İçeriğe atla

İskandinav ırkçılığı

Madison Grant tarafından yazılan The Passing of the Great Race'in 1916'daki ilk baskısının başlık sayfası

İskandinav ırkçılığı ya da İskandinavcılık, "İskandinav ırkını" nesli tükenmekte olan üstün ırksal bir grup olarak gören bir ırkçı ve beyaz üstünlükçü ideolojidir. Bazı dikkate değer İskandinavcı eserler arasında Madison Grant'in The Passing of the Great Race (1916), Arthur de Gobineau'nun An Essay on the Inequality of the Human Races (1853), Houston Stewart Chamberlain'in The Foundations of the Nineteenth Century (1899) ve daha az ölçüde William Z. Ripley'in The Races of Europe (1899) kitabı gibi ırkçı eserler sayılabilir. İdeoloji, 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılda Almanca konuşan Avrupa, Kuzeybatı, Orta ve Kuzey Avrupa ülkelerinin yanı sıra Kuzey Amerika ve Avustralya'da popüler hale geldi.

İskandinav fenotipinin tüm diğer fenotiplerden üstün olduğu inancı esasen Almanya'da Teutonikçilik, İngiltere ve ABD'de Anglo-Saksonculuk ve Kuzey Fransa'da Frankçılık olarak benimsenmiştir.[1][2][3] "İskandinav ırkı"nın üstünlüğü kavramı ve bu sözde ırkla ilişkilendirilen Kuzeybatı Avrupa uluslarının üstünlüğü şeklindeki çarpık düşünce, Amerika Birleşik Devletleri'nin 1924 tarihli Göç Yasası'nı etkiledi (ki bu yasa İtalyanların, Yahudilerin ve diğer Güney ve Doğu Avrupalılar tarafından gerçekleştirilen göçü kısıtladı ya da yasakladı) ve daha sonraki 1952 Göç ve Vatandaşlık Yasası[4] da bu şekilde etkilenmişti ve Avustralya, Kanada ve Güney Afrika gibi Kuzeybatı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri dışındaki diğer yerlerde de mevcuttu.[5][6] 1930'lara gelindiğinde Naziler, İskandinav ırkının "Aryan ırkı"nın en üstün dalı olduğunu ve üstün bir ırk (Herrenvolk) oluşturduğunu iddia ettiler.[7] Bu inanç sisteminin tam uygulaması II. Dünya Savaşı'nın kıvılcımını ateşleyen Lebensraum (Yaşam Alanı) amacı doğrultusunda Polonya'nın işgali ve daha sonraki yapılan diğer işgallere ve direkt olarak altı milyon Yahudinin ve diğer on bir milyon kurbanın Holokost olarak bilinen soykırımına yol açtı.

Arka plan

Meyers Blitz-Lexikon (Leipzig, 1932 ) Alman savaş kahramanı Karl von Müller'i İskandinav tipinin bir örneği olarak gösteriyor

Rusya doğumlu Fransız antropolog Joseph Deniker başlangıçta "nordique" (basitçe "kuzey" anlamına gelir) isimli bir "etnik grup" fikrini (kendi oluşturduğu bir terim) ortaya attı. Nordique'i bir dizi fiziksel özellik ile tanımladı: biraz dalgalı saç, açık gözler, kırmızımsı cilt, uzun boy ve dolikosefalik bir kafatasının uyumu.[8]

Bilimsel ırkçılık, 19. yüzyılın ortalarında, Avrupalıların ("Aryanlar") insanlığın en büyük başarılarının çoğundan sorumlu olan doğuştan üstün bir dalı olduğunu savunarak Aryanizm teorisini geliştirdi. Aryanizm, Hint-Avrupa dillerini ilk konuşanların daha geniş çaplı olan Kafkas ırkının ayırt edici bir ırkını veya alt-ırkını oluşturduğu fikrinden türetilmiştir.

Başlıca savunucusu, Essay on the Inequality of the Human Races (1855) adlı eseri ile Arthur de Gobineau idi. Gobineau, İskandinav halkını Aryanlarla eşit tutmasa da, Cermen halkının Aryan ırkının en modern temsilcileri olduğunu savundu. Tacitus ve diğer Romalı yazarların yorumlarını uyarlayarak, "saf" Kuzeylilerin, Roma İmparatorluğu'nun liderliğinin ırksal "seyreltilmesi" sebebiyle çökmesinden sonra Avrupa'yı yeniden canlandırdığını savundu.

