İçeriğe atla

Çavuş oku

Çavuş oku, tarih boyunca Türkler tarafından kullanılmış bir ok çeşididir.

Öldürme amaçlı olmayan çavuş oku çıkardığı sesle askerlere nereye yüklenileceğini göstermek ve düşmanın moralini bozmak amacıyla kullanılır. Okun temreni üzerinde delikler açılmıştır ve ok fırlatıldığında delikten hızla geçen hava tiz bir ses çıkarır. Bu nedenle çavuş okuna ıslık çalan ok, ıslıklı ok veya vızlayan ok da denir.

Çin tarih kaynaklarında aktarıldığı üzere çavuş okunun mucidi bizzat Mete Han'dır. MÖ 209'da kendi ordusunu eğitmeye başlayan Mete Han, ıslıklı bir ok yapıp bu oku nereye atarsa, askerlerinin de kendisini takip etmesini istemiştir. Baideng'de Çinlileri kıstıran Hun ordusunda bu oklardan yüzlercesinin bulunduğu düşünülmektedir.

Osmanlı ordusunda çavuş oku daha çok talimat verme amacıyla kullanılmıştır. Ok ancak kıdemli komutanlara (çavuşlara) tahsis edilmiş, onlar da okun sesini kullanarak askerleri yönlendirmiştir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  • Türk Mitolojisi, I.Cilt, Bahaeddin Ögel, 4.baskı, sayfa:8
  • Hunlar, Gumilev. Bölüm 5 :Islık Çalan Oklar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Teoman</span> Asya Hun İmparatorluğunun kurucusu

Teoman, Asya Hun İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk hükümdarı olan Hun devlet adamı Tuvu Tanhu'nun oğlu ve Mete Han'nin babası. MÖ 3. yüzyıl dolaylarında yaşayan Teoman, bilinen ilk Hun (Hiung-nu) hükümdarıdır. Oğuz Han'ın babası Kara Han ile aynı kişi olduğu düşünülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Oğuzlar</span> Farklı Türk boylarının birleşerek oluşturduğu Türk toplumu

Oğuzlar Türk dillerinin Oğuz kolunu konuşan bir batı Türk halkıydı. 8. yüzyılda Orta Asya'da Oğuz Yabgu Devleti adında bir konfederasyon kurdular. Oğuz ismi, "kabile" anlamına gelen yaygın bir Türkçe kelimedir. Oğuz isminin kaynağı en güvenilir görüşe göre Türkçe 'ok' isminin Z harfiyle çoğulu olan 'okuz' isminden türediği tezidir. Bizans kaynakları Oğuzlara Uzlar der.

<span class="mw-page-title-main">Oğuz Kağan Destanı</span> Türk destanı

Oğuz Kağan Destanı Türk destanlarından, Hun-Oğuz destanları grubundandır. Oğuz Kağan Destanı'nın dört ayrı yazması vardır. Çağatayca, Farsça ve Uygurca yazmalardaki Oğuz Kağan Destanı; Oğuz boyları, Türk dili, edebiyatı, folkloru, târihi ve kültürü hakkında bilgi verir. Destan Türklerin atası olduğu varsayılan Oğuz Kağan'ın hayatını anlatır.

<span class="mw-page-title-main">Hiung-nu</span> İlk Çağda Orta Asyada yaşamış göçebe Avrasya Türk İmparatorluğu

Hiung-nu, Türkçe tarihyazımında bilinen isimleri ile Büyük Hun İmparatorluğu veya Asya Hun İmparatorluğu, eski Çin kaynaklarına göre MÖ 3. yüzyıl ile MS 1. yüzyılın sonları arasında doğu Avrasya bozkırlarında yaşamış göçebe halklardan oluşan boylar konfederasyonudur. Bilinen ilk Türk devletidir. Hiung-nu halkı hakkındaki bütün bilgiler dağınık Çin kaynaklarına ve arkeolojik bulgulara dayanmaktadır. Dilleri hakkındaki değişik varsayımlar, Çin kaynaklarında bulunabilen çoğunluğu kişi ve unvan adları olan sözcüklere dayanmaktadır. Dillerindeki sözcüklerin Çin lehçelerindeki transkripsiyonlarına göre dillerinin Türk, İrani, Moğol, Ural, Yenisey kökenli veya yalıtık dil olduğuna ve hatta halkın çok uluslu olduğundan dilin de karışık bir dil olabileceğine dair görüşler bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Mete</span> Türk Hun Devletinin Ve Ordusunun Kurucusu

Mete, Mao-tun (Çince: 冒頓單于 pinyin: Mòdú Chānyú;, MÖ 209 - MÖ 174 arasında hüküm sürmüş Asya Hun İmparatorluğu hükümdarı olan Türk-Hun hükümdardır. Oğuz Kağan Destanı'ndaki Oğuz Kağan ile aynı kişi olduğu düşünülmektedir. Babası Teoman'dır. Kendisi Baideng Muharebesi sırasında Han Hanedanlığı'nı yenmiş ve vergiye bağlamıştır. Yüeçi ve Tunguz milletlerini de yenerek devletini Hazar Denizi'nden Mançurya'ya kadar uzatmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Batı Hiung-nu</span> Hunların ayrılarak Çiçi Yabgu tarafından yönetilen bir Türk devleti

Batı Hun, Hun'nun tanhu sülalesinden Çi-çi Tanhu 'nun batıya kayarak kurduğu yönetim.

