
Elektronik ticaret ya da kısaca e-ticaret, 1995 yılından sonra İnternet kullanımının artmasıyla ortaya çıkan, ticaretin elektronik ortamda yapılması kavramıdır. Mağazasız perakendecilik olarak da bilinir. E-ticaret, mobil ticaret, elektronik fon transferi, tedarik zinciri yönetimi, İnternet pazarlaması, çevrimiçi işlem işleme, elektronik veri değişimi (EDI), envanter yönetim sistemleri ve otomatik veri toplama sistemleri gibi teknolojilerden yararlanır. E-ticaret, elektronik endüstrisinin en büyük sektörüdür ve yarı iletken sanayiinin teknolojik ilerlemeleri tarafından yönlendirilmektedir.
Tahkim, taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların devletin resmi yargı organları yerine, kendileri tarafından belirlenen hakemlerce çözümlendiği bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Kimi görüşlere göre bir alternatif uyuşmazlık çözümü yöntemi olan tahkim, kimilerine göre doğrudan yargısal bir faaliyettir.

Adli bilimler veya kriminalistik, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıyla suçların ve hukuki uyuşmazlıkların çözümüne çalışılan bilimler demeti. Kimi kaynaklarda "bilimsel polislik" olarak da nitelenmektedir. Ceza hukuku ve medeni hukuk konularında hukuki karar almayı destekler.

Mahkeme, taraflar arasındaki hukukî anlaşmazlıkları (davaları) hukukun üstünlüğüne uygun olarak sivil ya da askerî, adlî veya idarî konularda adaleti sağlamak üzere yetkilendirilmiş, toplum yapısına ve kültüre göre değişiklikler gösterebilen bir yargılama formudur. Mahkemeler genellikle bir devlet kurumu şeklinde teşkilatlanır. Hem ortak hukuk, hem de medeni hukuk sistemlerinde mahkemeler, uyuşmazlıkların çözümü için merkezi araçlardır.
Arabuluculuk hak ihlali veya hakkın ihlal edilme tehlikesiyle ortaya çıkan anlaşmazlıkların tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile mahkemeye gitmeden ya da mahkeme yönlendirmesiyle çözümünde alternatif bir yol olarak öne çıkar. Hak, hukuk düzenince tanınan bir menfaattir. Hakkın ihlali veya ihlal edilme tehlikesinin ortaya çıkması ile anlaşmazlık söz konusu olur. Dilekçe yazılması gibi yöntemlerle anlaşmazlık, her iki taraf için de açığa çıkarılarak bir uyuşmazlığa dönüşür. Devlet yargılaması haricinde arabuluculuk ve uzlaştırma gibi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri aracılığıyla da belli şartlar altında aradaki uyuşmazlıklar mahkemeye başvurmaksızın sulh yoluyla sona erdirilebilir.

