İçeriğe atla

Üçayak Kilisesi

Koordinatlar: 39°24′48″K 34°10′15″D / 39.41333°K 34.17083°D / 39.41333; 34.17083
Üçayak Kilisesi
Harita
KonumTaburoğlu Köyü, Kırşehir
Ülke Türkiye
Koordinatlar39°24′48″K 34°10′15″D / 39.41333°K 34.17083°D / 39.41333; 34.17083
MezhepOrtodoks Hristiyanlık
Açılış10. yüzyıl
DurumKapalı
Mimarî tarzBizans mimarisi,
Uzunlukİlk hâli: 17 metre

Üçayak Kilisesi, 10. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen, Kırşehir'in 30 kilometre kuzeyinde yer alan çift kubbeli ve tamamen tuğladan yapılmış Doğu Roma İmparatorluğu kilisesi. Çevresindeki antik yerleşim yerlerinden oldukça izole ve başka hiçbir tarihi eser kalıntısı barındırmayışı açısından benzersiz bir kilisedir. Günümüzde kolonları hariç bütün kısımları yıkılmıştır.

Etimoloji

Kilise üçü önde, üçü arka cephede olmak üzere altı adet büyük kolon üzerinde yükselmektedir. Önden ve arkadan bakıldığında bu kolonlar üçer ayak gibi göründüğü için halk tarafından Üçayak ismiyle isimlendirilmiştir. Bizans dönemindeki ismi bilinmemektedir.

Tarihçe

Kilisenin bulunduğu yerleşim yerinin Bizans döneminde adı bilinmemektedir. Yakınlarında büyük yerleşim yerleri bulunmamakmaktadır. Yakınlarında bir su kaynağı bulunmakta, ancak çevrede herhangi bir başka insan yapıtının olmaması kilisenin tamamen izole ve ıssız bir alana inşa edildiğini göstermektedir.

Kiliseyle ilgili ilk bilgiler 1842'de İngiliz gezgin W. F. Ainsworth tarafından verilmiştir. Ainsworth'un çizdiği ilk gravürler, yapının asıl hâli hakkında daha fazla ipucu vermiştir. 1900'de harabeleri ziyaret eden İngiliz arkeolog J. W. Crowfoot ve 1903'te Avusturyalı sanat tarihçisi J. Strzygowski ise kilisenin ilk fotoğraflarını çekmiş ve daha detaylı bilgiler vermiştir. Kiliseye dair oldukça detaylı ve kapsamlı bir inceleme ise Türk sanat tarihçisi Semavi Eyice tarafından hazırlanmış ve 1968'de bir Fransız arkeoloji dergisinde yayınlanmıştır. Eyice, kilisenin restitüsyonunu ortaya çıkardığı bu çalışmasında kilisenin sağlam iken kubbesiyle beraber 17 metre gibi şaşırtıcı bir yüksekliğe sahip olduğu sonucuna ulaşmıştır. Öte yandan bu kilisenin Türkiye sınırlarında bulunan, tamamen tuğladan yapılmış ilk ve tek kilise örneği olduğunu da ortaya çıkarmıştır.[1]

Üçayak Kilisesi'nin Crowfoot tarafından çekilen fotoğrafı

Eyice, Temmuz 1970'te İstanbul Üniversitesi'nden öğrencileri ve çevredeki köylü geçnlerin yardımıyla kazı çalışması yapmıştır. Bu kazıyla kilisenin apsis, narteks, kubbe, kemerleri ve iç yapısı hakkında daha fazla bilgiye ulaşılmıştır.

Kilisenin ayakta kalmayı başaran kubbe kemerleri, pandatifleri ve kasnak parçaları ise 1938 Kırşehir depreminde yıkılmıştır. Ahi Evran Üniversitesi ise Ocak 2010'da kiliseyi restore edeceğini duyurmuş ancak çalışmalar hâlen başlamamıştır.[2]

Yapılışı hakkındaki tezler

Üçayak Kilisesi'nin yapılışı hakkında hiçbir eski kaynakta bilgi bulunamamıştır. Kilisenin çevresinde normalde olması gereken sivil yerleşim birimlerine dair kalıntılara da rastlanmamıştır. Öte yandan kilise, rahiplerin inzivaya çekildiği bir manastır işlevi de görmemiştir.