1880'lere gelindiğinde bazı dilbilimciler ve antropologlar, Aryanların kendilerinin Kuzey Avrupa'daki bir yerden geldiklerini savundu. Theodor Poesche, Aryanların, günümüz Belarus'un güney kesiminin çoğunu ve Ukrayna'nın kuzey-batısını kapsayan, o zamanlar Rus İmparatorluğu'ndaki uçsuz bucaksız Rokitno'da veya Pinsk Bataklıklarında ortaya çıktığını öne sürdü. Ancak İskandinav ırkçılığı fikrini popülerleştiren Karl Penka'ydı. Penka'ya göre ise Aryanlar İskandinavya'da ortaya çıkmışlardı ve sarı saç ve mavi göz ayırt edici İskandinav özellikleri olarak tanımlanabiliyordu.

Biyolog Thomas Henry Huxley, Melankroi olarak adlandırdığı daha koyu Akdenizlilerin aksine, açık tenli Avrupalılara atıfta bulunmak için Xanthochroi terimini türetmesiyle onunla aynı fikirdeydi.[9] "Koyu beyazlar" olarak tanımladığı Melanochroi'nin Xanthochroi ve Australioidler'in bir karışımı olduğu sonucuna varan da Huxley'di.[10]

Bu ayrım, Charles Morris tarafından orijinal Aryanların sarı saçları ve dolichocephaly (uzun kafatası) gibi diğer İskandinav özellikleri ile tanımlanabileceğini iddia eden The Aryan Race (1888) adlı kitabında tekrarlandı. Fransız antropolog Vacher de Lapouge, "dolikosefal-sarışın" insanların doğal liderler olduğunu ve daha çok brakisefali (kısa kafataslı) insanlara hükmetmeye yazgılı olduğunu iddia ettiği L'Aryen adlı kitabında bu argümana ekstra bir ivme kazandırdı.[11]

Filozof Friedrich Nietzsche yazılarında "sarışın hayvanlara" da atıfta bulundu: yaratıcı kültürlerin ataları olduğu varsayılan ahlaksız maceracılar.[12] Ahlakın Soykütüğü Üzerine'de (1887) şöyle yazmıştır: "Latince malus (kötü) kelimesi... kaba adamı esmer, özellikle siyah saçlı olarak, rengiyle kendilerini efendileri haline gelen sarışınlardan, Aryan fatih ırkından en açık şekilde ayıran İtalyan topraklarının Aryan öncesi sakini anlamına karşılık gelebilirdi."[13]

20. yüzyılın başlarında, "üstün" bir İskandinav ırkı kavramı, 1920'de yazan İngiliz psikolog William McDougall'ın şunları belirttiği kadar tanıdık hale gelmişti:

Etnografların Avrupa ırkları hakkındaki tüm tartışmaları ve belirsizlikleri arasında, bir gerçek açıkça göze çarpıyor - yani, fiziksel olarak açık saç, cilt ve göz rengi, uzun boy ve dolichocephaly (yani uzun kafa şekli) ve zihinsel olarak karakterin büyük bağımsızlığı, bireysel inisiyatif ve iradenin kararlılığı ile karakterize edilen kuzeyli bir dağılıma ve kökene sahip bir ırkı ayırt edebiliyoruz. Bu türü belirtmek için birçok isim kullanılmıştır. . . . İskandinav tipi olarak da adlandırılır.[14]

Nordikçiler, sözde bu baskın ırk asimile edildikten sonra gerileyen antik çağın Akdeniz uygarlıklarında bile, İskandinavların eski uygarlıkların üst katmanlarını oluşturduklarını iddia ettiler. Böylece bunu, eski kaynaklara göre Neron, Sulla ve Cato gibi önde gelen Romalıların sarışın veya kızıl saçlı olduğunu öne sürerek savundular.[15][16][17][18]

Bazı İskandinavcılar, Akdeniz ırkının sanatsal yetenek açısından İskandinav ırkından üstün olduğunu kabul ederler. Bununla birlikte, Akdeniz halkları kültürel olarak sofistike olmalarına rağmen İskandinav ırkı başka hiçbir ırkın eşleşemeyeceği maceracı bir ruha sahip olan, yenilikçiler ve fatihler olduğu temelinde kendilerince üstün olarak kabul edildi.

