır. Etiyopya’nın işgalinin ne kadar ölüye malolduğu bilinmiyorsa da, tahminler ülkenin 10 milyonluk nüfusunun 2.300.000-3.660.000'inin öldüğü yolundadır.
  • Faşizm, nazizm gibi katı bir lider disiplinine dayanır. Ancak bunun Alman diktatörlüğündeki gibi radikal sonuçları yoktur. Kendisine Duce unvanı verilmiş olan Benito Mussolini ideolojik olarak önplana çıkarılır, ancak kendisinin yanında Büyük Faşist Meclisi ve kralın da adı geçer.
  • İtalyan faşizmi nazizme göre çok daha fazla eski monarşinin elitlerinin, askerin, sanayinin ve kilisenin egemenlik uzlaşmasına dayanır. Nazizm ise kısa süre içinde geleneksel toplumsal katmanlarla olan ilişkisini ortadan kaldırmıştır.
  • Faşizmin devletçiliği SS tarafından belirlenen, halkçı nazi devletçilik karşıtlığından ayrılır. Nazizmde açıkça partinin devlet karşısındaki üstünlüğü vurgulanır. Bunun sonucunda naziler eskiden kalan normal ve kurumsal sistemleri ortadan kaldırmışlardır. Buna karşın İtalyan faşistler yeni kurumlar geliştirdilerse de mevcut düzene önemli ölçüde el sürmemişlerdir.
  • İtalyan faşizminin politik kurbanlarının sayısı nazizme göre belirgin ölçüde azdır. Faşist rejim karşıtlarını öldürse ve idam etse bile karşıtlara yönelik idam cezası verilmesi İtalya'da az görülür. Sonuçta Mussolini'nin ve Kara Gömlekliler'in şiddet uygulamaları nazilerin aksine iktidarda kalmalarına yetmemiştir.

Faşizmin İtalyan toplumunda değerlendirilmesi

Savaş sonrasında İtalyan faşizminin demokratik yapıyı ortadan kaldırması, nazizmle işbirliği, İtalyan Yahudilerinin dörtte birinin öldürülmesi ve sürülmesi gibi suçları Almanya’da olduğundan çok farklı şekillerde değerlendirilmiştir.

Bunun nedenleri nazizmle karşılaştırıldığında İtalyan faşizminin daha düşük bir iç, dış ve askeri etkiye sahip olması kadar, rejimin iç güçler tarafından devrilmesine bağlı olarak nazilerin yargılandıkları Nürnberg Davaları gibi açıklayıcı ve kamuyu etkileyici uluslararası bir yargı sürecinin gerçekleşmemiş olmasıdır.

Böylece Mussolini’nin etkin olduğu bölgeler, İtalyan Sosyal Cumhuriyeti’ni ilan ettiği Salò, aile mezarının bulunduğu Predappio ya da bugünkü bir Mussolini müzesi bulunan Forli, neofaşist örgütler tarafından kutsanmaktadır. Her ne kadar faşizmin övülmesi bugünkü İtalya’da yasal olarak cezalandırılmayı gerektirse de, yasalar uygulanmamaktadır.

Tanınmış bir neofaşist politikacı ve Mussolini’nin torunu olan Alessandra Mussolini, Kimlik, Gelenek, Egemenlik Fraksiyonu'nun temsilcisi olarak Avrupa Parlamentosu’nda bulunmaktaydı.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Andrew Vincent. Modern Political Ideologies. Third edition. Malden, Massaschussetts, USA; Oxford, England, UK; West Sussex, England, UK: Blackwell Publishers Ltd., 2010. s. 160.
  2. ^ Aristotle A. Kallis. Fascist ideology: territory and expansionism in Italy and Germany, 1922–1945. London, England, UK; New York City, USA: Routledge, 2000. ss. 50.
  • Çelikçi, A; Kakışım, C . (2015). "İtalyan Faşizmi ve Tarihsel Gelişimi". Anemon Muş Alparslan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,1(2), sayfa 83-99
  • Michel, Henri (beşinci basım, 1990). "Faşizmler" (ikinci bölüm: "İtalyan Faşizmi"). İletişim Yayınları Cep Üniversitesi. Sayfa: 25. Çeviren: Füsun Üstel

