İçeriğe atla

İkiz Kuasar

Koordinat:Sky map 10sa 01d 20,99s; +55º 53' 56,5″
İkiz Kuasar Q0957+561
Dünya'dan 8,7 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan İkiz Kuasar QSO 0957+561 bu fotoğrafın tam ortasında görülüyor.[1]
Gözlem verisi (Dönem J2000)
TakımyıldızBüyük Ayı
Sağ açıklık (α)10sa 01d 20.99s
Dik açıklık (δ)+55° 53′ 56.5″
Görünür boyut (V)6" mesafe
Görünür büyüklük (V)16,7
Özellikler
Kırmızıya kayma (z)1,413
Mesafe8.700.000.000 ly (2.400.000.000 pc)
TürRad
Katalog belirtmeleri
Twin Quasar • Double Quasar • Twin QSO • QSO 0957+561 • Q0957+561 • SBS 0957+561 • TXS 0957+561 • 8C 0958+561 • PGC 2518326 • A: USNO-A2 1425-7427021 B:USNO-A2 1425-7427023
  Wikimedia Commons'ta ilgili ortam

İkiz Kuasar (ayrıca Twin QSO, Double Quasar, SBS 0957+561, TXS 0957+561, Q0957+561 veya QSO 0957+561 A/B olarak da belirtilir), Büyük Ayı takımyıldızında bulunan NGC 3079'un 10 yay-dakika kuzeyinde yer alan kütleçekimsel mercekli çift kuasardır. Keşfedilen ilk çoklu görüntü kütleçekimsel merceklenme sistemidir ve türünün en iyi çalışılmış nesnelerinden biridir.

Kütleçekimsel merceklenme etkisi

Kuasardan Dünya'ya ulaşan ışık, Dünya ile kuasar arasında bulunan cisimlerinin çekim etkisi ve uzay-zaman eğriliği nedeni ile kırılarak gelir. Bu etkiye kütleçekimsel merceklenme etkisi denir. Dünyadan 3,5 milyar ışık yılı uzaklıkta olan eliptik galaksi YGKOW G1[2] ile Dünya arasında İkiz Kuasar vardır. Bu nedenle eliptik galaksiden gelen ışık, yoğun ve çift göz olacak şekilde iki farklı yol izler. Bir yolun diğerinden 416 gün daha fazla olduğu hesaplanmıştır. İkiz kuasarların ayrılmış görüntüleri (A ve B) arasında 6,1 yay-saniye mesafe bulunur. Görünürdeki kırmızı ışık kırılmaları; kuasar 17mag, A bileşeni 16,7mag ve B bileşeni 16,5mag büyüklüğündedir.

Tarihçe

Kuasar QSO 0957+561A/B; Dennis Walsh, Robert Carswell ve Ray Weymann liderliğindeki Anglo-Amerikan ekibi tarafından 1979 baharında, Kitt Peak Gözlemevinde 2,1 metrelik teleskop kullanılarak keşfedildi. Ekip, kuasarların alışılmadık şekilde birbirine yakın olduğunu ve görülebilir bölgede kırmızıya kayma ve ışık spektrumunun oldukça benzer olduğunu tespit etti. Böylece ilk kez kütleçekimsel mercek etkisi ile görünen Kuasar bulunmuş oldu.[3]

İlk kez 1915 Yılında tanımlanan doğrudan gözlemlenebilir kütleçekimsel mercek etkisi kısa zamanda profesyonel gök bilimcilerin dikkatini çekti ve Albert Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi için önemli bir kanıt oldu.[4]

David Roberts liderliğindeki bir ekip 1979 yazında, ikiz kuasar'ın radyo dalgaları arasında farklar olduğunu belirledi. Böylece kuasar A ve kuasar B olarak isimlendirildi.[5] İki kuasar arasındaki mesafe 6 yay-saniye olarak hesaplandı.

1983 yılında Marc V. Gorenstein liderliğindeki bir ekip, eksensel simetrik (yansıtılmış-görüntülü) VLBI (Very Long Baseline İnterferometri) tarafından üretilen yüksek çözünürlüklü fotoğraflar yardımıyla göreli jetleri keşfetti. Diğer keşiflerle bir gökada kümesinin parçası olan galaksi G1'in varlığı ortaya çıktı.

Kuasar A ve B arasında hafif spektral farklılıkların olduğu ve buna da galaksiler arası ortam yoğunluk farklılıklarının neden olduğu kabul edildi.[6]

30 Yıl boyunca yapılan gözlemler neticesinde kuasar A'nın görüntüsünün kuasar B'nin görüntüsünden 14 ay önce dünyaya ulaştığı ve aralarındaki farkın 1,1 ışık yılı olduğu belirlenmiştir.