Alpin ırkı genellikle hem İskandinav hem de Akdeniz ırklarından daha aşağı olarak kabul edilirken, Akdeniz ırkı Avrupa'nın geleneksel köylü sınıfı, İskandinavlar ise aristokrasiyi oluşturan ve dünyada teknolojiye öncülük eden ve tasarımcı olarak kabul edildi.[19]

Nordizm karşıtları bu argümanları reddetti. İskandinav karşıtı yazar Giuseppe Sergi, etkili kitabı The Mediterranean Race'de (1901), eski toplumların üst katmanlarının İskandinav olduğuna dair hiçbir kanıt olmadığını, tarihsel ve antropolojik kanıtların bu tür iddialarla çeliştiğinde ısrar etti. Sergi, Akdenizlilerin "dünyanın en büyük ırkını" oluşturduğunu ve İskandinav ırkında yaratıcı bir yanın bulunmadığını savundu. Ona göre, Mezopotamya'dan Roma'ya kadar tüm büyük antik uygarlıkların yaratıcısı Akdenizliler idi.

Bu argüman daha sonra "Akdeniz ırkının aslında diğerlerinden daha fazla başarıya sahip olduğu kabul edilmelidir" diye yazan CG Seligman tarafından tekrarlandı.[20] Carleton Coon bile Yunanlar arasında "İskandinav ırkı zayıf, muhtemelen Homeros'un günlerinden beri olduğu gibi;... Modern Yunanlara karşı benim kişisel tepkim Antik Yunan ataları ile olan devamlılıklarının dikkate değer olmasıdır." şeklinde bir ifadede bulundu.[21]

Kaynakça

  1. ^ Anthropology. Atlantic Publishers & Dist. 1997. ISBN 9788171566730. 28 Şubat 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2022. 
  2. ^ Race in North America: Origin and Evolution of a Worldview. Avalon Publishing. 2012. ISBN 9780813345543. 28 Şubat 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2022. 
  3. ^ The Races of Europe: Construction of National Identities in the Social Sciences, 1839-1939. Springer. 2016. ISBN 9781137318466. 28 Şubat 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2022. 
  4. ^ The Ethnic Phenomenon. ABC-CLIO. 1987. ISBN 9780275927097. 28 Şubat 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2022. 
  5. ^ Critical Approaches to Literature. Routledge. 2018. ISBN 9781351049894. 28 Şubat 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2022. 
  6. ^ Paulist Fathers (1927). "Catholic World". 125. 28 Şubat 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2022. 
  7. ^ Gregor (1961). "Nordicism Revisted". Phylon. 22 (4): 352-360. doi:10.2307/273538. 
  8. ^ "Deniker, J., The Races of Man". nordish.net. 1 Mayıs 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Ekim 2017. 
  9. ^ "The Aryan Question". 17 Eylül 2000 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Temmuz 2007. 
  10. ^ "On the Geographical Distribution of the Chief Modifications of Mankind". 14 Haziran 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Temmuz 2007. 
  11. ^ Vacher de Lapouge (trans Clossen, C) (1899). "Old and New Aspects of the Aryan Question". The American Journal of Sociology. 5 (3): 329-346. doi:10.1086/210895. 28 Şubat 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2022. 
  12. ^ Nietzsche and the Politics of Aristocratic Radicalism. ABD: University of Chicago Press. 1990. s. 113. ISBN 978-0-226-14354-5. 
  13. ^ "On the Genealogy of Morals". 1887. 7 Haziran 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Temmuz 2007. 
  14. ^ The Group Mind. ABD: Arno Press. 1973. s. 159. 
  15. ^ "Suetonius, Life of Nero". May 2008. 13 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Mayıs 2008. 
  16. ^ "Pluatarch, Life of Sulla". May 2008. 24 Mayıs 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Mayıs 2008. 
  17. ^ "Pluatarch, Life of Cato". May 2008. 8 Kasım 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Mayıs 2008. 
  18. ^ "All these are roads taken by Nordic tribes: by the Phrygians to Troy and Asia Minor; by the Nordic Hellenes to Greece; by the Nordic Italics (Romans) to Italy; by the Nordic Kelts to France and Spain. To these lands these tribes bring their Indo-European languages, and as the ruling class force them on to the subject, mainly Mediterranean, lower orders." "The Racial Elements of European History". Methuen. 1927. s. chapter 8, part one. Erişim tarihi: 18 Temmuz 2007. []
  19. ^ According to Madision Grant, "The Nordics are, all over the world, a race of soldiers, sailors, adventurers and explorers, but above all, of rulers, organisers and aristocrats in sharp contrast to the essentially peasant character of the Alpines ... The mental characteristics of the Mediterranean race are well known, and this race, while inferior in bodily stamina to both the Nordic and the Alpine, is probably the superior of both, certainly of the Alpines, in intellectual attainments." Grant accepts that Mediterraneans created Semitic and Egyptian cultures, but insisted that Greece was "invigorated" by Nordics, and that "Roman ideals of family life, loyalty and truth, point clearly to a Nordic rather than to a Mediterranean origin""The Passing of the Great Race". 1916. s. art 2, ch. 11; part 2, chapter 5. 8 Haziran 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Temmuz 2007. 
  20. ^ Seligman (1924). "Presidential Address. Anthropology and Psychology: A Study of Some Points of Contact". Journal of the Royal Anthropological Institute. 54. January – June: 30. 
  21. ^ "The Races of Europe". 1939. s. Chapter XII, Section 14. 12 Aralık 2004 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Temmuz 2007. 