Bu sebeplerden ötürü günümüzde tarihçiler üç farklı senaryo üzerinde durmuştur.

  1. Çifte Bizans İmparatorları II. Basil ve VIII. Konstantinos'un isyancı generaller Bardas Skleros ve Bardas Fokas'a karşı birlikte kazandığı zaferin onuruna yapıldığı
  2. İki Hristiyan Azizine ithaf edilmiş çifte türbeler olduğu
  3. İki farklı mezhebin tek kilise içerisinde ibadet etmesinin sağlanması

Bu senaryolardan birincisi en olası olarak görülmektedir.

Mimari

Kilise, yine oldukça nadir rastlanan çift nefli, çift kubbeli, tuğladan bir bazilika biçiminde inşa edilmiştir. Ancak diğer çift kubbeli Bizans kiliseleri sonradan eklemeler yapılarak inşa edilirken Üçayak Kilisesi'nin tek seferde bir bütün olarak çift kubbeli olacak şekilde inşa edildiği düşünülmektedir.

Ainsworth'un gördüğünü belirtiği çoban çeşmesi hâlen akmaktadır. Bu çeşme haricinde kilisenin çevresi alabildiğine uzanan boş arazilerden ibarettir. Ancak yine Ainsworth'un bahsettiği, kilisenin yakınlarındaki Müslüman mezarlığından günümüze herhangi bir iz ulaşmamıştır.

Yapının duvarlarında 30-40 santimetre uzunluğunda ve 4 santimetre kalınlığında tuğlalar kullanılsa da duvar arası dolgularda moloz, taş ve diğer temel malzemeler de kullanılmıştır.

İç kısımlarındaki Crowfoot ise 1900'deki gezisinde oldukça silik şekilde de olsa birkaç hâle ve insan figürü gördüğünü belirtmiştir.

Apsis

Kilisenin ön kısmını oluşturan apsis kısmı, kuzeydoğuya bakmaktadır. Apsis kısmının çok cepheli, pencereli ve hareketli olduğu Eyice'nin kazı çalışmasıyla binanın temellerine bakılarak tespit edilmiştir. Apsisler tamamen yıkılsa da, iki apsisi birbirine bağlayan ortadaki paye kolonu ayakta durmaktadır. Payenin üzerinde çok az miktarda iki kemer uzantısı günümüze ulaşmayı başarmıştır. Bu kısımlar kuzeydoğu yönüne bakar.

Apsislerin bulunduğu kuzey cephesinde dört, güney cephesinde ise sekiz pencere bulunmaktaydı.[3]

Kubbe

Kilisenin altı adet ana kolonu, ikişer kubbeyi taşıyordu. Bu kubbeler çok daha önceden yıkılmıştır zira Ainswort'un gravürlerinde bile yer almamaktadır. Bu kubbelerin kalıntıları günümüze ulaşamamıştır. Öte yandan Eyice, yaptığı restitüsyonun çalışmasında dönemin diğer kubbeli kiliselerinden yola çıkarak kubbelerle beraber toplam uzunluğun yaklaşık 17 metre olduğunu hesaplamıştır.