1996 Yılında Harvard Üniversitesi Smithsonian Center'da görevli Rudy E. Schild liderliğindeki ekip, bir gezegen boyutunda ve üç dünya kütlesinde kütleçekimsel mercek etkili galakside bir anomali fark etti ve bundan faydalanarak erken evrendeki ince yapıların kütleçekimsel mercek etkisi yardımı ile gözlenebileceğini fark etti. Kütleçekimsel mercek etkisinden faydalanılarak en uzak gezegenin 4 milyar ışık yılı uzakta olabileceği tahmin edildi.[7]

Kaynakça

  1. ^ "Seeing double". ESA/Hubble Picture of the Week. Erişim tarihi: 20 Ocak 2014. []
  2. ^ "Nomenclature of Celestial Objects (Result I)". 19 Temmuz 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Temmuz 2011. 
  3. ^ Nature 279, S.381-384: 0957 + 561 A, B: twin quasistellar objects or gravitational lens? D.Walsh, R.F.Carswell, R.J.Weymann 31.May 1979
  4. ^ Einstein, Albert (1936). "Science", 84. ss. pp. 506-507. 
  5. ^ TIME (1 Ekim 1979). "Science: The Mysterious Celestial Twins". Time. 7 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2011. 
  6. ^ "Quasare im Doppelpack" aus "Astro-Lexikon" 27 Temmuz 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Andreas Müller Ağustos 2007
  7. ^ New Scientist (issue 2037), Do alien worlds throng faraway galaxy? 11 Mayıs 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Govert Schilling 6 Temmuz 1996

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Optik</span> fizik biliminin bir alt dalı

Optik, ışık hareketlerini, özelliklerini, ışığın diğer maddelerle etkileşimini inceleyen; fiziğin ışığın ölçümünü ve sınıflandırması ile uğraşan bir alt dalı. Optik, genellikle gözle görülebilen ışık dalgalarının ve gözle görülemeyen morötesi ve kızılötesi ışık dalgalarının hareketini inceler. Çünkü ışık bir elektromanyetik dalgadır ve diğer elektromanyetik dalga türleri ile benzer özellikler gösterir.

Kütleçekim ya da çekim kuvveti, kütleli her şeyin gezegenler, yıldızlar ve galaksiler de dahil olmak üzere birbirine doğru hareket ettiği doğal bir fenomendir. Enerji ve kütle eşdeğer olduğu için ışık da dahil olmak üzere her türlü enerji kütleçekime neden olur ve onun etkisi altındadır.

<span class="mw-page-title-main">Teleskop</span> uzaydan gelen her türlü radyasyonu alıp görüntüleyen, astronomların kullandığı, bir rasathane cihazı

Teleskop veya ırakgörür, uzaydan gelen her türlü radyasyonu alıp görüntüleyen astronomların kullandığı, bir rasathane cihazıdır. 1608 yılında Hans Lippershey tarafından icat edilmiştir ve 1609 yılında Galileo Galilei tarafından ilk defa gökyüzü gözlemleri yapmakta kullanılmıştır. Uzaydaki cisimlerden yansıyarak veya doğrudan gelen görülen ışık, ultraviyole ışınlar, kızılötesi ışınlar, röntgen ışınları, radyo dalgaları gibi her türlü elektromanyetik yayınlar; kozmos hakkında bilgi toplamak için çok gerekli kanıtlardır. Bu kanıtlar, klasik manada optik teleskoplarla ya da çok daha modern radyo teleskoplarla incelenir.

<span class="mw-page-title-main">Karanlık madde</span> evrenin %23 kadarını oluşturan gizemli bir madde türü

Karanlık madde, astrofizikte, elektromanyetik dalgalarla etkileşime girmeyen, varlığı yalnız diğer maddeler üzerindeki kütleçekimsel etkisi ile belirlenebilen varsayımsal maddelere denir. Karanlık maddelerin varlığını belirlemek için gök adaların döngüsel hızlarından, gök adaların diğer gök adalar içerisindeki yörüngesel hızlarından, geri planda yer alan maddelere uyguladığı kütleçekimsel mercekleme özelliğinden ve gök adaların içerisindeki sıcak gazların sıcaklık dağılımından yararlanılır. İncelemeler, gök adalarda, gök ada gruplarında ve Evren'de, görülebilen maddelerden çok daha fazla karanlık madde olduğunu göstermektedir. Karanlık maddelerin bileşenleri tamamen bilinmemekle birlikte, WIMP'ler, aksiyonlar, sıradan ve ağır nötrinolar, gezegenler ve sönmüş yıldızlarla birlikte verilen isim MACHO'lar ile ışıma yapmayan gaz bulutlarından oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Fotoğraf makinesi</span>

Fotoğraf makinesi ışık ile resim çizmeye yarayan alettir.