Konuyla ilgili yayınlar

  • 978-0-8147-4271-6
  • Hans Jürgen Lutzhöft (1971): Der Nordische Gedanke, Almanya'da 1920–1940 . (Almanca) Stuttgart. Ernst Klett Verlag.
  • 978-1-58465-715-6
  • 978-0-252-07463-9

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Darwinizm</span> doğal seçilim yoluyla gerçekleşen biyolojik evrim kuramı

Darwinizm veya Darwincilik, İngiliz doğa tarihçisi Charles Darwin'in canlıların doğal seçilim yoluyla geliştiğini savunan evrim kuramı. Darwinizm, tüm organizma ve türlerin varoluş sürecini, bireyin birbiriyle rekabeti, yaşamda kalma ve üreme yeteneklerini artıran küçük, kalıtsal varyasyonlarla tetiklenen "doğal seçilim" ile oluştuğu konusunda yoğunlaşmıştır. Darwinizm, türlerin var oluşunu ve yaşamın kaynağını, çeşitli şekilde anlatan diğer açıklamalar gibi, çeşitli varsayım ve ön kabullerden oluşan bir teoridir. 1859 yılında Darwin'in Türlerin Kökeni kitabının yayınlanmasından sonra, kendisinden önceki kuramlar üzerinde genel bilimsel kabul görmüştür. Ayrıca yaratılışçılar tarafından bilimsel bir yaklaşımdan ziyade bir ideolojiymişçesine kullanıldığı iddiası vardır.

<span class="mw-page-title-main">Öjenik</span>

Öjenik, kaba hâliyle ilk kez Platon tarafından ortaya atılmış, ancak modern anlamıyla ilk olarak Sir Francis Galton tarafından formüle edilmiş, sağlıksız ceninleri ayırıp sağlıklı ceninler yetiştirmenin yollarını arayan, bilimselliği tartışmalı bir toplumsal akım veya toplumsal felsefedir. Öjenik, Galton’un iyi doğan anlamında eski Yunancadan ürettiği bir kelimedir.

<span class="mw-page-title-main">Getto</span> bir kentin herhangi bir azınlıkça yerleşilen bölümü

Getto, bir kentin herhangi bir azınlıkça yerleşilen bölümüne genel olarak verilen ad. Orta Çağ'da şehirlerde yabancılar gözlem altında ve hususi mahallerde yaşamak zorundaydılar. Yahudiler gibi gruplar kamusal haklardan mahrum olarak şehrin periferisinde yaşıyordu. Esasen Venedik'te baruthanenin bulunduğu Venedik Gettosu Yahudilere ayrılan mecburi ikâmet mahallesi olduğundan, bu isim zamanla bütün Avrupa şehirlerinde Musevi mahalleleri için yaygınlaşan bir deyim oldu. Özelde Almanya ve Doğu Avrupa şehirlerinde eskiden Yahudilere ayrılan, sonra da Yahudi semtlerine verilen bir addır. Genelde kötü koşulların hakim olduğu bölgeler için kullanılır. Etimolojik kökeni açısından Venedikçe, İbranice, Yidiş, Almanca, Latince, İtalyanca ve Fransızca gibi kökenler önerilmesine rağmen kesin kabul gören bir sav yoktur.