Yine Eyice'nin kazı çalışmasında zeminde siyah ve altın yaldızlı fresk parçalara, birtakım alçı parçalarına, küçük cam parçalarına ve bazı mermerlere rastlanmıştır.[4]

Kaynakça

  1. ^ Mihaljević, Marina (2014). "Üçayak: a forgotten Byzantine church" (PDF). Novi Pazar Devlet Üniversitesi. ss. 725-26. 4 Aralık 2021 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  2. ^ "Kilise bakıma alınıyor". İnterner Haber. 23 Şubat 2010. 4 Aralık 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Aralık 2021. 
  3. ^ Eyice, Semavi (2004). "Kırşehir'de Üç-Ayak Adındaki Yapı Kalıntısında Araştırmalar". Anadolu Araştırmaları. s. 130-133. 25 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  4. ^ Özyurt Özcan, Hatice (2002). "Bizans Dini Mimarisinde Kiborion Tipinin İstanbul ve Anadolu'daki örnekleri Işığında Değerlendirilmesi" (PDF). İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. s. 129. 4 Aralık 2021 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kalenderhane Camii</span> İstanbulda bir cami

Kalenderhane Camii ya da eski adıyla Theotokos Kyriotissa Kilisesi, İstanbul'un Vefa semtinde Doğu Roma döneminden kalma bir yapıdır. Bozdoğan Kemeri'nin en doğu ucunun güneyinde yer alır. Doğu Ortodoks Kilisesi formundadır. 18. yüzyılda Osmanlı'lar tarafından camiye çevrilmiştir. Yüksek olasılıkla kilise ilk durumunda Theotokos Kyriotissa'ya adanmıştı. Yapı, Yunan haçı kemerli Bizans kilisesi örneğinin var olan birkaç örneğinden birini temsil eder. Plan ve üslup özelliklerine göre binanın 9. veya 10. yüzyıla ait olduğu varsayılır.

<span class="mw-page-title-main">Fenari İsa Camii</span> İstanbul Fatihte bir cami

Fenari İsa Camii, Molla Fenari Camii ya da eski adıyla Lips Manastırı Kilisesi, İstanbul'da, eskiden Ortodoks kilisesi olarak kullanılırken Türklerin şehri ele geçirmesi ile birlikte camiye çevrilen bir ibadethanedir.

<span class="mw-page-title-main">İmrahor Camii</span>

İmrahor İlyas Bey Camii veya Studios Manastırı, Hagios İoannes Prodromos Kilisesi, günümüze ulaşabilen en eski Bizans Dönemi dini yapısıdır. İstanbul'un Fatih ilçesi, Yedikule semtinde, İmam Aşir Sokak'ta bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Zeyrek Camii</span> Bizans İmparatorluğu dönemine ait dinî yapı

Zeyrek Camii veya Pantokrator Manastırı, İstanbul'un Fatih ilçesine bağlı Fazilet Sokağı'nda Haliç'e bakan büyük bir camidir. İki eski Bizans kilisesi ve birleştirilmiş bir şapelden oluşur ve Konstantinopolis'teki Orta Bizans mimarisinin en iyi örneğini temsil eder. Ayasofya'dan sonra İstanbul'da ayakta kalan en büyük Bizans dinî yapısıdır.

<span class="mw-page-title-main">Gül Camii</span> İstanbulun Ayakapı semtindeki Bizans İmparatorluğu döneminden kalma dinî yapı

Gül Camii veya Azize Teodosya Kilisesi, İstanbul'un Ayakapı semtindeki Bizans İmparatorluğu döneminden kalma ve fetihten sonra camiye dönüştürülmüş bir dinî yapıdır. Eski adı ve yapım tarihi hakkında kesin bilgiler olmamakla birlikte 10. ya da 11. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.Bu kilise, Bizans tarafından inşa edilen en yüksek kilise olarak bilinir. İkonoklazm akımı sırasında Büyük Saray'ın ana girişi Halki Kapısı üzerindeki İsa ikonasının indirilmesine karşı çıktığı için öldürülen Theodosia adlı kadının kutsal emanetlerinin bu kiliseye konduğu ve bu kilisenin Aya Theodosia olduğuna inanılır.

<span class="mw-page-title-main">Bodrum Camii</span> İstanbul, Laleli civarındaki Doğu Roma döneminden kalma dini yapı

Bodrum Mesih Paşa Camii veya eski adıyla Mirelayon Kilisesi, İstanbul'da Laleli yakınındaki Doğu Roma döneminden kalma dini yapıdır.