<span class="mw-page-title-main">Kuasar</span> Gazca zengin, çok yüksek enerjili astronomik cisim

Kuasar, kütlesi milyonlarca ila on milyarlarca güneş kütlesi arasında değişen, bir gaz diski ile çevrili bir süper kütleli kara delik tarafından desteklenen son derece parlak bir aktif galaksi çekirdeğidir (AGN). Kara deliğe doğru düşen diskteki gaz sürtünme nedeniyle ısınır ve elektromanyetik radyasyon şeklinde enerji açığa çıkarır. Kuasarların ışıma enerjisi muazzamdır; en güçlü kuasarlar, Samanyolu gibi bir galaksiden binlerce kat daha fazla parlaklığa sahiptir.

Bu sayfa bazı Galaksi kümelerini listeler.

<span class="mw-page-title-main">Abell 1689</span>

Abell 1689, Başak takımyıldızı yönünde yaklaşık olarak 2,2 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan bir gökada kümesi. Bilinen en büyük kümelerden birisidir ve kütleçekimsel merceklenme etkisi nedeniyle arka plandaki uzak gökadalar bozuk bir biçimde görünür. Kütleçekimsel merceklenme etkisiyle oluşan kavislerin konumları ve düzgünlükleri üzerinde bilgisayarla yapılan çözümlemeler, gözle görülebilen gökadalar içerisinde bulunan maddeye ek olarak, bu kümenin sayısal olarak mor bir renkle görüntü üzerine bindirilen soldaki resimde görülen modele benzer önemli miktarda karanlık madde de içermesi gerektiğine işaret etmektedir. Şubat 2008'de merceklenme etkisi kullanılarak en uzak gökadalardan biri olan A1689-zD1 tespit edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Abell 2667</span>

Abell 2667, Heykeltıraş takımyıldızı yönünde yaklaşık olarak 3,2 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan bir gökada kümesi. Genişliği 2,4 milyon ışık yılı olarak tahmin edilen küme, X-ışını dalga boyunda bilinen en parlak gökada kümelerinden birisidir. Kümedeki kütleçekimsel merceklenme etkisi iyi bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Seyfert galaksisi</span> Galaksi

Seyfert Galaksileri, kuasarlar içinde aktif galaksiler içinde en büyük iki gruptan birini teşkil eder. Bunlar, kuasarlardan farklı olarak, ev sahibi galaksileri kolayca tespit edilebilen, yüksek iyonizasyon emisyon hatları ortaya çıkartan spektrumları olan oldukça yüksek yüzey parlaklıkları ile kuazar benzeri çekirdeklere sahiptirler.

Sloan Dijital Gökyüzü Araştırması ya da SDSS, New Mexico Apache Point Gözlemevi, Amerika Birleşik Devletleri’nde, 2,5 metre, geniş açılı optik teleskop kullanılarak yapılan çok filtreli görüntüleme ve spektroskopik kızıla kayma araştırmasıdır. Proje adını projeye önemli bir bağış yapan Alfred P. Sloan Kuruluşu’ndan almıştır. 2000 yılında başlayan veri toplama sürecinde nihai görüntüleme verileri 500 milyon civarında cismin fotometrik gözlemi ve 1 milyondan fazla cismin spektrumu ile gökyüzünün %35’ten fazlasını kapsamaktadır. Asıl örnek gezegenin z=0,1’in orta redshift’ine sahiptir; parlak kırmızı galaksiler için z=0,7 olduğu sürece redshift vardır ve z=5 olduğu sürece kuasarlar da vardır; ve z=6’nın ilerisindeki redshiftlerdeki kuasarları gözlemlemek için görüntüleme anketlerde katıldılar. Ocak 2011’de yayınlanan 8. veri sürümü (DR8) SDSS görüntüleme kamerasıyla yapılan gökyüzünün 14.555 kare derecesini kapsayan bütün fotometrik gözlemleri içermektedir. 31 Temmuz 2012 tarihinde yayınlanan 9. veri sürümü Baryon Salınım Spektroskopik Araştırması’ndan (BOSS) gelen 800.000 den fazla yeni spektrum içeren ilk sonuçları kapsamaktadır. Bunların içinde 500.000'den fazla spektrum evrende 7 milyar yıl önce var olan nesnelere aittir. 31 Temmuz 2013 tarihinde halka açıklanan 10. veri sürümü (DR10) önceki sürümlerde yayınlanan tüm verileri ve APO Galaktik Evrim Deneyi (APOGEE) spektrografından gelen, Samanyolu Galaksisi’nin yıldızlarının 57.000'den fazla yüksek çözünürlüklü (kızılötesi) spektrumunu içeren verileri kapsamaktadır. Ayrıca DR10 verileri uzak evrendeki galaksilerin ve kuasarların 670.000'den fazla yeni BOSS spektrumunu içermektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kütleçekimsel merceklenme</span> Işığın bükülmesi

Kütleçekimsel merceklenme, uzaktaki bir kaynak ile gözlemci arasındaki madde dağılımını ifade eder. Bu kaynaktan gelen ışığın, gözlemciye doğru yolculuk ederken, kütleçekimsel merceklenme olayı sayesinde bükülmesi yeteneğidir. Bu etki, Einstein'in genel görelilik teorisinin tahminlerinden biridir ve kütleçekimsel merceklenme olarak bilinir.