Dokunmatik ekran, elektronik aygıtların parmak veya özel kalemler aracılığıyla hafifçe dokunarak kumanda edilmesine olanak sağlar. Hesap makinesi ve televizyon düğmelerinden, cep telefonu, dizüstü bilgisayar ve uzay teknolojilerine kadar çok çeşitli bir kullanım alanı vardır.
Dijital dağıtım, somut bir ortam kullanmadan içerik taşıma, iletme yöntemidir, genellikle internet üzerinden tüketicinin evine bilgisayar veya başka bir araç kullanılarak gelmektedir. Radyo-televizyon yayını ya da internet gibi bir iletişim yolu aracılığıyla, ses, görüntü, bilgisayar yazılımı veya oyun gibi çoklu ortam içeriklerini sağlayan dağıtıcı ise içerik sağlayıcı olarak adlandırılmaktadır.
İşletme enformatiği, işletme yönetimi ve bilgisayar bilimleri alanlarını kapsayan sosyo-teknik bir disiplindir. İşletme enformatiği eğitimi üniversite düzeyinde verilmekte, bir işletme enformatiği bölümü ya da programını bitiren üniversite mezunları işletme enformatiği uzmanı unvanı almaktadır. Dünyanın çeşitli ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'deki bazı üniversitelerde de işletme enformatiği alanında lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi verilmektedir. Üniversitelerin benzer bölümleri kimi zaman:
- Bilgi teknolojileri yönetimi,
- İşletme bilişim sistemleri,
- Yönetim bilişim sistemleri
Alternatif uyuşmazlık çözümü, uyuşmazlıkların mahkeme dışı çözüm yollarıyla etkin, hızlı ve daha düşük maliyetle çözüme kavuşturulması için düşünülen çözüm yollarına verilen genel addır. İngilizce ifadesinin baş harflerinin kısaltması olan ADR kısatmasıyla bilinen alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, mahkeme yargılamasına bir alternatif değil, makul bir seçenek ve tamamlayıcıdır. Günümüzde ADR'nin A'sının amicable (dostane), appropriate (uygun), accepted, olarak ifade edilmeye başlamıştır. ADR yollarına örnek olarak tahkim, arabuluculuk, uzlaştırma, tarafsız ön değerlendirme, vakaların saptanması (fact-finding), kısa duruşma (mini-trial), tahkim-arabuluculuk (med-arb), sulh (compromise), müzakere (negotiation) gibi çoğunluğu iyi bilinen ADR yolları gösterilebilir. Teknolojinin gelişmesi klasik ADR yollarından çevrimiçi uyuşmazlık çözümü (ODR) olarak ifade edilen yeni bir dalın ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Uzlaştırma, bağımsız ve objektif üçüncü bir kişinin, uyuşmazlığın taraflarına, olayın özelliklerine göre şekillenecek çeşitli çözüm önerileri sunup onların bu çözüm önerilerini müzakere etmesini ve sunulan çözüm önerilerinden birisinde anlaşmalarını hedefleyen bir alternatif uyuşmazlık çözümü yöntemidir. Uzlaştırıcı, sürecin işleyişinde ve sonucun elde edilmesinde arabulucuya göre daha etkindir. Uzlaştırmacının asli işlevi, tarafların çıkarlarının korunmasını sağlayan ve hedefleyen çözüm seçenekleri üretip sunmaktır. Arabuluculuk yönteminin aksine uzlaştırmada hak ve haklılık temel alınır; gelecek değil, daha ziyade geçmişteki durum gözetilir. Uzlaştırma arabuluculuğa göre daha az esnek ve daha çok hukuk kurallarının gölgesinde gerçekleşir. Arabuluculuk, tarafsız üçüncü kişinin becerisi ile taraflar arasındaki farklılıkların ortadan kaldırılmasına yönelik bir süreç olduğu hâlde; uzlaştırma, ortaya bir karar çıkartılmasını hedefleyen daha statik ve daha kuralcı bir süreçtir.
Arabulucu, ara bulan kişi anlamında kulanılan bir kelimedir. Arabulucu, arabuluculuk mesleğini yapan bu konuda eğitim almış bağımsız kişidir. Arabulucu, kendisine başvuran tarafların arasındaki uyuşmazlıkları onları masada tutacak yöntemler kullanarak çözmelerine yardımcı olur. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na göre arabuluculuk; sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini, arabulucu ise arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişiyi ifade eder.
Kısa duruşma tarafsız üçüncü kişiler ya da uyuşmazlığın taraflarının atadığı temsilciler kurulundan oluşan heyetlerin bir araya gelerek gizlilik içinde uyuşmazlığın çözümü için önerileri görüştükleri bağlayıcı olmayan bir alternatif uyuşmazlık çözümü yöntemidir. Genellikle ticari uyuşmazlıkların çözümünde iş çevreleri tarafından tercih edilen, büyük ölçekli ve çok taraflı karmaşık uyuşmazlıkların çözümünde başvurulan bir yöntemdir.
Vakaların saptanması yöntemi, atanmış bir tarafsız üçüncü kişi ya da kurul tarafından yürütülen, aksi kararlaştırılmadıkça bağlayıcı olmayan, araştırma yöntemleriyle uyuşmazlığı belirleyen ve açıklığa kavuşturan bir alternatif uyuşmazlık çözümü yöntemidir. tarafsız ön değerlendirme yönteminin aksine bu yönteme uyuşmazlığın ilerlemiş aşamalarında başvurulur. Vakıa saptayıcıların uyuşmazlığa doğrudan doğruya çözüm bulma sorumlulukları yoktur. Bu yöntemin amacı tarafların uyuşmazlık hakkında bilgi edinmelerini ve uyuşmazlığın sürmesi hâlinde karşılaşabilecekleri riskleri anlamalarını sağlamaktır. Bu özelliği nedeniyle vakıaların saptanması diğer alternatif uyuşmazlık çözümü yolları için tamamlayıcı rol oynayabilir. Vakıa saptayıcılar, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esaslı unsurlarının tespitinde ve uyuşmazlıkla doğrudan ilgisi olmayan konuların elenmesinde rol oynarlar. Vakıa saptayıcılar çoğu zaman konunun uzmanı kişilerdir. Örneğin inşaat malzemelerinin kalitesi konusunda bir mühendis ya da sözleşmedeki yükümlülüklerin açıklığa kavuşturulması konusunda bir avukat bu işi üstlenebilir. Taraflar, bu yönteme sözleşmeyle kararlaştırarak ya da uyuşmazlığın ortaya çıkmasıyla birlikte başvurabilir ve vakıaları saptayacak kişileri kararlaştırabilirler.
Tazminat, hukuka aykırı bir eylem sonucunda meydana gelen maddi veya manevi zarara karşılık olarak ödenen bedel, zarar ödencesidir. Tazminat zararların giderilmesini amacıyla sorumlu tarafından zarar görene ödenen veya mahkeme tarafından ödenmesine karar verilen parasal veya bir değer veya edimdir. Mahkemelerce kişilik haklarının uğradığı zararları gidermek için manevi tazminat, hukuka aykırı eylem nedeniyle mal varlığında yaşanan eksilmeleri karşılamak üzere maddi tazminat veya bir hukuka aykırı eylemin yarattığı düşünülen tüm zararın ödetilmesi amacıyla cezalandırıcı tazminat ödenmesine karar verilebilir.
Müzakere, birbirinden birtakım şeyler elde etmek isteyen kişilerin, kurumların, devletlerin, diğer tarafı ikna etmek ve etkilemek suretiyle, kendi istekleri gibi düşünmelerini ve taleplerini kabul etmelerini sağlamaya odaklanan bilgi ve hüner sergiledikleri bir iletişim ve karar verme sürecidir.
Sulh, kelime olarak barış ve uzlaşma anlamına gelir. Hukuki bir terim olarak sulh, ihtilaflı tarafların karşılıklı rıza ve fedakârlıklarıyla, aralarında bulunan hukuki ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlık ya da tereddütlü duruma son vermek için yaptıkları sözleşmeyi ifade eder. Sulh sözleşmesini diğer sözleşmelerden ayıran en belirgin özellik, taraflar arasında daha önce var olan bir hukuki ilişkiye dayanmasıdır. Sulh sözleşmesinin genel olarak kısmi kabul ve kısmi feragatle gerçekleştiği düşünüldüğünde, içerisinde feragat ve kabul barındıran hukuki işlem ve ilişkilerin örtülü olarak sulh içerdiği kabul edilebilir. Karşılıklı fedakârlık, uygulamada bir edimde bulunmak şeklinde kendisini gösterir ki bu açıdan sulh; bir şeyi vermek, yapmak ya da yapmamak şeklinde ortaya çıkabilir.