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Benito Mussolini</span> İtalya diktatörü (1922–1945)

Benito Amilcare Andrea Mussolini, Ulusal Faşist Parti'nin lideri olan İtalyan politikacı ve gazeteci. Kendini faşist olarak tanımlayan Mussolini, iktidara geldikten sonra Duce (Lider) olarak tanındı. Mussolini, faşizm ideolojisinin ilk örneği olan İtalyan faşizminin kurucusudur, bu sebepten dolayı faşizmin kurucusu olarak da kabul edilmektedir. 31 Ekim 1922 ve 25 Temmuz 1943 tarihleri arasında İtalya Krallığı'nın başbakanı, 23 Eylül 1943 ve 25 Nisan 1945 tarihleri arasında ise İtalyan Sosyal Cumhuriyeti'nin Ducesi olarak görev yaptı. II. Dünya Savaşı öncesinde ve savaş sırasında İtalyan siyasetinde önemli bir rol oynadı. Nisan 1945'te, Luftwaffe miğferi takıp bir Nazi konvoyu ile İsviçre'ye kaçmaya çalışırken, komünist İtalyan partizanlar tarafından fark edildi ve sevgilisi ile beraber kurşuna dizilerek infaz edildi. Ayrıca; Adolf Hitler, Francisco Franco ve António de Oliveira Salazar gibi aşırı sağ totaliter yöneticilere de ilham vermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Yatıştırma politikası</span>

Yatıştırma politikası uluslararası diplomaside savaşın önlenmesi için saldırgan bir devlete siyasal, maddi veya coğrafi ödünler verilmesini tarif eder. Terim çoğunlukla II. Dünya Savaşı'na giden 1935-1939 döneminde Nazi Almanyası ve Faşist İtalya karşısında bu siyaseti güden Birleşik Krallık hükûmetleri için kullanılır. Başbakanlar Ramsay MacDonald (1929-1935), Stanley Baldwin (1935-1937) ve son olarak Neville Chamberlain (1937-1940) bu siyasetle anılır. İngiltere'nin baskısı altında Fransa da Nazizm ve Faşizmi yatıştırma siyaseti gütmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Totalitarizm</span> diktatörlükvari yönetim şekli

Totalitarizm, tüm yetkilerin merkezîleştirildiği, devlete ve hükûmet yöneticilerine mutlak itaat beklendiği diktatörlükvari yönetim biçimidir. Totalitarizm ile yönetilen devletler totaliter devlet olarak bilinir. Totalitarizmde bireysel özgürlüklere izin verilmez ve bireyin yaşamının tüm alanları devlet kontrolüne bırakılır.

<span class="mw-page-title-main">Faşizm</span> Aşırı sağcı, otoriter, aşırı milliyetçiliği savunan ideoloji

Faşizm, ilk olarak İtalya'da Benito Mussolini tarafından oluşturulan, otoriter devlet üzerine kurulu radikal bir aşırı milliyetçi politik ideolojidir. İlkeleri ve öğretileri, La dottrina del fascismo adı altında Giovanni Gentile tarafından yazılmıştır. Benito Mussolini'nin kurucusu olduğu Ulusal Faşist Parti'nin İtalya'da iktidara gelmesinin ardından, faşizm birçok milliyetçi ideolojiye örnek olmuştur. Hitler'in nasyonal sosyalizmi ve Franco'nun falanjizmi, faşizmden çok etkilenmişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Ulusal Faşist Parti</span> İtalyan politik partisi

Ulusal Faşist Parti, Benito Mussolini'nin faşizmin politik ifadesi olarak 9 Kasım 1921 tarihinde Roma'da kurduğu siyâsî parti. Faşizmi bu zamandan önce Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı isimli teşkilata bağlı Fasci olarak bilinen gruplar temsil ediyordu. Partinin temel politikaları, milliyetçilik, vatanseverlik, cumhuriyetçilik, korporatizm ve popülizm üzerine kuruluydu. Cumhuriyetçi Faşist Parti ile birlikte şu anda İtalya'da anayasa tarafından yeniden kurulması yasaklanan iki partiden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Avusturya faşizmi</span> 1934te Avusturyada kurulup 1938de Nazi Almanyasının ülkeyi ilhak etmesiyle feshedilmiş otoriter sistem

Avusturya faşizmi, 1920'li ve 1930'lu yıllarda faşizmin Avusturya yorumudur.