<span class="mw-page-title-main">Okçuluk</span>

Okçuluk, kökeni insanoğlunun avcılık günlerine dayanan, oku bir yay aracılığıyla hedefe göndermeyi amaçlayan spor dalıdır. Eski zamanlarda avlanmak, saldırmak vb. amaçlarla kullanılıyordu. Bu yay ve oklar basit bir yapıya sahiptir. Okçuluk ilk kez 1904 Yaz Olimpiyatları'nda olimpik programa alınmış, 1972'den beri aralıksız olarak programlarda yer almaktadır. Bu branşta ilk dönemlerde Fransa, Belçika ve Büyük Britanya söz sahibiyken, daha sonraki dönemlerde ABD, Rusya, İskandinav ülkeleri, İtalya ve Kore bu ülkeleri izlemiştir. 1931'de kurulan ve hâlen 140 ülkenin üye olduğu Uluslararası Okçuluk Federasyonu okçuluk dalında en büyük otoritedir.

<span class="mw-page-title-main">Oğuz Han</span> Türk ve Altay mitolojisine göre Türklerin atası

Oğuz Kağan ya da Oğuz Han, Türk ve Altay mitolojisinde Oğuz Türklerinin atası. Uğuz Han, Uz Han veya Oğur Han olarak da bilinir. Dedesi Kabi Han, annesi Ay Kağan, babası Kara Han'dır. Oğuz Kağan Destanı'nın baş kahramanıdır. 24 Oğuz Boyu’nun ondan türediğine inanılır. Bazı kaynaklara göre destanda Asya Hun İmparatorluğu'nun hükümdarı Mete Han ile özdeşleştirilmiştir.

Orhan Oğuz, Türk sinemacı.

<span class="mw-page-title-main">Afganistan-Türkiye ilişkileri</span>

Afganistan-Türkiye ilişkileri, Türkiye Cumhuriyeti'nin Afganistan İslam Emirliği'yle süregelen uluslararası politikalarını içerir.

<span class="mw-page-title-main">Katalon Muharebesi</span> Hunlar ile Batı Roma İmparatorluğu arasında yaşanmış bir muharebe

Katalon Muharebesi ya da Catalaunum Muharebesi, 20 Haziran 451'de Romalı general Flavius Aetius ile Vizigotlar'ın kralı I. Theodoric'in liderliğindeki koalisyon ordusu ve Attila tarafından komuta edilen Hun ordusu ve vasalları arasında gerçekleşen mücadeledir. Koalisyon ordusunun çoğunluğunu Cermen foederati oluşturmuş olmasına karşın, Katalon Muharebesi Batı Roma İmparatorluğu'nun son büyük askeri operasyonlarından biriydi. Savaşın stratejik sonucunun ne olduğu günümüzde de hala tartışılmaktadır. Romalılar, Hunların Galya'da hakimiyet kurma girişimini durdurdu. Bununla birlikte Hunlar, Galya'nın büyük bölümünü başarılı bir şekilde yağmaladı ve Romalılarla Vizigotların ordularına oldukça ciddi zararlar verdiler. Attila muharebenin ardından iki yıl içerisinde öldü ve Hun İmparatorluğu, 454'teki Nedao Muharebesi'nin kaybedilmesi ile beraber dağıldı.

<span class="mw-page-title-main">Baideng Muharebesi</span> Hun İmparatorluğu-Çin İmparatorluğu muharebesi

Baideng Muharebesi, MÖ 200 yılında, Hunlarla Çinliler arasındaki en ünlü çarpışmalardan biridir.

Temren okun ya da kargının ucundaki özel, delici parçadır.