Ankara Barosu, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Anadolu şehirlerinde dernek statüsüyle kurulan barolardan birisidir. Ankara Barosu'nun dernek statüsündeki oluşumunun kuruluş tarihi, kurucuları ve amacı henüz tam olarak bilinmemektedir. Fakat 1924'ten önceki oluşumunun ilk başkanının Salih Sırrı olduğu bilinmektedir. Salih Sırrı'nın başkanlık döneminin başlangıcının olarak 1920 olarak belirtilmesi Ankara Barosu'nun geçmişinin bu tarihe kadar gittiğinin kabul edilmesine neden olmuştur. Günümüzde Ankara Barosu Türkiye'nin üye sayısı itibarıyla İstanbul Barosu'ndan sonra en kalabalık barosudur. Bünyesinde 27 kurul ve 10 merkez bulunan Ankara Barosu, çıkardığı süreli bilimsel dergiler ve kitaplarla uygulama ve teoride Türk hukukunun etkin aktörlerinden birisidir.
Temerrüt, kişinin borçlandığı edimi hukuka aykırı olarak yerine getirmemesi hâlidir. Temerrüt alacaklının ve borçlunun temerrüdü şeklinde iki türlüdür. Gerek alacaklı ifa edilmek istenen edimi kabul etmeyerek; gerekse borçlu yerine getirmekle borçlandığı edimi zamanında ifa etmeyerek borca aykırı davranmış olur. Borcun ifası mümkün olduğu halde ifadaki ve ifayı kabuldeki gecikme temerrüt için yeterlidir. Temerrüt için ayrıca kusur aranmaz. Borçlunun temerrüdü aslında geçici bir durumdur. Zamanla borçlu ya tamamen ödememe durumuna girer ya da borcunu anaparaya uygulanan temerrüt faiziyle birlikte ifa eder.
Türkiye'de arabuluculuk, 22.06.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ile bir "alternatif uyuşmazlık çözümü" yolu olarak uygulanmaya başlamıştır. 6325 sayılı Kanunla yeni bir serbest meslek ihdas edilmiş ve arabuluculuk mesleğini icra edecek kişilere "arabulucu" unvanını kullanma yetkisi tanınmıştır

İzmir Bakırçay Üniversitesi, İzmir'in Menemen ilçesinde kurulan devlet üniversitesidir. Türkiye'de yaşanan 15 Temmuz darbe girişimi sonrası 667 KHK ile kapatılan Gediz Üniversitesi sonrasında TBMM'nin aldığı karar ile kurulan bir üniversitedir. İsmini İzmir'de bulunan Bakırçay vadisinden almaktadır.