<span class="mw-page-title-main">Antifaşizm</span>

Anti-faşizm; her türlü faşist ideoloji, politik hareket ve organizasyona karşı olan görüş. Aşırı sol hareketler -anarşizm, sosyalizm ve komünizm gibi- bu hareketin içinde yoğunlukta olur.

<span class="mw-page-title-main">İtalyan Sosyal Cumhuriyeti</span> Kuzey İtalyadaki eski Nazi kukla devleti

İtalyan Sosyal Cumhuriyeti, II. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nın desteği ile kurulmuş, İtalya'nın kuzeyindeki eski kukla devlettir. 1943-1945 yılları arasında varlığını sürdürmüştür. Kurucusu ve yöneticisi Benito Mussolini'dir.

Faşist İtalya şu anlamlara gelebilir:

<span class="mw-page-title-main">Cumhuriyetçi Faşist Parti</span> İtalyan politik partisi

Cumhuriyetçi Faşist Parti, 1943'te Müttefikler'in İtalya'nın güneyini işgal etmesi sonucu dağılmış olan Ulusal Faşist Parti'nin devamıdır. Benito Mussolini ve yandaşları tarafından İtalyan Sosyal Cumhuriyeti'yle beraber kurulmuştur. Kuzey ve Orta İtalya'nın Almanlarca işgali sırasında Benito Mussolini'nin liderliğini yaptığı bu siyasi parti, İtalya'nın tamamının Müttefikler'in eline geçinceye dek İtalyan birliklerinin mücadeleyi sürdürmüş oldukları kuruluştur. Parti siyasi görüş olarak eskisi gibi İtalyan faşizmini benimsiyordu, bununla birlikte monarşi karşıtı görüşlere sahipti. Cumhuriyetçi değerler savunulmaya başlanmış ve adından da anlaşılacağı gibi İtalya'nın kuzeyinde İtalyan Sosyal Cumhuriyeti kurulmuştu. Partinin sekreteri Alessandro Pavolini idi.

<span class="mw-page-title-main">Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı</span>

Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı, 1919 yılında Benito Mussolini tarafından kurulmuş siyasi teşkilat. 1921 yılında ardılı olarak Ulusal Faşist Parti kurulmuştu. Teşkilatın merkezi Milano şehriydi.

<span class="mw-page-title-main">Metaksizm</span>

Metaksizm, Yunan diktatörü İoannis Metaksas'ın oluşturduğu faşist otoriter bir ideolojidir.

<span class="mw-page-title-main">Emilio De Bono</span>

Emilio De Bono, İtalyan Mareşal ve Faşist Büyük Konsey üyesi. Trablusgarp Savaşı, I. Dünya Savaşı ve İkinci İtalya-Habeşistan Savaşı'nda görev aldı.

<span class="mw-page-title-main">Walter Audisio</span> İtalyan siyasetçi (1909-1973)

Walter Audisio İtalyan bir sosyalist partizan ve politikacıydı. 1930'ların sonlarında ve 1940'ların başlarında İtalyan faşist rejimi tarafından anti-faşist faaliyetleri nedeniyle hapsedildi. II. Dünya Savaşı sırasında serbest bırakıldıktan sonra İtalyan direniş hareketinin kıdemli bir partizanı olan Audisio, Benito Mussolini'nin ölümüne karıştı ve muhtemelen diktatörü ve metresini bizzat öldürdü. Savaştan sonra, 20 yıl görev yaptığı İtalyan Komünist Partisi'nden parlamentoya seçildi.

