İçeriğe atla

İstanbullu Almanlar

Beyoğlu'nda Almanca konuşulan bir protestan kilisesi.

İstanbullu Almanlar, "Boğazlı Almanlar" diye de isimlendirilen ve İstanbul'da yerleşik olarak yaşayan Alman kökenli bir etnik gruptur. Şu an üçüncü nesil halen yaşamaktadır.

İlk gruplar Kayzer Wilhelm'le birlikte İstanbul'a gelmişlerdir. Bu grubun birçoğu saatçiler, askerler ve endüstri ile uğraşan kişilerdi. Liman von Sanders Osmanlı komutanıdır ki belki de bu kişilerden kamuoyu tarafından en çok bilinenidir. Birçok güzel villalar, örneğin Krupp ve Huber villası, Osmanlı İmparatorluğu'nda Alman etkisinin göstergesidir. Ayrıca İstanbul'da birçok Alman Jön Türkler'i desteklemişlerdir.

İkinci kuşak ise Nazi Almanyası'ndan kaçarak gelmişlerdir. Berlin eski belediye başkanı Ernst Reuter ve Chrysler firmasının başkanı Dieter Zetsche belki de en çok bilinen isimlerdir. Avusturyalı mimar Clemens Holzmeister de bu kişiler arasında sayılabilir. Ancak bunların dışında daha fakir Alman aileler de Anadolu'da yaşamlarını fakirlik içerisinde geçirmişlerdir. Bu aileler kendilerine Türkçe olarak "vatansızlar" (Almanca: Heimatlos) adını vermişlerdir. Çünkü Türk yöneticiler tarafından pasaportlarına bu ibare vurulmuştu.

Günümüzde sanayi ile uğraşan Almanlar, Türkiye'nin sahil kesimlerinde yaşayan Almanlar veya Türklerle evlenip Türkiye'ye yerleşen Almanlar üçüncü kuşak olarak sayılabilir.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Almanca</span> Batı Cermen dili

Almanca, Hint-Avrupa dil ailesine ait, ağırlıklı olarak Orta ve Batı Avrupa'da konuşulan bir Batı Cermen dili. Avrupa Birliği'nin resmî dillerinden biri ve en çok konuşulanıdır. Özellikle Almanya, Avusturya, Lihtenştayn, Lüksemburg, İsviçre'nin büyük bölümü, İtalya'nın Güney Tirol bölümü, Belçika'nın doğu kantonları, Polonya ve Romanya'nın kimi bölgeleri ve Fransa'nın Alsas-Loren bölgesinde konuşulmaktadır. Dünyanın yaygın lisanlarından biridir. Almanca içinde Fransız kelime kökenli sözcükler taşır.

<span class="mw-page-title-main">Fahrünnisa Zeyd</span> Türk ressam

Fahrünnisa Zeyd Türk ressam.

<i>Cevdet Bey ve Oğulları</i>

Cevdet Bey ve Oğulları, Orhan Pamuk'un ilk kez 1982'de yayımlanmış; bir tüccar ailesinin 1905'ten 1970'e kadar yaşadıklarını ve bu hikâye etrafında Türkiye Cumhuriyeti'nin toplumsal, ekonomik ve kültürel tarihinin de anlatıldığı ilk romanıdır. Romanın ilk baskısı Karacan Yayınları tarafından basılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı Türkleri</span> Osmanlı İmparatorluğunda yaşayan Türkler

Osmanlı Türkleri, Geç Orta Çağ'da kurulan Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve sosyopolitik olarak en baskın unsuru olan Türkî etnik gruptur.

<span class="mw-page-title-main">Jön Türkler</span> Osmanlı İmparatorluğunda siyasal reform hareketi

Jön Türkler veya Genç Türkler, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde ortaya çıkan meşrutiyetçi ve II. Abdülhamid Dönemi'nde muhalif olan "genç ve aydın" kuşağa verilen isimdir.

<span class="mw-page-title-main">Levantenler</span> Osmanlı Devleti içinde yaşamış ve ticaretle uğraşmış Hristiyan azınlık

Levanten ya da argo tabiri ile Tatlısu Frenki, Osmanlı Devleti içinde özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan Hristiyanları tanımlamak için kullanılır. En dar tanım olarak da; şu anki Doğu Akdeniz'e kıyısı olan devletlerde yaşayan Osmanlı döneminde yerleşmiş, Fransız-İtalyan kökenli Katoliklerdir. Yerel Hristiyan nüfusundan farklıdırlar.

<span class="mw-page-title-main">Almanya'daki Türkler</span> Almanyada bulunan etnik bir grup

Almanya'daki Türkler, Türkiye'den Almanya'ya göçmüş ve yerleşmiş Türklerdir. Almanya'daki Türkler geniş tanımı ile Almanya'da doğan Türkleri de kapsamaktadır. Gurbetçiler tanımıyla yaşadıkları ülkede kalıcı konuma geçmiş, değişik meslekleri ifa eden ve bazıları yaşadıkları ülkenin yurttaşlığına geçen özellikle yeni nesil Türkleri tam olarak ifade etmemektedir. Geçtiğimiz 40 yıl içerisinde Türkiye'den Almanya'ya üç milyon civarında insan göç etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Karakol Cemiyeti</span> Osmanlı İmparatorluğu‘nda istihbarat örgütü

Karakol Cemiyeti, Mütareke döneminde Osmanlı istihbarat örgütüdür.