1915 yılında ortaya atılan genel görelilik kuramı, somut ve empirik kurallarla temellendirilmiyordu. Merkür'ün günberisindeki anormal devinimler sonucu oluşan ve felsefi temelde Newton'un evrensel kütleçekim kuralları ile özel görelilik kuramını birleştirebilme özelliğine sahipti. 1919 Yılında gerçekleşen güneş tutulması sırasında ışığın kütleçekim nedeniyle büküldüğü ilk kez gözlemlenmişti. Bu gözlem genel görelilik için ilk kanıttı. Bu ışık kütleçekim alanına eğilmiş ve genel görelilik kuramı ile 1919 yılında bir hat oluşturmuştur. Fakat bunlar 1959 yılında çeşitli genel görelilik tahminlerinin test edilmelerine kadar bir program olarak adlandırılmıyorlardı. Bu testler zayıf çekim alanı içerisinde teori sapmalarıyla sınırlandı. 1974 yılında başlamak üzere Hulse Taylor ve diğerleri bizim Güneş Sistemi'mizden çok daha fazla kütleçekime sahip pulsar yıldızlarının ikili davranışları üzerinde çalıştı. Bizim Güneş Sistemi'miz ve pulsar yıldızlarının genel görelilik kuramları yerellerde başarıyla incelenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kozmik sicim</span>

Kozmik sicimler evrenin erken yıllarındaki simetri kırıcı değişimde simetrinin kırılmasıyla alakalı vakum manifoldunun topolojisinin bağlanmamasıyla oluşan kuramsal tek boyutlu topolojik bozukluklardır.

<span class="mw-page-title-main">APM 08279+5255</span>

APM 08279+5255, Vaşak takımyıldızında bulunan çok uzak ve geniş soğurma çizgili (BAL) bir kuasar'dır. Işığının içinden geçtiği ön plandaki bir gökadanın kütleçekimsel mercekleme etkisiyle büyütülmüş ve birden çok görüntüye ayrılmıştır. Bir süper kütleli kara delik ve ilişkili bir yığılma diski ile birlikte dev bir eliptik gökada gibi görünmektedir. Büyük miktarda sıcak toz ve moleküler gaz bölgeleri ile yıldız patlaması aktivitesi gösteren bölgeleri bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Tip-cD galaksi</span> Biçimsel galaksi sınıflaması

Tip-cD gökada D tipi eliptik dev galaksinin bir alt türü olan morfolojik bir gökada sınıflandırmasıdır. Yıldızlardan oluşan büyük bir hale ile karakterize edilirler. En dikkat çeken cD tipi gökadalar, genellikle bireysel olarak veya çiftler halinde ortaya çıkar ve 1 milyon ışık yılını bulan yarıçaplarıyla muazzam boyutlara ulaştıkları zengin gökada kümelerinin merkezinde bulunabilirler. Ayrıca süper dev eliptikler veya merkezi baskın gökadalar olarak da bilinirler.

CLASS B1359+154, kırmızıya kayması 3,235 olan bir kuasar veya kuasar benzeri bir cisimdir. Yaklaşık 1 kırmızıya kayma değerine sahip ön plandaki üç gökadadan oluşan bir grup, kütleçekimsel merceklenme görevi görmektedir. Sonuç olarak, altı kat çoklu görüntülenmiş bir kuasarın nadir bir örneğidir.

<span class="mw-page-title-main">Galaksi iplikçiği</span> evrendeki büyük boşluklar arasındaki sınırları oluşturan iplik benzeri yapılar

Gökada iplikçikleri kozmolojide kütleçekimsel olarak bağlı olan gökada süperkümelerinin duvarlarından oluşan evrendeki bilinen en büyük yapılardır. Bu devasa iplik benzeri oluşumlar, 80 megaparsek h−1'e ulaşabilir ve büyük boşluklar arasındaki sınırları oluşturur.

<span class="mw-page-title-main">S5 0014+81</span>

S5 0014+81, Kral takımyıldızının yüksek deklinasyon bölgesinde, Kuzey Ekvator Kutbu yakınlarında bulunan uzak, kompakt, aşırı parlak ve geniş soğurma çizgisine sahip bir kuasar veya blazardır.

Bu makale kuasarların listelerini içermektedir. Bir milyondan fazla kuasar gözlemlenmiştir, dolayısıyla Vikipedi'deki herhangi bir liste mecburen bunların arasından seçilmiştir.