İtalya'da faşizmin sona ermesi veya 25 Temmuz Olayı 1943 yılının bahar aylarında başlayarak birbirinden bağımsız iki ayrı koldan Kont Dino Grandi ve Kral III. Vittorio Emanuele tarafından yürütülen, sonuçta da 24-25 Temmuz 1943 tarihli Büyük Faşizm Konseyi toplantısında Başbakan Benito Mussolini'nin güvensizlik oyu alarak görevden alınmasıdır. Kararın ardından Mussolini hapse atılmış, yeni bir hükûmet kurulmuş ve İtalya Krallığı'nda 21 yıl süren İtalyan faşizmi sona ermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Büyük Faşizm Konseyi</span>

Büyük Faşizm Konseyi, Benito Mussolini liderliğindeki Faşist İtalya'da iktidarı elinde tutan en yüksek organdı. Ulusal Faşist Parti bünyesinde bir organ olarak 1923 yılında kurulmuş, sonrasında 9 Aralık 1928 itibarıyla devlet kurumu haline gelmişti. Konsey, İtalyan hükûmetlerinin toplandığı Roma'daki Palazzo Venezia'da toplanırdı. II. Dünya Savaşı sürmekteyken 25 Temmuz 1943 günü gerçekleşen Konsey toplantısında Mussolini iktidarının aldığı güvensizlik oyu sonucu İtalya'da faşizmin sona ermesi üzerine konseyin varlığı sona ermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Faşist İtalya (1922-1943)</span> İtalya Krallığının faşist yönetim altında olduğu dönem

Faşist İtalya (1922-1943) Benito Mussolini'nin İtalya Krallığı Başbakanı olduğu 1922-1943 yılları arasında Ulusal Faşist Parti iktidarı altındaki dönemi anlatır. Totaliter bir rejim kuran İtalyan faşizmi ekonomik kalkınma modeli benimsemişse de siyasal muhalefeti ortadan tamamen kaldıracak hamlelerde bulunmuş, geleneksel muhafazakâr değer yargılarını savunmuş Katolik Kilisesi'yle yakın işbirliği yapmıştır. Çeşitli farklı dönemlerden geçen rejim özellikle gerçekleştirdiği emperyalist hamlelerle II. İtalya-Habeşistan Savaşını çıkarmış, Milletler Cemiyeti'nden atılmıştır. Ayrıca Sovyetler Birliği'nde karşı Çelik Pakt'a katılmış, II. Dünya Savaşı'na gidişi hızlandıran hamlelerde bulunmuştur. Dahil olduğu Mihver Devletlerinin II. Dünya Savaşı'nda mağlup olması sürecinde alaşağı olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">İtalyan milliyetçiliği</span> bir milliyetçilik türü

İtalyan milliyetçiliği, İtalyanların tek bir homojen kimliğe sahip bir ulus olduğuna inanan ve bundan sonra İtalya'nın kültürel birliğini ülke olarak desteklemeye çalışan bir harekettir. İtalyan milliyetçisi bir bakış açısıyla İtalyanlık, aslen Latium'da bulunan ve İtalyan yarımadasına ve Avrupa'nın büyük bir kısmına hakim olmak için gelen italik bir kabile olan Latinlerden kültürel ve etnik köken iddia etmek olarak tanımlanır. Bu nedenle, İtalyan milliyetçiliği tarihsel olarak emperyalist teorilere de bağlı kalmıştır. Bu tür görüşlerin romantik versiyonu İtalyan vatanseverliği, ayrılmaz versiyonu ise İtalyan faşizmi olarak bilinir.

Faşist sembolizm, faşizmin yönlerini temsil etmek için tasarlanmış belirli imge ve sembollerin kullanılmasıdır. Bunlar, tarihsel öneme sahip ulusal sembolleri, amaçları ve siyasi politikaları içerir. En bilinenleri faşizmin orijinal sembolü olan fasces ve Nazizm'in gamalı haçlarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Avrupa'da faşizm</span>

Avrupa'da faşizm, 20. yüzyıl boyunca Avrupa'daki hükûmetler ve siyasi örgütler tarafından uygulanan çeşitli faşist ideolojilerin bütünüdür. Faşizm, I. Dünya Savaşı'nın ardından İtalya'da doğmuş ve İtalyan Faşizminden etkilenen diğer faşist hareketler daha sonra Avrupa genelinde ortaya çıkmıştır. Avrupa'da faşizmin ideolojik kökenleri olarak tanımlanan siyasi doktrinler arasında, Fransa'da bütüncül milliyetçi Charles Maurras ve devrimci sendikalist Georges Sorel tarafından benimsenen geleneksel ulusal birlik ve devrimci anti-demokratik retoriğin birleştirilmesi yer almaktadır.