<span class="mw-page-title-main">Irkçılık</span> bir ırkın bir diğerine üstünlüğüne inanmak

Irkçılık, farklı bir ırk veya etnik kökene sahip oldukları için diğer insanlara yönelik önyargı, ayrımcılık veya düşmanlıktır. Irkçılık davranışını gösteren kişiye ise ırkçı adı verilmektedir.

Ari ırk, 19. yüzyılın sonlarında Proto-Hint-Avrupa mirasına sahip insanları ırksal gruplarla tanımlamak için ortaya çıkmış ve artık kullanılmayan bir tarihsel ırk kavramıdır. Antropolojik, tarihi ve arkeolojik kanıtlar bu kavramın geçerliliğini desteklememektedir. Kavram, Proto-Hint-Avrupa dilini ilk konuşanların insanlığın üstün bir örneğinin belirgin ataları olduğu ve günümüze kadar onların soyundan gelenlerin Sami ve Hamitik ırklarının yanı sıra Kafkas ırkının bir alt ırkını ya da kendine özgü başka bir ırkı oluşturduğu düşüncesinden türemiştir. Günümüzde, bu gruplar arasındaki yakın genetik benzerlik ve karmaşık karşılıklı ilişkiler nedeniyle, insan popülasyon gruplarını kategorize etmeye yönelik bu taksonomik yaklaşımın yanlış yönlendirilmiş ve biyolojik olarak anlamsız olduğu düşünülmektedir. Irk, kültür ve dilin izomorfizmi, modern akademisyenler tarafından hatalı bir anlayış olarak reddedilmiştir. Ari ırk kavramı 19. yüzyıl boyunca Arthur de Gobineau, Richard Wagner ve bilimsel ırkçılığı daha sonra Nazi ırkçı ideolojisini etkileyen Houston Stewart Chamberlain gibi çeşitli ırkçı ve antisemitik yazarlar tarafından benimsenmiştir. 1930'lara gelindiğinde, kavram hem Nazizm hem de Nordizm ile ilişkilendirilmiş ve Aryan ırkını "üstün ırk" olarak tasvir eden, Aryan olmayanları ırksal olarak aşağı ve yok edilmesi gereken varoluşsal bir tehdit olarak gören beyaz üstünlükçü Aryanizm ideolojisini desteklemek için kullanılmıştır. Bu fikirler Nazi Almanyası'nda Holokost'a yol açan devlet ideolojisinin önemli bir parçasını oluşturmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Aryan</span> antik halk

Aryan, antik Hint-Avrupa dil ailesine bağlı Hint-İran dilleri konuşmuş halkların kendilerini tanımlamak ve bölgedeki diğer halklardan ayırt etmek için kullanmış oldukları bir terimdir. Vedik döneminde Hindistan’ın Āryāvarta olarak adlandırılan bölgesine yerleşmiş, Hint-Aryan dilleri koluna dahil diller konuşan Hint-Aryan etnik grubu ve bu bölgeyi tanımlamak için günümüzde kullanılan bir ifadedir. Bu topluluklar yüzyıllarca bölge toplumları üzerinde aristokratik bir sınıf olarak hüküm sürmüşlerdir. Etnik olarak yakın topluluklardan olan Antik İran halkları, Avesta’da kendilerini tanımlamak için bu etnik tanımı kullandılar. Günümüzde İran adının Aryan sözcüğünden türediği ileri sürülür.

<span class="mw-page-title-main">Arthur de Gobineau</span> Fransız diplomat ve yazar (1816 – 1882)

Arthur de Gobineau,, Fransız diplomat ve yazar.