<span class="mw-page-title-main">Cambazlı Kilisesi</span> Silifkede bir kilise harabesi

Cambazlı Kilisesi veya Canbazlı Kilisesi, Mersin ilinin, Silifke ilçesinin Canbazlı köyündedir. Yapı üç nefli olup, erken Bizans dönemi bazilikası olarak tanımlanabilir.

<span class="mw-page-title-main">Sancaktar Hayrettin Camii</span> İstanbulda, Osmanlı İmparatorluğu döneminde camiye çevrilen bir manastır

Sancaktar Hayrettin Camii (Sancaktar Hayreddin Mescidi) ya da Azize Gastria Manastırı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde camiye çevrilen bir manastırdır. Bugün cami olarak kullanılan bölüm bir manastır kompleksinin yalnızca ayakta kalan küçük bir bölümü olduğu sanılmaktadır. Bu manastırın adının ne olduğu konusunda kesin kabul görmemiş değişik görüşler bulunmaktadır. Yapının Gastrion Manastırı'nın bir parçası olduğu düşünülse de, adı geçen manastırın fazla doğusunda olması nedeniyle bu görüş herkes tarafından kabul görmemektedir. İstanbul'da Komnenos ve Paleologos dönemi Bizans mimari yapıtlarının küçük bir örneğidir.

<span class="mw-page-title-main">Bizans mimarisi</span> Doğu Roma mimarisine genel bakış

Bizans mimarisi, Bizans İmparatorluğu mimarisidir. İmparatorluk, Büyük Konstantin, Roma İmparatorluğu başkentini Roma'dan Byzantion'uma doğuya taşıdığı 330 yılından sonraki Roma İmparatorluğu'nun sanatsal ve kültürel varlığını adresler. Byzantion, "Yeni Roma", sonradan Konstantinopolis ismini almıştır, bugün İstanbul olarak adlandırılmaktadır. İmparatorluk, bir Milenyumdan fazla yaşamış, Avrupa'da Orta Çağ ve Rönesans mimarlığını etkin şekilde etkilemiş, 1453 yılında İstanbul'un fethinden sonra Osmanlı mimarisini etkilemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Apsis (mimarlık)</span>

Apsis, Hristiyanlığın dini mabetleri olan kiliselerin sunak odasını kapsayan, çoğunlukla yarım daire ya da çokgen, çok nadir durumlarda dikdörtgen planlı bir yapı unsurudur. Apsisler antik döneme ait bazilikalarda yaygın olarak da mimari öğe olarak kullanılmıştır. Apsisler, yapının cephesinde dışa doğru göbekli bir yapı olabildiği gibi, bina içlerinde ya da dikdörtgen planlı duvarlarla da sarılı olabilir. Apsislerin çatısı çoğunlukla yarım kubbe biçiminde olur, ancak düz çatılı apsisler de mümkündür. Çoğunlukla kiliselerin yan neflerinden, yan şapellerinden veya apsislerinden açılan küçük apsislere ise, mimarlıkta apsidiyol denir.

<span class="mw-page-title-main">Üsküdar Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi</span>

Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi, İstanbul'un Üsküdar ilçesi Kuzguncuk semtinde bulunan 11 Mayıs 1835 tarihinde ibadete açılmış ve 1861 yılında yeniden inşa edilmiş olan Ermeni kilisesidir.

<span class="mw-page-title-main">San Vitale Kilisesi</span> İtalyada bir bazilika

San Vitale Kilisesi veya Aziz Vitale Kilisesi, Ravenna'da, muhtemelen 537 yılında yapımına başlanmış, 547 yılında aziz Vitalis'e adanmış, Geç Antik - Erken Bizans döneminin en önemli kiliselerinden biridir. Yapıda Bizans İmparatorluğu mimari formlarının yanı sıra, o zamana özgü tipik italyan mimarisinin izlerini de görmek mümkündür.