Çallı Kuşağı, 1914 Kuşağı veya Türk İzlenimciler, Sanayi-i Nefise Mektebi tarafından düzenlenen Avrupa sınavını kazanarak Paris'e gönderilen, İbrahim Çallı ve kendi olanakları ile giden Namık İsmail, Hüseyin Avni Lifij, Nazmi Ziya Güran gibi ressamlar I. Dünya Savaşı'nın başlaması ile birlikte 1914'te ülkeye geri döndüler. Türk resim tarihinde "1914 Kuşağı", "Çallı Kuşağı" veya "Türk İzlenimcileri" diye adlandırılan bu grubun başlıca üyeleri, İbrahim Çallı, Ruhi Arel, Feyhaman Duran, Hikmet Onat, Hüseyin Avni Lifij, Nazmi Ziya Güran, Namık İsmail, Sami Yetik ve Ali Sami Boyar ve Hasan Vecih Bereketoğlu'dur.

<span class="mw-page-title-main">Ertuğrul Osman Osmanoğlu</span> Osmanoğlu hanedan reisi

Osman Ertuğrul Osmanoğlu, 1994-2009 yılları arasında Osmanlı Hanedanı'nın reisiydi.

Avrupa'daki Türkler, Avrupalı Türkler ya da Avrupa Türkleri, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları veya Türkiye kökenli insanlar.

Türkiye Hahambaşılığı, Türkiye sınırları içinde yaşayan Sefarad ve Aşkenaz Musevilerinin dinî önderi Hahambaşı'nın yönettiği kuruma verilen addır. Merkezi Beyoğlu, İstanbul'da bulunmaktadır. Papalık ya da patrikhane gibi ruhani bir makam değildir, zira dünyadaki hahambaşılıklar arasında hiyerarşik bir düzen yoktur. Sayıları 80 dolaylarında olan Karay cemaati Türkiye Hahambaşılığı'nın yetkisini kabul etmemekte ve özerk bir topluluk teşkil etmektedirler.

Türkiye Levantenleri terimi, özellikle Tanzimat sonrası ticaretle uğraşmak maksadıyla Osmanlı İmparatorluğu'nun kıyı şehirlerine başta Fransızlar ve İtalyanlar olmak üzere yerleşen Avrupalıların soyundan gelip, günümüzde Türkiye'de yaşayan Levantenleri ifade eder. Türkiye'deki tahmini nüfusları bin civarındadır. Kültürel olarak en yoğun hissedildikleri yer olan İzmir dışında başta İstanbul ve Mersin olmak üzere kıyı şehirlerinde bulunurlar.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'ye göçler</span>

Türkiye'ye göçler üç başlık altında incelenebilir.

Osmanlı İmparatorluğu'nda feminizm genel olarak II. Meşrutiyet sonrasındaki göreceli özgürlük ortamında ivme kazandı. Daha öncesinde ise dinsel ve geleneksel nedenlerden dolayı kısıtlı olan kadın yaşamı Tanzimat ile değişime uğramıştı. Tanzimat döneminde yetişen eğitimli kadınlar sonraki kuşaklarda Osmanlı'da hak arayışlarına girdi. II. Meşrutiyet döneminde ise örgütlü hareket edilmeye başlandı ve çeşitli kadın cemiyetleri kurulup kadın dergileri çıkarıldı. 19. Yüzyılda Avrupa feminizmi oy hakkını savunup bu konuda mücadele verirken Osmanlı kadını daha fazla özgürlük, iş olanağı, eğitim ve sosyal yaşam mücadelesi veriyordu. Özellikle Kadınlar Dünyası adlı dergi ile Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti feminizm bağlamında Osmanlı'da uç noktalardaydı. Ülkeye geç gelen milliyetçilik anlayışı doğrultusunda da bazı kadınlar eski Türklerde var olan kadın-erkek eşitliğini verdikleri mücadelede dile getiriyordu.

<span class="mw-page-title-main">Volksdeutsche</span> Reich Almanyasının dışında yaşayanlar için kullanılan tanımlama

Volksdeutsche , Nazi Almanca terminolojisinde vatandaşlıktan bağımsız olarak “insan veya ırk bakımından Almanlar” tanımlası idi. Bu terim Naziler tarafından Almanları vatandaşlıktan ziyade ırkları temelinde tanımlamak için kullanıldı ve böylece Yahudi kökenli olmadıkları sürece Nazi Almanyası sınırlarının ötesinde yaşayan Almanları da içeriyordu.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Çingeneleri</span> Türkiye Çingeneleri ve Çingene kökenli Türkler

Türkiye Çingeneleri veya Türkiye Romanları, Türkiye'de yaşayan bir Çingene etnik grubudur. Çoğunluğu doğu Trakya'da yaşamaktadır.

Kars Almanları, 19. yüzyılda Wüttenberg, Volga ve Estonya'dan göç ederek Türkiye'nin bir ili olan Kars'ın Paşaçayırı Mahallesi, Kümbetli (Vladikars), Karacaören (Estonika) Boğatepe (zavot) ve Ardahan ilinin Alagöz köylerine yerleşen Alman kökenli ailelerdir.

Lihtenştayn'daki Türkler, kökleri Türkiye'ye, Kıbrıs'a veya geçmişte Osmanlı İmparatorluğu'nun parçası olan devletlerdeki Türk azınlıklara dayanan kişilerdir.

<span class="mw-page-title-main">Fatma Gevheri Sultan</span> Osmanlı prensesi, müzisyen ve bestekâr

Fatma Gevheri Sultan veya Fatma Gevheri Osmanoğlu, Osmanlı prensesi, Türk müziği sanatçısı ve bestekâr. Osmanlı İmparatorluğu'nun otuz ikinci padişahı Sultan Abdülaziz'in torunu ve Şehzade Mehmed Seyfeddin Efendi'nin kızıdır.