Irk, toplum tarafından genellikle farklı görülen biyolojik, fiziksel ve sosyal niteliklere göre insanların gruplandırılmasıdır. Terim öncelikle ortak bir dil konuşanları ve sonrasında belirli milliyetten insanları anlatmak için kullanılmıştır. On yedinci yüzyıl itibarıyla bu terim fiziksel (fenotipik) özellikleri işaret etmek için kullanılmaya başlanmıştır. Modern bilim ırk terimini sosyal bir inşa olarak görmektedir. Sosyal inşa bireyin toplum tarafından koyulmuş kurallara dayanan kimliğidir. Her ne kadar kısmen gruplar arasındaki fiziksel benzerliklere bağlı olsa da ırk terimi fiziksel ya da biyolojik bir anlam taşımamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kafkas ırkı</span>

Kafkas ırkları, Avrupa, Batı Asya, Hindistan'ın bir kısmı ve Kuzey Afrika halklarının tamamını tanımlamakta kullanılan bir kavram. Geçmişte ten rengine bakılmaksızın bu bölgelerde yaşayan tüm halklar için kullanılıyordu. Günümüzde daha çok beyaz Avrupalıları tanımlamak için kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Üstün ırk</span>

Üstün ırk, Nazi Düşüncesinde İskandinav Irk'ından -19. yüzyılın sonları 20. yüzyılın başlangıcında patlak vermiş ve Aryan Irkı olarak adlandırılmıştır- onların oluşturduğu bir kavramdır. Saf Irk düşüncesini ileri sürer. Nazi düşüncesinde İskandinav Irkı, Kuzey Almanya ovalarında milattan önce yaşadığına inanılan ve Proto-Aryanlar olarak adlandırılan ırkçı düşüncedeki bazı kişilerin en saf ırk olarak açıkladığı ırktır. {bknz. Proto-Aryans} Bu ırkın kayıp kıta Atlantis'in en üstün saf ırkı olduğuna inanılır. Naziler, İskandinavların gerçek Aryanlar olduğunu çünkü onların diğer -yöresel olmayan- Slav Irkı, Roman Irkı ve Hint-İranlı olan Hint-Avrupalı ırklar ile en az karışan ırk olduğunu iddia ederler. Bu iddialarını, İskandinav insanların diğer tüm ırklardan üstün olduğuna dayandırırlar. Naziler onların otoritelerini genişletmeye hakkı olduğuna inanırlar. Bu kavram aynı zamanda İskandinavcılık olarak da bilinir. Bu ırkçılıktaki uygulanan asıl politika ise Nazilerin Aryan olduklarını kanıtlamaya çalışmalarıdır.

Kuzey Kafkas ırkı 20. yüzyılın başlarında Kafkas ırkının alt ırklardan biri olarak bilimsel ırkçılık ve biyolojik antropoloji kullanılan bir terimdir.

İran ırkı İran platosu'nda yaşayan ve fiziksel olarak benzerliğe sahip nüfusları ihtiva eden bir tarihi terimdir. İran ırkı Kafkas ırkı'nın bir parçası kabul edilmiş, Nordik ırk ve Akdeniz ırkı ile ilişkilendirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Akdeniz ırkı</span>

Akdeniz ırkı, 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın ortalarına dek Kafkas ırkının antropologlar tarafından kategorize edilen alt ırklarından biridir. Çeşitli tanımlara göre, Güney Avrupa, Batı Asya, Batı Orta Asya ve Kuzeybatı Güney Asya, Kuzey Afrika ve Afrika Boynuzu, Britanya Adaları ve Almanya'nın bazı kesimlerinde yaygın olduğu düşünülmektedir. Orta veya kısa boy, uzun (dolikosefalik) veya orta dereceli (mezosefalik) kafatası, dar ve genellikle hafif bir kemerli burun, koyu renkli saç ve göz yaygındır ve açık veya koyu kahverengi cilt tonu için kırmızımsı-pembe renk ile karakterizedir ve özellikle açık kahverengi ten rengi yaygındır.