<span class="mw-page-title-main">Tekor Bazilikası</span>

Tekor Bazilikası veya Aziz Sargis Kilisesi, 5. yüzyıl kilisesinin bugünkü fakir kalıntıları, önceden Tekor olarak bilinen Digor köyüne bakan bir yamaçtadır. 1915 Ermeni kırımı'ndan beri boş durmuyor ve harabeye dönmüş.

<span class="mw-page-title-main">Gurcaani Kvelatsminda Kilisesi</span>

Gurcaani Kvelatsminda Meryem'in ölümü Kilisesi 8. veya 9. yüzyılda, Orta Çağ Gürcü mimarisinde "geçiş dönemi" sırasında yapılmış bir Gürcü Ortodoks Kilisesidir. Gürcistan'ın en doğusundaki Kaheti bölgesinin Gurcaani köyünde konumlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Bieti Kilisesi</span>

Bieti Meryem Ana Kilisesi, Güney Gürcistan'ın Samtshe-Cavaheti bölgesindeki Ahaltsihe Belediyesinde, Gurkeli ve Tsinubani köyleri yakınında yer alan harabe bir Gürcü Ortodoks kilisesidir. 14. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen Bieti kilisesi, kubbeli Yunan haçı planı tasarımıyla inşa edilmiştir. Kubbenin 1930'da yıkılmasından sonra, sadece sığınağın kubbesi ve pastoforium ayakta kalmıştır. Bazı ön temizlik ve koruma çalışmalarından sonra, kilise 2019 yılında yeniden yapılanmaya başlamıştır. Kilise, Gürcistan'ın Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir. Günümüzde tartışmalı Güney Osetya bölgesinde bulunan "Bieti" adında başka bir Orta Çağ Gürcü kilisesi daha vardır.

<span class="mw-page-title-main">Hahuli Manastırı</span> tarihsel Gürcistan’ın güneybatı kesiminde, Tao bölgesinde orta çağ Gürcü Ortodoks manastırı

Hahuli Manastırı, tarihsel Tao bölgesinde, günümüzde Erzurum ilinin Tortum ilçesine bağlı ve eski adı Hahuli olan Bağbaşı köyünde Orta Çağ'dan kalma Gürcü dinsel yapılar topluluğudur. 10. yüzyılda kurulmuş olan manastırın ana kilisesi 19. yüzyılda camiye dönüştürülmüş ve adına da "Taş Cami" denmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Toklu Dede Mescidi</span>

Toklu Dede Mescidi, İstanbul'da bir Osmanlı camisiydi. Bina aslen adanmışlığı bilinmeyen bir Bizans Doğu Ortodoks kilisesiydi. 1929'da neredeyse tamamen yıkıldı.

<span class="mw-page-title-main">Goguba Kilisesi</span>

Goguba Kilisesi, Guguba Kilisesi ve Ugubo Kilisesi olarak da bilinir, tarihsel Eruşeti bölgesinde, günümüzde Ardahan ilinin Hanak ilçesinde, eski adı Goguba olan Binbaşak köyünde inşa edilmiş Gürcü kilisesidir. Zaman için hasar görmüş, 1960'larda da insan eliyle tamamen yıkılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Zegani Kilisesi</span>

Zegani Kilisesi veya Zaki Kilisesi, tarihsel Cavaheti bölgesinde, günümüzde Ardahan ilinin Çıldır ilçesine bağlı Dirsekkaya köyünün sınırları içinde Orta Çağ'da Gürcülerden kalma bir kilisesidir. Kilisenin iki adı da ortadan kalkmış olan Zaki veya Zegani köyünden gelir.

<span class="mw-page-title-main">Tzkarostavi Kilisesi</span> Gürcü piskoposluk kilisesi

Tskarostavi Kilisesi, tarihsel Cavaheti bölgesinde erken Orta Çağ'da inşa edilmiş olan Gürcü piskoposluk kilisesidir. Günümüzde Ardahan ilinin Çıldır ilçesinde kalan ve eski adı Tskarostavi olan Öncül köyünde bulunuyordu.