<span class="mw-page-title-main">Türk okçuluğu</span>

Türk okçuluğu, Türklerde okçuluğun ve özellikle atlı okçuluğun önemi tarih öncesi zamanlara kadar uzanır. Yaklaşık MÖ 5000'den itibaren Altay ve Tanrı Dağları çevresinde ortaya çıkan, daha sonra da İç Asya’ya tamamen egemen olan "Atlı Bozkır Kültüründe" atlara ve okçuluğa büyük önem verilmektedir. Tarihteki Türk atlı okçuları, dört nala giderken eyer üstünde dönüp arkaya ok atarak hedefe tam isabet ettirme ustalıklarıyla tanınmışlardır. Uluslararası literatürde "Part Vuruşu" olarak isimlendirilen at üzerinde geriye doğru yapılan ok atışının en başarılı ve en ünlü uygulayıcıları Türkler olmuşlardır. Türk kahramanı Tarkanların tolgalarına şahin tüyü takma hakkı yalnızca Part atışını başarılı bir şekilde uygulayabilenlerine verilmiştir. Vur-kaç, sahte geri çekilme ve düşmanın etrafını sarma gibi taktikler Türk atlı okçularının kullandığı ve birçok zaferde kilit rol oynayan taktiklerdir. Türk destanlarından Oğuz Kağan Destanı'nda ok ve yay, sembolik anlamlarla yer almaktadır. Türk kültürünün geçmişinde okçuluk geniş bir alanda öneme sahip olmuştur. Orta Asya'da geçim kaynağı ve askerî tatbikat niteliği olan sürek avları, Türk atlı okçuluğunun gelişmesini sağlamış; Türkler bu becerilerini Orta Asya'dan Anadolu'ya taşımışlardır. Savaşçılık, avcılık, sporculuk gibi alanların dışında sosyal alanda da okçuluk önem teşkil etmiştir. Örneğin askeri bayramlarda, dinsel törenlerde çeşitli sportif okçuluk yarışmaları toplumsal hayatta yer almıştır. Avrasya coğrafyasında göçebe yaşayan Türklerin ok ve yay yapımında kullanılan özel malzeme ve teknikleri gizli bir şekilde usta-çırak yoluyla nesilden nesle aktarması, teknolojik fark sayesinde yerleşik halklara karşı Türklere üstünlük sağlamış ve silah üreticisiyle ailesine sosyal yaşamda seçkinlik kazandırmıştır.

Gün Han - Türk ve Altay mitolojisinde Güneş Kağanı. Kün (Kön) Han olarak da bilinir. Oğuz Han’ın göksel olan ikinci eşinden doğan oğludur. Gün Han'dan türeyen boylar arasında en bilineni Kayı boyudur ve bu boy Osmanlı Devletini kurmuştur.

Gök Han - Türk ve Altay mitolojisinde Gökyüzü Kağanı. Kök (Kük) Han olarak da bilinir. Oğuz Han’ın ilk eşinden doğan oğludur. Türk yurdunun sınırsızlığını ve enginliğini simgeler. Göğün enginliği ve sonsuzluğu büyük öneme sahiptir. Gök Han’ın ongunu Sungur kuşudur. Maviye çalan bir rengi vardır. Diğer kuşları avlamakta kullanılır. Gök ve Han Birleşerek Gökhan diye erkek ismi olmuştur.

Kara Han - Türk ve Altay mitolojisinde söylencesel hakan. Kara Ulus'un yani sıradan insanların önderidir. On oğlu ve dokuz kızı vardır. Soylu olmayıp halktan sıradan bir kişi iken sonradan Han'lık elde edenleri veya devlet kuranları temsil eder. Karadenizde yaşar. Buryatçada Hara sözcüğü Ay demektir, bazı kayıtlarda Oğuz Han’ın babasının adının Kara Han iken bazı kaynaklarda soyunun Ay olarak gösterilmesi bu kelime benzeşimi nedeniyle olabilir. Çünkü Moğolca Har, Mançuca Kara sözcükleri siyah renk belirtir. Kara Türklerde kuzey yönünün simgesidir. Gücü ve otoriteyi vurgular. Tarihte yer alan Karahanlı Devleti'nin ismi tesadüfî değildir. Kayra Han ile karıştırılmamalıdır. Karşıtı Akça Han'dır. Ayrıca Büyük Hun imparatorluğunun kurucusu ve ilk şanyusu Teoman Han olduğu düşünülmektedir.

Lao-Şang, M.Ö. 174 - M.Ö. 160 arasında hüküm sürmüş Büyük Asya Hun İmparatorluğu hükümdarıdır. Babası Mete'den sonra tahta geçmiştir. Bazı tarihi kaynaklarda ismi Kiyük ve Kiyok olarak da geçmektedir. Lao-Şang döneminde Mete'nin kurduğu imparatorluk istikrarlı bir şekilde devam ettirilmiştir. Lao-Şang, Mete'nin tarih sahnesinden silmek için uğraştığı ve yok olma noktasına getirdiği Yüeçiler'i kesin olarak mağlup etmiş ve tarih sahnesinden silmiştir. M:Ö. 166-164 yılları arasında Çin vesikalıklarına göre 140.000 atlı ile Çin'in kuzeyine akınlar yapmıştır.

Çi-Çi ya da Çi-Çi Yabgu diye bilinen ve Türk-Hun hükümdarı. Mete'den yaklaşık 150 yıl sonra, Büyük Hun İmparatorluğu'nun Aral gölü ve Batı Türkistan bölgesinde kurulan Batı Hun Devleti'nin hükümdarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Moğolistan tarihi</span>

Moğolistan coğrafyasında gerçekleşen olayların tarihidir. Cengiz Han tarafından Moğolların birleştirilmesi ile Moğollar Dünya'nın ikinci en büyük İmparatorluğunu kurdu. Rus ve Çin sömürgesinde kalan Moğol halkı 1911 yılında bağımsızlık kazandılar.