<span class="mw-page-title-main">İskandinav Direniş Hareketi</span>

İskandinav Direniş Hareketi, İskandinavcı neo-Nazi hareketidir. İsveç, Norveç, Finlandiya ve Danimarka'da kurulmuş olup İzlanda'da da üyeleri bulunmaktadır. Finlandiya'da yasak olmasına karşın, yasak temyiz edilmiştir. İskandinav Direniş Hareketi, paramiliter faaliyetleri ve silah depoları ile birlikte demokrasiyi ortadan kaldırma amacı nedeniyle bir terör örgütü olarak tanımlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Aryanizm</span>

Aryanizm, sözde Ari ırkını ayrı ve üstün olarak gören bir ırksal üstünlük ideolojisidir. İnsanlığın geri kalanını yönetme hakkına sahip ırksal grup. Başlangıçta Arthur de Gobineau ve Houston Stewart Chamberlain gibi ırkçı teorisyenler tarafından desteklenen Aryanizm, Nazi Almanyası'nda etkisinin zirvesine ulaşmıştır. Rejim 1930'lu ve 40'lı yıllarda bu ideolojiyi tüm gücüyle uyguladı ve Aryan halkı için Lebensraum ya da yaşam alanı arayışıyla 1939 Polonya'nın İşgali ile İkinci Dünya Savaşı'nı ateşledi. 1930'larda Naziler tarafından uygulanan ırk politikaları, Avrupa ve Sovyetler Birliği'nin fethi sırasında doruğa ulaşmış ve günümüzde Holokost olarak bilinen, altı milyon Yahudi ve on bir milyon diğer kurbanın endüstriyel toplu katliamı ile sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">İskandinav ırkı</span>

İskandinav ırkı veya Nordik ırk, 19. yüzyıl antropolojisinde ortaya çıkan ırksal bir kavramdı.

Nazi ırksal teorileri, nazi ırkçılığını meşrulaştırmak amaçlı ortaya atılmış teorilerdir. Nazi Partisi, ırksal olarak aşağı gördüğü insan gruplarının soykırımını meşrulaştırmak için ideolojisinin bir parçası olarak çeşitli sözdebilimsel ırk sınıflandırmalarını benimsemiş ve geliştirmiştir. Naziler, varsayılan "Aryan ırkı"nı üstün bir "Üstün Irk" olarak görüyorlardı ve Siyahileri, Slavları, Çingeneleri, Yahudileri ve diğer etnik grupları ırksal olarak aşağı "insan altı" olarak kabul ediyorlardı. Bu inançlar, 19. yüzyıl antropolojisi, bilimsel ırkçılık ve anti-semitizmin bir karışımından kaynaklandı.

Mischling Nazi Almanyası'nda, 1935'teki Nürnberg ırk yasalarında kodlandığı şekliyle, Yahudi gibi soydan gelen karışık "Aryan" ve Aryan olmayan kişileri belirtmek için kullanılmış aşağılayıcı bir yasal terim. Almancada, kelime genel olarak melez anlamına gelir. Resmi Nazi terminolojisindeki kullanımının dışında, Mischlingskinder terimi daha sonra II. Dünya Savaşı sonrasında beyaz olmayan askerler ve Alman annelerden doğan savaş bebeklerini ifade etmek için kullanıldı.

<span class="mw-page-title-main">NSDAP Irksal Politika Bürosu</span>

Irksal Politikası Bürosu, Nazi Partisi'nin nüfus ve ırk siyaseti alanındaki tüm beyin yıkama ve propaganda çalışmalarını birleştirmek ve denetlemek için kurulmuş bir departmanıydı. 1933'te Nazi Partisi Nüfus Politikası ve Irk Refahı Konusunda Aydınlanma Bürosu olarak kurulan kurum 1935'te adını Nazi Partisi Irk Politikası Bürosu olarak değiştirildi. Dr. Walter Gross ofisi oluşturmakla görevlendirildi ve Nisan 1945'te İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda ölene kadar ofisin lideri olarak kaldı.

<span class="mw-page-title-main">Yirminci Yüzyılın Efsanesi</span>

Yirminci Yüzyılın Efsanesi Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi, Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesinde insanlığa karşı suç işlediği için yargılanan ve 1946'da idam edilen bir Nasyonal sosyalizm teorisyeni olan Nazi yetkilisi Alfred Rosenberg'in 1930 tarihli kitabıdır. Rosenberg, Nazi Partisi'nin başlıca ideologlarından biri olarak Nazi gazetesi Völkischer Beobachter'in editörü görevindeydi. Tarih profesörü Peter Viereck 1941'de şöyle yazmıştır: "Almanya'nın 'korku psikolojisini' şekillendirmede Rosenberg, kamuoyunda çok konuşulan Goebbels, çok korkulan Himmler ve gizli polisi kadar güçlü bir nüfuza sahiptir."